KÜNYE
- Toplantı No: 2023/038
- Gündem No: 41
- Karar Tarihi: 26.07.2023
- Karar No: 2023/UY.I-1044
- Başvuru Sahibi: Kar Asfalt Yol Yapım İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş.
- İhaleyi Yapan İdare: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi Başkanlığı - Yol Bakım, Onarım ve Yapım Şube Müdürlüğü
- İKN: 2023/231886
- İhale Adı: Körfez İlçesi 2023 Yılı Yol Bakım Onarımı
Özet
İhale dışı bırakma kararı, yönetim kurulu üyesinin mesleki faaliyetinden kaynaklanan mahkumiyet nedeniyle hukuka uygundur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, yönetim kurulu üyesinin adli sicil kaydının mesleki faaliyet kapsamında olmadığını, iş kazasının mesai saatleri dışında ve işveren otoritesi olmaksızın gerçekleştiğini, bu nedenle ihale dışı bırakılmalarının haksız olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Kurul, ihale konusu işin yol bakım onarımı olduğu, yönetim kurulu üyesinin iş kazasının meydana geldiği tesisin sorumlusu olarak iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü bulunduğunu, mahkeme kararında bu kişinin asli kusurlu kabul edildiğini, dolayısıyla mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştiğini tespit etmiştir. Ayrıca, ihale mevzuatı gereği anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin adli sicil kayıtlarının sunulması zorunludur ve bu kişinin hakim ortak olması nedeniyle adli sicil kaydının değerlendirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamıştır.
İdare Görüşü
İdare, mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olduğunu, adli sicil kaydının 4734 sayılı Kanun’un 10/4-e bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek başvuruyu reddetmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale dışı bırakma kararı verirken, bir gerçek veya tüzel kişinin temsilcisi konumundaki yönetim kurulu üyelerinin adli sicil kayıtlarının kapsamı ve önemi nasıl değerlendirilir?
Cevap: İhale mevzuatı uyarınca, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin adli sicil kayıtlarının sunulması zorunludur çünkü bu kişiler şirketin karar organında yer alır ve şirketin sorumluluğunu üstlenir. Yönetim kurulu üyelerinin adli sicil kayıtlarında mesleki faaliyetle bağlantılı mahkumiyetlerin bulunması, doğrudan ihale dışı bırakma kararının dayanağı olarak kabul edilebilmektedir. Bu nedenle, temsilcinin adli sicil kaydının değerlendirilmesi sırasında, mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olup olmadığı ve söz konusu kaydın gerekli koşulları taşıması göz önünde bulundurulur.
Soru: Mesai saatleri dışında gerçekleşen ve işveren otoritesinden bağımsız sayılan olayların mesleki faaliyet kapsamında olup olmadığı hangi ölçütlerle belirlenir?
Cevap: Mesai saatleri dışında veya işveren otoritesinden uzak görülen olayların mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilmesi, kişinin görev tanımı, işyeri sorumlulukları ve mahkeme kararlarında belirtilen kusurluluk derecesi gibi somut kriterlere bağlıdır. İlgili kişinin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinden sorumlu olması ve asli kusurlu sayılması, olayın mesleki faaliyetle doğrudan ilişkili olduğuna işaret eder. Dolayısıyla görev sınırları ve mahkeme tespitleri bu kapsamın belirlenmesinde önemli rol oynar.
Soru: İhale dışı bırakma kararı verilirken adli sicil kaydındaki mahkumiyetin “mesleki faaliyet kapsamında olması” neden kritik bir kriterdir?
Cevap: Kamu ihalelerinde, kanun hükümlerine göre adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerin hukuki sonuç doğurabilmesi için bu mahkumiyetlerin ilgili kişinin mesleki faaliyet alanıyla doğrudan ilişkili olması gerekir. Mesleki faaliyet kapsamında olmayan mahkumiyetlerin ihale dışı bırakma gerekçesi olarak kullanılması mevzuata aykırılık teşkil edebilir. Bu yüzden, mahkumiyetin somut olayda kişinin mesleki sorumluluklarını etkileyip etkilemediğinin incelenmesi ihale kararının hukuki geçerliliği için önem taşır.
Soru: Hakim ortakların adli sicil kayıtlarının değerlendirilmesinde nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: Hakim ortaklar, şirketin yönetim ve karar süreçlerinde belirleyici oldukları için adli sicil kayıtlarının ihale sürecinde değerlendirilmesi zorunludur. Bu kayıtlarda mesleki faaliyete dair mahkumiyetlerin bulunması, ilgili kişinin şirket üzerindeki etkisi nedeniyle doğrudan ihale dışı bırakma sebebi olabilir. Ancak, bu değerlendirme yapılırken mahkumiyetin niteliği ve faaliyetle somut bağlantısı göz önünde bulundurulmalıdır.
Soru: İhale işlemlerinde temsilcilerin adli sicil kayıtları nedeniyle yapılan ihale dışı bırakma işlemlerine karşı yapılan itirazen şikâyet başvurularında Kurul kararları hangi temel unsurlar üzerinden şekillenir?
Cevap: Kurul kararlarında, temsilcinin adli sicil kaydındaki mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olup olmadığı, mahkeme kararlarının bu konuda verdiği kusurluluk tespiti, ilgili mevzuatın açık hükümleri ve sunulan belgelerin tamlığı temel unsurlar olarak değerlendirilir. Bu unsurlar birlikte ele alındığında, mahkumiyetin faaliyetle bağlantısı kurulamıyorsa itiraz kabul edilebilir, aksi halde işlem uygun bulunarak itiraz reddedilir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Yönetim kurulu üyesinin iş kazası nedeniyle aldığı mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olup olmadığı nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: Kurul, yönetim kurulu üyesinin sorumlu olduğu tesisin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olduğunu, mahkemenin bu kişi hakkında asli kusurlu olduğuna hükmettiğini ve dolayısıyla mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştiğini belirlemiştir.
