Şirket yetkilisinin hastalık mazereti ve yasaklılık kararı yürütmesinin durdurulmasının sözleşme imzalama yükümlülüğüne etkisi - 2022/UY.I-1096

KÜNYE

  • Toplantı No: 2022/043
  • Gündem No: 24
  • Karar Tarihi: 14.09.2022
  • Karar No: 2022/UY.I-1096
  • Başvuru Sahibi: Estaş Mühendislik Madencilik İnşaat Emlak Petrol Turizm Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
  • İhaleyi Yapan İdare: Karayolları 13. Bölge Müdürlüğü
  • İKN: 2022/310671
  • İhale Adı: Karayolları 13 Bölge Müdürlüğüne Bağlı Yollarda Çift Kat Sathi Kaplama Yapılması (2Grup)

Özet

Sözleşmenin süresi içinde imzalanmaması nedeniyle yasaklılık kararı ve hastalık mazereti kabul edilmedi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, şirket yetkilisinin ağır hastalığı nedeniyle sözleşmeye süresi içinde icabet edemediğini, yasaklılık kararının mahkeme tarafından yürütmesinin durdurulduğunu ve bu nedenle sözleşmeye davetin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

Kurul, işin yapım amacı ve ihale süreci kapsamında, 4734 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca sözleşmenin süresi içinde imzalanmasının zorunlu olduğunu, şirket yetkilisinin hastalığının mücbir sebep olarak kabul edilmediğini, vekil tayin edilebileceğini, yasaklılık teyidinin sözleşme imzalanacağı tarihte yapılması gerektiğini ve başvuru sahibinin yasaklılık kararının yürütmesinin durdurulması kararını süresi içinde idareye sunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin geçici teminat ve teklif geçerlik süresinin uygun olduğu belirlenmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Sözleşme imzalama süresi geçtikten sonra, ilgilinin sağlık durumu nedeniyle mazeret bildirmesi ihale sürecinde imzalama yükümlülüğünü ortadan kaldırır mı?
Cevap: Genel uygulamada, kişisel sağlık sorunları sözleşmenin süresi içinde imzalanmasını erteleyen veya yükümlülüğü kaldıran mücbir sebep olarak kabul edilmemektedir. İdare, gerekli gördüğünde vekil tayin edilmesini talep edebilir. Bu nedenle, sağlık mazereti geçerli kabul edilmediğinde süresi içinde imzalama zorunluluğu devam eder.

Soru: Yasaklılık kararının mahkeme kararıyla yürütmesinin durdurulması sözleşme imzalama yükümlülüğünü etkiler mi?
Cevap: Genel olarak, yürütmenin durdurulması kararının ihbar edilmesi veya idareye süresi içinde sunulması gerekmektedir. Bu bildirim yapılmazsa, yasaklılık durumu geçerliliğini korur ve sözleşmenin süresi içinde imzalanması zorunludur. Mahkeme kararı tek başına yükümlülüğü ortadan kaldırmaz.

Soru: Yasaklılık teyidi sözleşme imzalanması aşamasında nasıl ve ne zaman yapılmalıdır?
Cevap: Yasaklılık teyidi, sözleşmenin imzalanacağı tarihe göre güncel durumda yapılmalıdır. Önceki tarihli teyitler, ihale veya sözleşme aşamasında idare tarafından kabul edilmeyebilir. Bu nedenle, imzalama tarihinde yasaklılık durumu kontrol edilmelidir.

Soru: Sözleşme imzalama süresi içinde yükümlülük yerine getirilmezse, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibine başvurma zorunluluğu nasıl işlemlenir?
Cevap: İmza yükümlülüğünü yerine getirmeyen istekli nedeniyle ihale sözleşmesinin yapılmaması durumunda, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin yeterlilik ve teklif geçerlilik süresi açısından uygunluğu kontrol edilir. Uygun bulunursa onunla sözleşme yapılabilir.

Soru: Sözleşme imzalama süresinde haklı bir neden olmadan süre uzatımı verilmemesi halinde, itirazlarda hangi noktalar özellikle değerlendirilir?
Cevap: İtiraz mercileri, başvurucunun mazeretinin kanıtlanmasını ve mevzuatta belirtilen mücbir sebep şartlarına uygunluğunu arar. Mazeretin kabul edilmemesi durumunda, süresi içinde sözleşme imzalanmadığı için teklif elenmiş veya yasaklılık sebebiyle işlem yapılmışsa itiraz red edilir. Mazeretin vekil tayin edilerek aşılabileceği veya süre kuralının esnetilmezliği önemli kriterlerdir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Şirket yetkilisinin ağır hastalığı, sözleşmenin imzalanma süresinin uzatılması veya mücbir sebep sayılarak imzalama yükümlülüğünün kaldırılması için geçerli mazeret olarak kabul edilmiş midir?
Cevap: Hayır, kurul şirket yetkilisinin ağır hastalığını mücbir sebep olarak kabul etmemiştir. Bu özel vakada, hastalık gerekçesi ile sözleşmenin süresi içinde imzalanmaması haklı bulunmamıştır.

