KÜNYE
- Toplantı No: 2018/054
- Gündem No: 34
- Karar Tarihi: 04.10.2018
- Karar No: 2018/UY.II-1802
- Başvuru Sahibi: Raysu İnşaat Mühendislik Enerji Petrol Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
- İhaleyi Yapan İdare: DSİ 2. Bölge Müdürlüğü
- İKN: 2018/330806
- İhale Adı: Manisa Alaşehir Kemaliye Göleti Göl Alanında Membran Üzeri Koruyucu Beton Kaplanması
Özet
Yasaklı temsilcinin imzası nedeniyle isteklinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması mevzuata uygundur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, teklif mektubunu imzalayan temsilcinin sermayenin yarısından fazlasına sahip olmadığını, dolayısıyla şirketin yasaklı sayılmaması gerektiğini ve tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Kurul, ihale sürecinde yasaklılık teyidinin ihale tarihi itibariyle tüm istekliler için yapıldığını, sermaye şirketlerinde ise sermayenin yarısından fazlasına sahip ortaklar ile teklif mektubunu imzalayan vekil ve temsilcilerin yasaklılık durumlarının sorgulandığını belirtmiştir. Başvuru sahibinin teklif mektubunu imzalayan temsilcisinin ihale tarihinde yasaklı olduğu, bu kişinin şirketi münferiden temsil yetkisine sahip olduğu ve imzanın teklif dosyasındaki imza ile aynı olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, yasaklılık nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılması mevzuata uygundur.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhalenin değerlendirme aşamasında, teklif mektubunu imzalayan kişinin yasaklılık durumu nasıl tespit edilmeli ve bu tespitin kapsamı ne olmalıdır?
Cevap: İhale tarihi itibariyle, teklif mektubunu imzalayan vekil veya temsilcinin yasaklılık durumu, ihale sürecinde idarece sorgulanmalıdır. Aynı zamanda sermayenin çoğunluğuna sahip ortakların da yasaklılık durumu kontrol edilmelidir. Bu tespit, sadece ortaklık payına bakılarak değil, temsilcinin münferiden imza yetkisine sahip olup olmaması dikkate alınarak yapılmalıdır. Yasaklılığı tespit edilen temsilcinin imzaladığı teklif, yasaklılık nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması gerekmektedir.
Soru: Bir temsilcinin sermayede azınlık hissesi olması, yasaklılık halinin değerlendirilmesinde ne kadar önem taşır?
Cevap: Temsilcinin sermayede azınlık hissesine sahip olması, yasaklılık halinin ihale kapsamındaki etkisini ortadan kaldırmaz. Münferiden imza yetkisine sahip bir temsilci ihale tarihinde yasaklıysa, sermayedeki payı düşük olsa da temsil ettiği şirketin ihaleye katılımı yasaklanabilir ve teklif değerlendirme dışı bırakılabilir.
Soru: Yasaklılık teyidinin yalnızca ortaklar için yapılması, teklif mektubunu imzalayan kişilerin sorgulanmasını gereksiz kılar mı?
Cevap: Hayır. Yasaklılık teyidi hem sermayenin çoğunluğuna sahip ortaklar hem de teklif mektubunu imzalayan temsilci veya vekil açısından yapılmalıdır. Teklif imzasını atan kişinin yasaklı olması teklifin reddi için tek başına yeterli olabilir. Bu nedenle, sadece ortakların değil, teklif imzalayan yetkililerin de yasaklılık durumu sorgulanmalıdır.
Soru: Yasaklılık durumunda teklifin değerlendirme dışı bırakılması ile idarenin yaklaşık maliyetle ilgili takdir yetkisi arasında nasıl bir bağ bulunur?
Cevap: Yaklaşık maliyetin üzerinde verilen teklifler idarenin takdir yetkisi kapsamındadır ve bu husus teklifin kabulü veya reddi açısından farklı bir değerlendirmeyi gerektirir. Yasaklılık ise bağımsız bir sebeptir ve teklifin değerlendirme dışı bırakılması kararı, yaklaşık maliyetin üzerinde olup olmamasına bağlı değildir. Yasaklı kişiyle ilgili hususlar teklifin doğrudan reddine yol açabilir.
Soru: İhalenin yasaklı kişiler tarafından etkilenmesi idarenin veya teklif sahibinin hangi yükümlülüklerini doğurur?
Cevap: İdare, ihale sürecinde yasaklılık durumunu teklif veren her kişi ve temsilci için ihale tarihi itibariyle etkin şekilde kontrol etmek zorundadır. Teklif sahibi ise yasaklı kişinin ihale sürecinde yer almamasını sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde, yasaklılığı bulunan bir temsilcinin imzası bulunan teklif mevzuata uygun olarak değerlendirme dışı bırakılabilir. Bu hususta itirazlar genellikle yasaklılık kontrolünün eksikliği veya hatalı değerlendirilmesinden kaynaklanır.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İhale teklif mektubunu imzalayan kişinin yasaklı olması durumunda, bu kişinin sermayenin yüzde kırkından az hissesine sahip olması teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına engel olur mu?
