KÜNYE
- Toplantı No: 2018/051
- Gündem No: 35
- Karar Tarihi: 12.09.2018
- Karar No: 2018/UY.I-1664
- Başvuru Sahibi: Hasan Ali KAYA
- İhaleyi Yapan İdare: Anamur T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu Diğer Özel Bütçeli Kuruluşlar Ceza ve İnfaz Kurumları İle Tutukevleri İş Yurtları Kurumu
- İKN: 2018/295489
- İhale Adı: Anamur T Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu İşyurdu Müdürlüğü Muz Serası, Su Deposu ve Bahçe Evi Yapım İşi
Özet
İhale üzerinde bırakılan isteklinin hakkında kesinleşmemiş hüküm nedeniyle yasaklama kararı bulunmadığı tespitiyle sözleşmeye davetin askıya alınmasının hukuka aykırı olduğu kararlaştırıldı
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, hakkında açılmış davanın devam ettiğini, önceki davadan verilen yasaklama süresinin sona erdiğini ve kesinleşmemiş mahkeme kararına dayanılarak sözleşmeye davetin askıya alınmasının hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Başvuru sahibinin UYAP sorgulamasında fesat karıştırmak suçundan dava dosyasının Yargıtay’da olduğu ve sözleşmeye davetin askıya alındığı tespit edilmiştir. Sicil İzleme Dairesi Başkanlığı’nın yazısında, başvuru sahibinin daha önceki yasaklama kayıtlarının sona erdiği ve 11.01.2013 tarihinde yasaklılar listesinden çıkarıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, Yozgat Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verdiği ve mahkemece kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı bulunmadığı bildirilmiştir. Bu tespitler, başvuru sahibinin ihaleye katılımını engelleyecek kesinleşmiş bir yasaklama kararı olmadığını göstermektedir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale sürecinde, hakkında kesinleşmemiş bir yargı kararı bulunan isteklinin durumu ihaleye katılım yasağı kapsamında değerlendirilirken nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: İhale uygulamasında, sadece kesinleşmiş ve yürürlüğe giren mahkeme kararları üzerinden ihaleye katılım yasağı uygulanabilir. Henüz kesinleşmemiş bir karar ya da dava safhasında olan dosyalar, isteklinin ihaleye katılımını engellemez. Bu nedenle, yasaklama kararı kesinleşmeden, isteklinin ihalede yer alması engellenemez ve sözleşmeye davet işlemleri askıya alınmamalıdır.
Soru: Önceki bir yasaklama kararının süresi sona ermiş ve yasaklılar listesinden çıkarılmış bir isteklinin, hakkında devam eden yeni bir dava varsa ihaleden yasaklanması mümkün müdür?
Cevap: Önceki yasaklama süresi sona ermiş ve yasaklılar listesinden çıkarılmış olan isteklinin, yeni açılan davalar henüz kesinleşmediği sürece ihaleye katılım yasağı getirilmesi uygun görülmez. Katılım yasağı, yalnızca kesinleşmiş ve yürürlükte olan mahkeme kararına dayanmalıdır. Bu nedenle, sadece devam eden dava varlığı, yasaklamaya esas alınamaz.
Soru: İthalarda yasağa konu olacak mahkeme kararlarının kesinleşmesi nasıl tespit edilmelidir?
Cevap: Mahkeme kararlarının kesinleşip kesinleşmediği, ilgili sicil kayıtları (örneğin, Sicil İzleme Dairesi Başkanlığı kayıtları) ve ilgili mahkemelerden alınacak yazılarla tespit edilir. UYAP ya da diğer resmi takip sistemleri de destekleyici bilgi sağlar ancak kesinleşmenin resmi teyidi, belgelere dayanmalıdır. İhale komisyonları, bu tespit netleşmeden yasaklama uygulamasına gitmemelidir.
Soru: Sözleşmeye davet işleminin askıya alınması kararı hangi koşullarda verilebilir?
Cevap: Sözleşmeye davetin askıya alınması, ancak isteklinin hakkında kesinleşmiş ve yürürlüğe girmiş bir yasaklama kararı varsa mevzuata uygun olur. Kesinleşmemiş kararlar veya geçici durumlar sözleşmeye davetin askıya alınmasını gerektirmez ve bu tür uygulamalar hukuka aykırı sayılarak iptal edilir.
Soru: İhale sürecinde yasağa ilişkin tereddütlerin giderilmesi için idare ve istekliler hangi adımları izlemelidir?
Cevap: İdare, yasağa ilişkin şüpheli durumlarda ilgili mahkemelerden ve Sicil İzleme Dairesi Başkanlığı’ndan resmi yazı talep ederek kesinleşmiş karar durumunu sorgulamalıdır. İstekliler ise varsa kesinleşmiş yasaklama kararlarını ve sicil durumlarını belgeleyerek talepte bulunabilirler. Bu şekilde, hukuki belirsizlikler minimize edilerek yanlış uygulamaların önüne geçilebilir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Kesinleşmemiş bir mahkeme kararı esas alınarak ihalede üzerine bırakılan isteklinin sözleşmeye davetinin askıya alınması hukuka uygun mudur?
