Şirket yetkilisinin terör örgütü iltisakı bulunmaması halinde idarenin düzeltici ihale kararı almaması iddiası - 2018/UY.I-1163

KÜNYE

  • Toplantı No: 2018/033
  • Gündem No: 14
  • Karar Tarihi: 12.06.2018
  • Karar No: 2018/UY.I-1163
  • Başvuru Sahibi: Baysaklar İnş. Mad. Gıda. Nat. Trz. San. Tic. Ltd. Şti.
  • İhaleyi Yapan İdare: Malatya Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı
  • İKN: 2018/36696
  • İhale Adı: Malatya İli Doğanşehir İlçesi 8 Derslikli Kurucaova İlköğretim Okulu Yapım İşi

Özet

İhale dışı bırakma işleminin geçerliliği idarenin terör örgütü iltisakı tespitine dayandığı için itirazen şikâyet reddedildi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, şirket yetkilisinin geçmişte ortağı olduğu başka bir şirketle ilgili soruşturmanın kendi şirketiyle ilgisi olmadığını, kovuşturmaya yer olmadığı kararının bulunduğunu belirterek ihaleden dışlanmasının haksız olduğunu ve teklifinin değerlendirilmesini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İdarenin Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ve Olağanüstü Hal Bürosu yazışmalarına göre, başvuru sahibinin şirket yetkilisi hakkında terör örgütü iltisakı kaydına rastlanmadığı tespit edilmiş ancak idare bu duruma ilişkin düzeltici ihale komisyon kararı almamış ve 27.04.2018 tarihli karar ile teklifin 4734 sayılı Kanun’un 11/g maddesi kapsamında değerlendirilmesi geçerliliğini korumuştur. Kanun gereği terör örgütü iltisakı tespiti idare tarafından yapılmakta olup, bu takdir yetkisi idareye aittir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Terör örgütü iltisakı iddiasıyla yapılan ihaleden dışlama kararlarının araştırma ve tespit süreçlerinde idarenin hangi belge veya yazışmaları dikkate alması gerekir?
Cevap: İdare, terör örgütü iltisakı tespiti için emniyet birimleri, güvenlik kurumları veya ilgili resmi mercilerden gelen güncel ve resmi yazışmaları dikkate almalıdır. Bu yazışmalarda iltisak kaydı bulunup bulunmadığı net olarak ortaya konmalı, bu safhada bilgi eksiksiz ve doğru olmalıdır. Ancak, idare bu bilgiler ışığında ihale komisyonu kararını güncellemeli; yoksa eski dışlama kararları geçerliliğini sürdürebilmektedir.

Soru: Terör örgütü iltisakı nedeniyle ihaleden dışlama kararına karşı yapılan itirazen şikâyet başvurularında, idarenin takdir yetkisinin sınırları nelerdir?
Cevap: Terör örgütü iltisakı tespiti, mevzuat uyarınca idarenin takdirindedir ve bu takdir yetkisi mahkemeler veya idari mercilerce doğrudan bozulmaz. Ancak idare, somut ve resmi kaynaklı bilgi değişikliği varsa kararını gözden geçirmeli, yoksa önceki dışlama kararının geçerliliği devam eder. Takdir yetkisi tamamen sınırsız değildir; özellikle bilgi değişikliğinde güncelleme yapılmaması uygulamada sorun yaratabilir.

Soru: İhaleden dışlama kararlarının geçerliliği bakımından, idarenin ihale komisyonuna ilişkin kararları nasıl ve ne zaman güncellemesi gerekir?
Cevap: İdare, ihale dışı bırakma sebebini ortadan kaldıran veya etkileyen yeni ve resmi bilgileri aldıktan sonra, ihale komisyonu kararında düzeltme kararı almalıdır. Bu güncelleme yapılmadan eski karar yürürlükte kalır. İdarenin bu sorumluluğu ihale sürecinin objektifliğini sağlamak açısından önemlidir ve ihale hukukunda uygulama birliği gerektirir.

Soru: Aynı kişi veya şirket yetkilisinin daha önce farklı bir şirkette benzer sebeple soruşturulmuş olması, yeni ihalede dışlamaya esas teşkil eden tespiti nasıl etkiler?
Cevap: Önceki soruşturmalar ve incelemelerden çıkan kararlar (örneğin kovuşturmaya yer olmadığı) yeni ihalelerde mutlaka doğrudan bağlayıcı olmaz. Yeni ihale sürecinde güncel veri ve tespitlere göre değerlendirme yapılır. Önceki süreçlerin sonucu, yeni ilgililik göstermediği sürece mevcut dışlama kararını otomatik olarak kaldırmaz.