Cevap: Hayır, teklif mektubunu imzalayan temsilcinin sermayenin yarısından az hissesine sahip olması, ihale tarihinde yasaklıysa teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Temsilci münferiden imza yetkisine sahipse, yasaklılığı nedeniyle şirketin ihaleye katılımı engellenir.
Soru: İhale sürecinde yasaklılık teyidi hangi kişiler açısından yapılmalıdır?
Cevap: Yasaklılık teyidi ihale tarihi itibariyle tüm istekliler ve teklif mektubunu imzalayan vekil veya temsilciler açısından yapılmalıdır. Bu kapsamda sermayenin çoğunluğuna sahip ortaklar ile teklif imzası atanların yasaklı olup olmadıkları sorgulanır.
Soru: İstisnai olarak yasaklılık teyidinin yapılmaması veya teklifin yasaklı kişi bulunmasına rağmen değerlendirmeye alınması mümkün müdür?
Cevap: Bu vakada yasaklılık teyidinin tüm istekliler ve temsilciler açısından yapılması zorunlu bulunmuştur; yasaklı bir temsilcinin imzası varsa teklifin değerlendirme dışı bırakılması mecburidir. Dolayısıyla yasaklılık teyidi yapılmadan veya yasaklı temsilcinin varlığı görmezden gelinerek teklifin değerlendirmeye alınması mevzuata aykırıdır.
Soru: Yaklaşık maliyetin üzerinde verilen teklifler ile temsilcilerin yasaklı olması arasında nasıl bir ilişki kurulmuştur?
Cevap: Yaklaşık maliyetin üzerinde teklif verildiğinde bu durum idarenin takdir yetkisindedir ve yasaklılık teyidinin teklifin değerlendirme dışı bırakılması ile ilgisi yoktur. Yani, yasaklı temsilcinin varlığı teklifin reddi için bağımsız ve ayrı bir sebeptir, yaklaşık maliyete ilişkin hususlardan etkilenmez.
Detaylı Analiz
Uyuşmazlık, bir ihaleye sunulan teklif mektubunun, imzalayan temsilcinin yasaklı olması nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması üzerine doğmuştur. Başvuru sahibi, temsilcinin şirkette sermayenin yarısından fazlasına sahip olmadığını ve yasaklı olmasının şirketin teklifinin geçerliliğini etkilememesi gerektiğini savunmuştur. Temel tartışma ise, yasaklı kişi olarak tespit edilen bir temsilcinin şirket adına teklif sunmasının, bu şirketin ihaleye katılımını bütünüyle engelleyip engellemeyeceği noktasında yoğunlaşmıştır.
İhale sürecinde teklif mektubunu imzalayan kişinin yasaklı olup olmadığının tespiti, başvurunun çözümüne doğrudan etki eden ana unsur olmuştur. Kurul değerlendirmesinde, teklif mektubu üzerinde imzası bulunan kişinin ihale tarihinde yasaklı olduğu ve bu temsilcinin şirketi münferiden temsil yetkisi bulunduğu açıkça belirtilmiştir. Sunulan belgelerdeki imzaların birbirini teyit eder biçimde olması da bu temsil yetkisinin geçerliliğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla temsilcinin kişisel yasağı ile teklifin geçerliliği arasında doğrudan bir bağ kurulmuştur.
Bu bağlamda, kişinin sermaye oranının yüzde ellinin altında olması, yasağın etkisini ortadan kaldırmamıştır. Yani yalnızca ortak sıfatı ile değil, teklif verme işlemini hukuken icra eden kişi olarak ihaleye katılımda rol alması, yasaklılık durumunu şirketin dışlanmasına yol açacak ölçüde esaslı bir unsur hâline getirmiştir. Başvuru sahibinin, ortaklık oranının yasağın etkisini hafiflettiği yönündeki iddiası bu nedenle kabul görmemiştir.
Kurul kararında, yasağın yalnızca ortakların değil, aynı zamanda teklif mektubunu imzalayan kişilerin durumu üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. İmzayı atan kişinin münferiden temsil yetkisi varsa ve ihale tarihinde yasaklıysa, bu durumda söz konusu şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Kurul incelemesinde yasaklılık teyidinin kapsamı bu çerçevede ele alınmış ve sunulan teklifin hukuki yönden geçersiz olduğu kanaatine varılmıştır.
Sonuç olarak, teklif mektubunu imzalayan temsilcinin ihaleye katılmaktan yasaklı olması, şirkete ait teklifin değerlendirme dışı bırakılması için yeterli görülmüştür. Kurul, yasaklılık teyidinin sadece ortaklık payına değil, fiilî temsil faaliyetlerine de dayandığını ifade etmiş ve başvuruyu reddetmiştir. Böylece, ihale sürecine fiilen etki eden her kişinin yasağa tabi olduğu yönünde açık bir değerlendirme yapılmış ve teklif geçerliliğinin yalnızca yapısal değil, işlevsel temsile de bağlı olduğu teyit edilmiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.