Cevap: Kesinleşmemiş mahkeme kararı esas alınarak sözleşmeye davetin askıya alınması hukuka aykırıdır; zira başvuru sahibinin hakkında kesinleşmiş yasaklama kararı bulunmamaktadır.
Soru: Fesat karıştırmak suçundan dava dosyasının Yargıtay’da olması ihaleye katılım yasağı anlamına gelir mi?
Cevap: Hayır, dava dosyasının Yargıtay’da olması ihaleye katılım yasağı anlamına gelmez; çünkü yasaklama sadece kesinleşmiş mahkeme kararıyla mümkündür ve bu somut vakada kesinleşmiş yasaklama kararı bulunmamaktadır.
Soru: Yasaklılar listesinden çıkarılan isteklinin ihalede üzerine bırakılması halinde, sözleşmeye davetin askıya alınması mümkün müdür?
Cevap: Yasaklılar listesinden çıkarılan isteklinin üzerine bırakıldığı ihalede, hakkında yeni ve kesinleşmiş yasaklama kararı yoksa sözleşmeye davetin askıya alınması hukuka aykırıdır.
Soru: İdarenin sözleşmeye daveti askıya alma işlemi ne şekilde devam ettirilmelidir?
Cevap: İdare, kesinleşmiş bir yasaklama kararı bulunmadığı bu somut durumda, sözleşmeye daveti askıya alma işlemini kaldırmalı ve sözleşmeye daveti yeniden yaparak ihale sürecini mevzuata uygun biçimde yürütmelidir.
Detaylı Analiz
Başvuru sahibine sözleşmeye davet gönderilmemesi işlemine karşı yapılan şikâyet başvurusunda, idarenin dayanak gösterdiği husus, ilgilinin hakkında fesat karıştırmak suçundan süreci devam eden bir ceza yargılaması bulunmasıdır. Özellikle söz konusu dava dosyasının Yargıtay aşamasında olması nedeniyle idare, sözleşmeye davet işlemini askıya almıştır. Uyuşmazlığın odak noktasını ise bu gerekçenin hukuki geçerliliği oluşturmaktadır. Başvuru sahibi, daha önceki bir kararla alınan yasaklama süresinin sona erdiğini ve hakkında açılan yeni davanın henüz kesinleşmediğini ileri sürerek, sözleşmeye davet edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Süreçte temel tartışma, ihalenin sonucunda üzerine bırakılan isteklinin hukuki durumu ile ilgilidir. Bu bağlamda, hakkında süreci devam eden ancak henüz hükme bağlanmamış bir dava kaydının ihale sürecinde dikkate alınıp alınmayacağı, daha önce kaldırılmış yasak kaydının başvuru sahibi aleyhine yorumlanıp yorumlanamayacağı değerlendirilmiştir. Önemli olan, idarenin bu süreci sözleşmeye daveti ertelemenin gerekçesi olarak kullanması ve bu gerekçenin yürürlükteki düzenlemelerle örtüşüp örtüşmediğidir.
Uyuşmazlıkta söz konusu olan hukuki temel, yalnızca kesinleşmiş nitelikteki mahkeme kararlarının isteklinin ihaleye katılımını etkileyebileceği ilkesidir. Sicil İzleme Dairesi Başkanlığı’nın başvuru sahibine ilişkin verdiği bilgilerde, daha önceki yasaklama kaydının 2013 yılında sona erdiği ve isteklinin yasaklılar listesinden çıkarıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, ilgili mahkeme kararında da kamu ihalelerinden yasaklama kararına rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Yargıtay’daki dosya ise yalnızca süregelen bir yargılama sürecidir ve bu aşamada henüz hüküm kesinleşmemiştir. Bu durum, yasaklamanın esasını oluşturan unsurun eksik olduğunu ortaya koymaktadır.
Kurul tarafından yapılan değerlendirmede, başvuru sahibinin mevcut durumda ihalelere katılmasını engelleyen herhangi bir kesinleşmiş yasaklama kararının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sözleşme davetinin askıya alınmasına neden gösterilen mahkeme dosyasının Yargıtay’da bulunması, kesinleşmiş sonuç doğurmadığı için bu nitelikte değerlendirilmemiştir. Yasaklılar listesinde yer alma durumu da ortadan kalktığı için, geçmişe dönük yasaklama kararları da sözleşmeye davet süreci bakımından dikkate alınmamıştır.
Sonuç itibarıyla, Kamu İhale Kurulu, idarenin sözleşmeye davet işlemini hukuka aykırı şekilde askıya aldığını değerlendirerek bu işlemin kaldırılması gerektiği kanaatine varmıştır. Kurulun kararı doğrultusunda, sözleşmeye davetin yeniden yapılması ve ihale sürecinin, geçmişteki hukuki süreçler veya kesinleşmemiş kararlar göz önüne alınmaksızın mevzuata uygun biçimde tamamlanması gerekliliği ortaya konulmuştur.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.