Soru: Başvuru sahibinin, iş kazasının mesai saatleri dışında ve işveren otoritesi olmaksızın gerçekleştiği yönündeki iddiası neden kabul edilmemiştir?
Cevap: Kurul, iş kazasının meydana geldiği tesis ve kişinin görev ve sorumluluk alanının mesleki faaliyet kapsamına girdiğini, mahkeme kararının asli kusurlu tespitini içermesini dikkate alarak başvuru sahibinin bu iddiasını geçersiz bulmuştur.
Soru: Adli sicil kaydının değerlendirilmesinde başvuru sahibinin hakim ortak olması ihale dışı bırakma kararını nasıl etkilemiştir?
Cevap: İhale mevzuatı gereği anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin adli sicil kaydının sunulması zorunludur; başvuru sahibinin hakim ortak olması nedeniyle adli sicil kaydının değerlendirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamış ve bu durum ihale dışı bırakma kararını desteklemiştir.
Soru: İtirazen şikâyet başvurusunun reddedilmesinin dayanağı nedir?
Cevap: Yönetim kurulu üyesinin iş kazası nedeniyle aldığı mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olması, adli sicil kaydının mevzuata uygun şekilde değerlendirilmiş olması ve bu sebeplerle idare işleminin hukuka uygun bulunması nedeniyle itirazen şikâyet reddedilmiştir.
Detaylı Analiz
İhalenin dışlanma gerekçesine konu olan uyuşmazlık, teklif sunan bir anonim şirketin yönetim kurulu üyesinin daha önce karıştığı bir iş kazası nedeniyle aldığı mahkumiyetin, mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında şekillenmiştir. Başvuru sahibi şirket, yönetim kurulu üyesinin söz konusu kazadaki konumunun işveren sıfatını taşımadığını ve kazanın mesai saatleri dışında gerçekleştiğini savunarak bu mahkumiyetin ihale kapsamında dikkate alınmasının mevzuata aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Buna karşın, idare bu mahkumiyetin ihale mevzuatında belirtilen nitelikte olduğunu belirterek adli sicil kaydının göz önünde bulundurulması gerektiğini değerlendirmiş ve teklifi değerlendirme dışı bırakmıştır.
İhale sürecinde temel tartışma, anonim şirketin yönetim kurulu üyesi hakkında alınan adli sicil kaydının değerlendirme dışı bırakma sebebi olup olamayacağı üzerinde yoğunlaşmıştır. Başvuru sahibi, ilgili kaydın sunulmasının gerekmediğini değil, sıfatın mesleki faaliyetle ilgisiz olduğunu ileri sürmüştür. Kurul ise yönetim pozisyonundaki kişilerde, mahkumiyete konu eylemin somut görev ve faaliyet alanıyla bağlantısının önem taşıdığını vurgulamıştır. Bu bağlamda, yönetim kurulu üyesinin görev yaptığı tesisin bir iş kazasına sahne olduğu, bu kişiye iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğünün düştüğü ve mahkeme kararıyla asli kusurlu bulunduğu tespitleri, adli sicil kaydının geçerli bir ihale dışı bırakma gerekçesi olarak değerlendirilmesine temel olmuştur.
Vaka bağlamında “esasa etkili nitelik” taşıyan unsurun ne olduğu Kurul tarafından detaylı biçimde değerlendirilmiştir. Her ne kadar kaza mesai saatleri dışında meydana gelmiş olsa da, kişinin söz konusu işyerinden sorumlu konumda bulunması ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle olayın mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştiği sonucuna varılmıştır. Buradaki yaklaşım, yalnızca olayın meydana geldiği anın değil, sorumluluğun kapsamının ve yargı kararındaki kusur düzeyinin esaslı unsur olarak ele alınmasını esas almıştır. Bu nedenle meslekten bağımsız, kişisel nitelikteki bir mahkumiyetten değil, doğrudan görev alanıyla ilgili bir ihmalden söz edildiği değerlendirilmiştir.
Ayrıca, değerlendirme dışı bırakılan teklifin pilot ortağında iş deneyimi ya da yeterlik açısından herhangi bir eksikliğe rastlanmadığı yönünde bir bulgu yer almamaktadır. Uyuşmazlığın odak noktasını, teklif sahibinin kanunen bildirilmesi gerekli yönetim kurulu üyesine ait bilgi ve belgeler oluşturmaktadır. Kurul, söz konusu kişinin aynı zamanda şirketin hakim ortağı olduğunu da dikkate alarak, ihale mevzuatında açıkça belirtilen adli sicil kaydı yükümlülüğünün bu kişi bakımından geçerli olduğunu ve eksiksiz sunulan bilginin içerdiği mahkumiyet nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığını ortaya koymuştur.
Kurulun yaklaşımı, kamu ihalelerinde yönetim pozisyonunda bulunan kişilerin geçmişteki faaliyetlerinin doğrudan teklifin uygunluğunu etkileyebileceği yönündedir. Mahkumiyetin yalnızca varlığı değil, niteliği ve görevle illiyeti dikkate alınarak yapılan bu değerlendirme sonucunda, başvuru sahibinin iddialarının yerinde olmadığı ve adli sicil kaydının mevzuat çerçevesinde doğru bir biçimde ele alındığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenle, yapılan itirazen şikâyet başvurusu reddedilmiş ve idare tarafından tesis edilen ihale dışı bırakma işlemi hukuka uygun bulunmuştur.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.