KÜNYE
- Toplantı No: 2022/028
- Gündem No: 39
- Karar Tarihi: 18.05.2022
- Karar No: 2022/UY.II-624
- Başvuru Sahibi: Uluray Yapı İnşaat A.Ş. - Bayındırlar Yapı A.Ş. - Hsy Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: İstanbul Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Yatırım İzleme Müdürlüğü
- İKN: 2022/56974
- İhale Adı: 2022/14 Grup 1 Adet İlkokul 2 Adet Ortaokul İnşaatı Yapım İşi (İstanbul İli Başakşehir İlçesi Hoşdere Mah (655 Ada 1 Parsel) İlkokul, Kayabaşı Mah 1010 Ada 2 Parsel Ve 1010 Ada 3 Parsel 2 Adet Ortaokul Yapım İşi)
Özet
İhalede teklifin değerlendirme dışı bırakılmasının dayanağı olan mahkeme kararının bozulması nedeniyle teklifin yeniden değerlendirilmesi gerektiği kararı
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, ortağının hakkında verilen mahkeme kararının kesinleşmediğini, dolayısıyla yasaklama kararının hukuki dayanağının olmadığını ve tekliflerinin geçerli sayılarak değerlendirilmesini talep etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Kurul, işin yapım amacı ve teknik içeriği açısından teklifin değerlendirilmesinde, ortağın mahkeme kararının kesinleşmemiş olması nedeniyle yasaklama kararının uygulanamayacağını; ayrıca, yaklaşık maliyet ve tutar dağılımı açısından da teklifin değerlendirme dışı bırakılmasının mevzuata aykırı olduğunu tespit etmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: Mahkeme kararı kesinleşmeden önce idare, bir istekli veya onun ortağı hakkında verilen mahkeme kararını dayanak göstererek teklifin değerlendirme dışı bırakılması işleminde nasıl bir tutum sergilemelidir?
Cevap: İdare, mahkeme kararının kesinleşip kesinleşmediğini dikkatle incelemeli, kesinleşmemiş kararlar esas alınarak yasaklayıcı işlem tesis etmekten kaçınmalıdır. Kesinleşmeyen kararlar, teklifin değerlendirme dışı bırakılması için yeterli dayanak teşkil etmez ve bu tür işlemler mevzuata ve Kurul kararlarına aykırı olabilir.
Soru: İhalelerde, hakkında kesinleşmemiş yargı kararı bulunan gerçek veya tüzel kişilerin ortaklıkları söz konusu olduğunda teklifin değerlendirmeye alınması nasıl gerçekleştirilmeli?
Cevap: Ortaklardan birinin hukuki durumunun kesinleşmemiş olması halinde, idare teklif sahibini tamamıyla dışlamak yerine, kararın kesinleşmesini beklemeli veya bu hususu ihale sonucuna etkisi açısından tereddüt yaratan bir durum olarak izlemede tutmalıdır. Teklife doğrudan değerlendirme dışı bırakma işlemi uygulanması, hukuki risk doğurabilir.
Soru: İhale sürecinde, kesinleşmeyen mahkeme kararlarının teklifin değerlendirme dışı bırakılması noktasında sebep oluşturması halinde Kamu İhale Kurulu’nun genel yaklaşımı nasıldır?
Cevap: Kurul, kesinleşmemiş mahkeme kararlarının dayanak alınarak teklifin değerlendirme dışı bırakılmasını mevzuata aykırı bulmakta, bu tür kararların uygulanabilmesi için kesinleşmiş yargı kararlarının beklenmesini önermektedir. Bu yaklaşım, ihalenin adil, şeffaf ve hukuka uygun yürütülmesini temin etmeye yöneliktir.
Soru: İhale sürecinde değerlendirme dışı bırakma işlemi sırasında yaklaşık maliyet ve tutar dağılımının etkisi nasıl dikkate alınmalıdır?
Cevap: İdare ve Kurul, yaklaşık maliyet ve tutar dağılımını dikkate alarak tekliflerin dengeli ve rekabetçi olmasının sağlanmasına özen göstermelidir. Hakkında kesinleşmemiş yasa dışı faaliyet kararı bulunan ortaklar nedeniyle teklifin haksız şekilde elenmesi, ihale rekabetini ve maliyet analizini olumsuz etkileyebilir.
Soru: Yargı süreci kesinleşmeden yapılan yasaklama işlemi sonucu ortaya çıkan ihale sürecindeki hukuki riskler nelerdir?
Cevap: Kesinleşmemiş kararlar temel alınarak yapılan değerlendirme dışı bırakma işlemleri, sonradan iptal edilme riski taşımakta, bu da ihale sürecinin uzamasına, iş kaybına ve idari yargıda itirazlara yol açabilmektedir. Bu nedenle yasak işleminde yargı kesinleşme durumu büyük önem taşır.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Başvuru sahibinin ortağı hakkında verilen mahkeme kararının temyiz aşamasında olması, teklifin değerlendirme dışı bırakılması için yeterli bir gerekçe oluşturur mu?
Cevap: Hayır, kararda belirtildiği gibi, ortağın hakkındaki mahkeme kararının kesinleşmemiş ve temyiz aşamasında olması nedeniyle, bu kararın teklifin değerlendirme dışı bırakılmasında hukuki dayanak olarak kullanılması doğru değildir.