Soru: Başvuru sahibi, yasaklılık kararının mahkeme tarafından yürütmesinin durdurulmasını sözleşme imzalama yükümlülüğünü ortadan kaldıran bir durum olarak ileri sürdüğünde bu talep nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap: Kurul, yürütmenin durdurulması kararının sözleşme imzalanacağı tarihte idareye süresi içinde sunulmadığını tespit etmiş ve bu nedenle yasaklılık teyidinin yapılması gerektiği hükmü gereği şikayeti reddetmiştir.

Soru: Bu vakada şirket, sözleşmeyi süresi içinde imzalayamadığında vekil tayin etme imkânı göz önüne alınmış mıdır; sonuç ne olmuştur?
Cevap: Evet, kurul şirket yetkilisinin hastalığı durumunda vekil tayin edilebileceği değerlendirmesini yapmış ve bu nedenle hastalık mazeretini süreci engelleyen bir durum olarak kabul etmemiştir.

Soru: Ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin durumu bu şikayet sürecinde nasıl ele alınmıştır?
Cevap: Kurul, ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin geçici teminatının ve teklif geçerlik süresinin uygun olduğunu belirlemiş ve ikinci teklif sahibinin sözleşmeye çağrılmasına hukuken engel bulunmadığını tespit etmiştir.

Detaylı Analiz

Başvuruya konu olayda ortaya çıkan uyuşmazlık, bir şirketin ihaleyi kazanmasının ardından sözleşmeyi süresi içinde imzalamaması üzerine, bu durumun geçerli gerekçelerle açıklanıp açıklanamayacağı hususuna dayanmaktadır. Şirket, yetkilisinin ağır hastalığı nedeniyle belirtilen sürede sözleşme imzalamaya katılamadığını, ayrıca hakkında alınan yasaklılık kararının yürütmesinin durdurulmasına dair bir mahkeme kararı bulunduğunu belirterek imzalama yükümlülüğünün ortadan kalktığını ileri sürmüştür. Ancak Kurul, bu iddiaları inceleyerek sözleşmenin zamanında imzalanmamasına dair mazeretin kabul edilebilir olup olmadığını değerlendirmiştir.

İhtilafın odak noktası, sözleşme imzalama yükümlülüğü bakımından kişisel mazeretin ve hukuki konumun etkisidir. Şirket, yetkilisinin sağlık durumunu mücbir sebep olarak öne sürmüş; ancak Kurul, ihalelere katılımda şahsilikten ziyade kurumsal yükümlülüğün esas olduğuna işaret ederek bu durumu yeterli görmemiştir. Kurul değerlendirmesinde, şirketin hastalık durumunu aşmak adına bir vekil tayin ederek sözleşme sürecine katılabileceğini belirtmiş, dolayısıyla bu mazeretle sürecin aksatılmasını uygun bulmamıştır. Yasaklılık kararı yönünden ise mahkemece verilen yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararın süresi içinde idareye bildirilmemesi önemli görülmüş ve bu eksiklik nedeniyle şirketin yasaklılık durumu geçerliliğini korumuştur.

Esaslı unsur kavramı bu vakada, sözleşme imzalama yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmesini zorunlu kılan düzenleme çerçevesinde yorumlanmıştır. Kurul, sözleşme imzalanacak tarihteki durumun belirleyici olduğunu vurgulayarak, hem belge sunumunun zamanlamasına hem de kurumsal sorumluluğun yerine getirilmesine odaklanmıştır. Hastalık ya da yasaklılıkla ilgili işlemlerin idarenin zamanında bilgi sahibi olabileceği şekilde yürütülmemesi, yükümlülüklere aykırılıkla sonuçlandığı için mücbir sebep değerlendirmesi yapılmamıştır. Bu yönüyle, subjektif şartlardan ziyade objektif sorumluluklara öncelik verilmiştir.

Vaka, iş deneyimine ilişkin bir uyuşmazlık içermemekte olup, pilot ortak veya diğer ortakların mesleki yeterliliklerinin değerlendirilmesiyle ilgili herhangi bir tartışma konusu bulunmamaktadır. Dolayısıyla ihale sürecinde teknik veya geçmiş işler üzerinden bir yeterlilik analizi yapılmamış, uyuşmazlık daha çok sözleşme sürecindeki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmemesi çerçevesinde ele alınmıştır.

Kamu İhale Kurulu’nun yaklaşımı, sürecin sürekliliğini ve idarenin risk altına girmeden sözleşme yapabilmesini güvence altına almayı hedeflemektedir. Kurul, hastalığın vekaletle aşılabilir olduğunu ve yasaklılık kararının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararı bildiriminin süresinde yapılmadığını belirterek, yükümlülüklerin ihmal edildiği sonucuna ulaşmıştır. Ayrıca ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin teklif geçerliliği ve geçici teminat açısından uygun görüldüğü tespit edilmiş; böylelikle sürecin ikinci istekli ile ilerlemesinde hukuki engel bulunmadığı değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuç olarak, başvuru sahibi haklı görülmemiş ve itirazen şikayet başvurusu reddedilmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.