Soru: İhaleden dışlama kararında somut bir terör örgütü iltisakı kaydı bulunmadığı halde idarenin kararını değiştirmemesi sonucu doğabilecek hukuki riskler nelerdir?
Cevap: İdarenin mevcut bilgi eksikliğini veya itirazı dikkate almayarak eski dışlama kararını sürdürmesi, ihaleye katılanlar tarafından iptal davası, itirazen şikâyet veya diğer başvurulara konu olabilir. Ancak bu durumda Uygulama Kararları genellikle idarenin takdir yetkisini hatasız kullanması ve süreçte usulüne uygun karar alma zorunluluğunu vurgulamaktadır. Risk, idarenin gerekçesiz veya bilgiye dayanmayan kararlarda bulunması halinde artar.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin şirket yetkilisi hakkında terör örgütü iltisakı kaydı bulunmadığı halde, idarenin bu durumu dikkate alıp kararını düzeltmesi zorunlu muydu?
Cevap: İdare, terör örgütü iltisakıyla ilgili yeni bilgiler karşısında düzeltici ihale komisyon kararı almak zorundaydı ancak bu yapılmadığı için önceki ihale dışı bırakma kararı geçerliliğini korumuştur.

Soru: İdarenin terör örgütü iltisakı konusunda yetkisi nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap: Terör örgütü iltisakı tespiti kanun gereği idarenin takdirindedir ve idarenin bu takdir yetkisi kesin olup, başvuru sahibinin itirazı bu yetkiyi ortadan kaldırmaz.

Soru: Başvuru sahibinin şirket yetkilisinin geçmişte ortağı olduğu başka bir şirketle ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı, mevcut ihale dışı bırakma kararını etkiler mi?
Cevap: Hayır, geçmişteki kovuşturmaya yer olmadığı kararı mevcut ihaleye ilişkin iltisak tespiti ve ihaleden dışlanma kararını ortadan kaldırmamıştır.

Soru: İhale dışı bırakma kararı hangi tarihe ait karara dayandırılmış ve bu kararın geçerliliği nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: İhale dışı bırakma kararı 27.04.2018 tarihli ihale komisyonu kararına dayanmakta olup, idarenin düzeltici karar almaması nedeniyle bu karar geçerliliğini korumuştur.

Detaylı Analiz

Başvuru sahibinin şikâyeti, teklifinin terör örgütü iltisakı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkindir. Özellikle şirket yetkilisinin geçmişte ortağı olduğu başka bir şirkete dair bireysel bir soruşturma süreci gerekçe gösterilmiş, ancak şikâyet konusu şirketteki pozisyonunun bu bağlamda değerlendirilemeyeceği savunulmuştur. Başvuru sahibi, söz konusu önceki süreçle ilgili kovuşturmaya yer olmadığına dair bir kararın mevcut olduğunu belirtmiş ve bu gerekçelerle teklifinin değerlendirmeye alınması gerektiğini ileri sürmüştür.

İhale sürecinin bu aşamasında tartışılan temel mesele, idarece 4734 sayılı Kanun’un ilgili hükmü kapsamında tesis edilen ihale dışı bırakma işleminin hangi verilere dayanılarak yapıldığıdır. İdare, Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ve Olağanüstü Hal Bürosu’ndan temin ettiği güncel yazışmalar doğrultusunda şirket yetkilisi hakkında herhangi bir terör örgütü iltisakı kaydına ulaşılamadığını tespit etmiştir. Ancak bu somut bilgiye rağmen idarenin önceki tarihli ihale dışı bırakma kararını değiştirmeye yönelik bir işlem tesis etmemesi, uyuşmazlığın merkezini oluşturmuştur.

Bu vakada esaslı olarak ele alınan husus, idarece mevcut bilgi değişikliğine rağmen işlem tesis edilmemesidir. İdareye ulaşan resmi yazışmalarda iltisak kaydının bulunmadığı açıkça ortaya konmuşken ihale komisyonunun düzeltici karar almaması, sürecin objektifliğini ve güncelliğini tartışmalı hale getirmiştir. Bu durumun, idareye tanınan takdir yetkisinin sınırlarını zorladığı değerlendirilmiş, ancak düzeltici karar alınmaması nedeniyle önceki ihale dışı bırakma işleminin geçerliliğini koruduğu yönünde kanaat oluşmuştur.

Kurul, idarenin iltisak tespiti konusundaki takdir yetkisini özellikle vurgulamış, bu yetkinin yeni bilgi karşısında esnetilmemesini gerekçe göstererek başvuruyu reddetmiştir. Tespit edilen bilgi değişikliğine rağmen ihale komisyonu tarafından yeni bir karar alınmamış olması, 27.04.2018 tarihli dışlama kararının geçerliliğini koruması sonucunu doğurmuştur. Kurul, söz konusu yeni bilginin işlem tesis ederek sonuçsuz bırakılmak yerine ihale sürecine etkili olacak bir şekilde değerlendirilmesinin idare sorumluluğunda olduğunu belirtmiş, ancak mevcut durumda bu yapılmadığı gerekçesiyle başvuruyu uygun görmemiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.