Soru: İdarenin, ortağın hakkında kesinleşmemiş mahkeme kararı nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılması işlemine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararı ne yöndedir?
Cevap: Kurul, bu işlemi mevzuata aykırı bularak, değerlendirme dışı bırakılmasına dayanarak verilen kararı iptal etmiş ve teklifin yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir.
Soru: İhale işleminde yaklaşık maliyet ve tutar dağılımı açısından teklifin değerlendirme dışı bırakılması söz konusu vakada nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap: Kurul, yaklaşık maliyet ve tutar dağılımı yönünden de teklifler arasında denge unsurlarının göz önünde bulundurularak, ortağın hakkında kesinleşmemiş mahkeme kararı sebebiyle teklifin dışlanmasının mevzuata uygun olmadığını tespit etmiştir.
Soru: Kesinleşmemiş bir mahkeme kararı gerekçe gösterilerek yapılan teklifin değerlendirme dışı bırakılması işleminin sonuçları itibariyle ihale sürecine etkisi nedir?
Cevap: Bu durumda ihale işlemi hukuka aykırı kabul edilmekte, teklifin yeniden ve mevzuata uygun şekilde değerlendirilmesi gerekmekte olup, ihale sürecinin 4734 sayılı Kanun’un temel ilkeleri doğrultusunda tekrarlanması zorunlu hale gelmektedir.
Detaylı Analiz
İhale sürecinde başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına konu olan uyuşmazlık, ortaklardan biri hakkında verilmiş mahkeme kararının kesinleşmemiş olmasıyla ilgilidir. Özgül olarak, ortağın FETÖ/PDY üyeliği nedeniyle yargılandığı ve mahkemece hüküm kurulduğu ancak bu kararın temyiz aşamasında olduğu, dolayısıyla henüz nihai hale gelmediği anlaşılmaktadır. Bu aşamadayken idare tarafından, ortağın hukuki durumu gerekçe gösterilerek teklifin değerlendirme dışı bırakılması işlemi tesis edilmiş; başvuru sahibi ise bu işlemin dayanağının hukuken bulunmadığını ileri sürerek, tekliflerinin geçerli kabul edilmesini talep etmiştir.
Şikayet konusu bu işlem kapsamında, ihale sürecinde iş deneyiminden çok teklifin uygunluk değerlendirilmesi bağlamında ortaklardan birinin hukuki durumunun etkisi tartışılmıştır. Teklifin uygunluk incelemesinde, ortaklık yapısı ve ortakların ehliyeti önem taşımakta, ancak bu değerlendirmelerde yalnızca kesinleşmiş adli kararların dikkate alınabileceği kuralı uygulama alanı bulmaktadır. Mahkeme kararının henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle, söz konusu ortağa dair hükmün teklifin değerlendirilmesine bir engel teşkil edip edemeyeceği kilit tartışma noktası olmuştur.
Bu bağlamda “esaslı unsur” ölçütü, teklifin kapsamlı bütünlüğü içinde değerlendirilmiştir. Kamu İhale Kurulu, ortağın hukuki statüsünün teklifin reddedilmesine neden oluşturacak düzeyde esaslı bir eksiklik teşkil edip etmediğine bakmış; bir kişinin yargı süreci tamamlanmadan yasaklama sonucunun uygulanamayacağı sonucuna varmıştır. Esaslı unsur olarak kabul edilebilecek hallerde, söz konusu eksikliğin teklifi teknik ve idari yönden ihale dışı bırakma sonucunu yaratması beklenir. Oysa burada, ortağın durumu bu kapsamda değerlendirilmemiş ve hukuki sürecin tamamlanmamış olması nedeniyle esaslı bir eksiklik olarak görülmemiştir.
Ortaklığın yapısı gereği pilot ortağın iş deneyimi ya da teknik yeterliliği değil, ortaklardan birinin adli durumu odak haline gelmiştir. Pilot ortağın yeterliği tartışma dışı bırakıldığı gibi, iş ortaklığı yapısının tüm bileşenleriyle birlikte değerlendirilmesinde sadece biri hakkında kesinleşmemiş ceza hükmünün tek başına değerlendirici etki doğuramayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede pilot ortağın durumunun ihale dışı bırakma kararındaki etkisi sınırlı kalmış, belirleyici unsurun hukuki kesinlik taşıyan bir yasaklılık hali olması gerektiği vurgulanmıştır.
Kamu İhale Kurulu’nun yaklaşımı, hem hukuk güvenliği hem de ihalelere eşit katılım ilkesi bakımından açıklık taşımaktadır. Kurul, mahkeme kararının nihai olmaması nedeniyle idarenin yaptığı işlemin hukuki sınırları aştığını değerlendirmiş; ihale sürecinin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi için teklifin yeniden değerlendirilmesine hükmetmiştir. Sonuç olarak, ortağın hukuki durumu netlik kazanmadan tesis edilen dışlama işleminin hem mevzuata hem de temel ilkelere aykırı olduğu karara bağlanmış, ihalenin tarafsızlık ve kesin veriler dikkate alınarak ilerlemesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.