Kesinleşen ihale kararının tebliğ tarihinden itibaren şikayet başvuru süresinin hesaplanması ve sürenin niteliği - 2018/UY.II-1847

KÜNYE

  • Toplantı No: 2018/056
  • Gündem No: 5
  • Karar Tarihi: 16.10.2018
  • Karar No: 2018/UY.II-1847
  • Başvuru Sahibi: Yazıcıoğlu Nakliyat İnşaat Anonim Şirketi
  • İhaleyi Yapan İdare: Muş Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü
  • İKN: 2018/358027
  • İhale Adı: Kent Meydanı ve 500 Araçlık Kapalı Otopark Yapımı ve Çevre Düzenlemesi İşi

Özet

İdarenin şikayet başvurusunu süresi içinde kabul etmemesi hukuka aykırı bulunarak itirazen şikayet reddedildi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, kesinleşen ihale kararının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde yaptığı şikayet başvurusunun süresi içinde olduğu halde idarece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve itirazen şikayet merci ve süresinin belirtilmemesi nedeniyle Anayasa’nın 40. maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

Kesinleşen ihale kararının başvuru sahibine 04.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 4734 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre şikayet başvuru süresinin tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 10 gün olduğu, bu sürenin 14.09.2018 tarihinde sona erdiği, dolayısıyla 14.09.2018 tarihli şikayet başvurusunun süresi içinde olduğu tespit edilmiştir.

İdare Görüşü

İdare, şikayet başvurusunun süresinin 13.09.2018 tarihinde sona erdiğini ve 14.09.2018 tarihli başvurunun geçersiz olduğunu, ayrıca şikayet dilekçesindeki iddiaların mesnetsiz olduğunu belirtmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Kesinleşen ihale kararının tebliği hangi tarihte yapılmış sayılır ve şikayet süresi bu tarih nasıl belirlenir?
Cevap: Kesinleşen ihale kararı, kararın ilgilisine resmi yollarla ulaştığı yani tebliğ edildiği tarihte yapılmış sayılır. Şikayet başvuru süresi, tebliğ tarihini izleyen günden başlar. Uygulamada, tebliğ günü sürenin başlangıcı kabul edilmez; sürenin başlaması için tebliğ tarihinden sonraki ilk gün esas alınır. Bu nedenle sürenin doğru hesaplanması için tebliğ tarihinin net ve belgelendirilmiş olması önemlidir.

Soru: Şikayet başvuru süresi konusunda idarenin ve yüklenicinin farklı değerlendirmeleri bulunması halinde nasıl bir yaklaşım benimsenmelidir?
Cevap: İhale mevzuatında öngörülen başvuru süreleri kesin ve bağlayıcı sürelerdir. Ancak sürenin başlangıcı ve bitişi konusunda tereddüt varsa, bu hususun belge ve somut delillerle netleşmesi gerekir. Mahkemeler ve İhale Kurumu, sürenin işlemeye başladığı tebliğ tarihinin açıkça belirlenmediği durumlarda tereddüt taraf aleyhine yorumlanır ancak kesin belgeler yoksa, yüklenicinin başvurusunun süresi içinde kabul edilmesi yaygın uygulamadır. İdarenin aşırı dar yorumuyla başvuruyu reddetmesi çoğunlukla hukuka aykırı kabul edilir.

Soru: İtirazen şikayet dilekçesinde sadece süreye ilişkin iddiaların yer alması diğer konuların incelemesini engeller mi?
Cevap: Evet, iddialar başvuru dilekçesi ile sınırlı şekilde incelenir. İtirazen şikayette sadece süreye ilişkin hukuki itiraz yapılmışsa, Kurum veya mahkeme diğer hususlar hakkında inceleme yapmayabilir. Bu nedenle, hukuki yollarla hakkını tam koruyabilmek için itiraz dilekçesinde tüm iddiaların kapsamlı ve açık şekilde yer alması gerekir. Aksi takdirde, diğer hususların incelenmemesi nedeniyle itirazen şikayet reddedebilir.

Soru: İtirazen şikayet merci ve süre bilgisi şikayet başvuru belgelerinde açıkça belirtilmezse ne olur?
Cevap: Genel olarak ihale mevzuatında itirazen şikayet merci ve süre açıkça düzenlenmiş olduğundan başvuru sahibi tarafından hatırlanması veya araştırılması beklenir. Ancak, idarelerin veya Kurumun usul eksikliği nedeniyle bu bilgileri bildirmemesi halinde, bu durum Anayasa’da yer alan adil yargılanma ve hakkaniyete uygun muamele ilkeleri bağlamında değerlendirilir. Uygulamada, bu tür eksiklikler başvurunun esasının incelenmesi önünde engel teşkil etmeyebilir; ancak durum somut olay ve karar metninden bağımsız değerlendirilmelidir.

Soru: Şikayet süresi hesaplanırken resmi tatil ve hafta sonları dikkate alınmalı mıdır?
Cevap: Şikayet süresi hesaplamasında mevzuattaki genel süre hesaplama kuralları esas alınır. Eğer süre iş günü olarak belirtilmişse, resmi tatil ve hafta sonları hesaba katılmaz; takvim günü olarak verilmişse, bu günler de süreye dahildir. İhale kanunu ve yönetmeliklerde şikayet süresi genellikle iş günü olarak belirtilmediği için takvim günü esasına göre işlem yapılır. Ancak kesin süre başlangıcı ve bitiş tarihleri için gerekirse Resmî Tatil listesi ve mevzuat göz önünde bulundurulmalıdır.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Kesinleşen ihale kararının tebliğ tarihinden itibaren 10 günlük şikayet süresinin başlangıcı nasıl belirlendi?
Cevap: Kesinleşen ihale kararının tebliğ edildiği gün olan 04.09.2018 tarihi esas alınarak, bu tarihi izleyen günden itibaren 10 günlük şikayet süresi başladı ve bu süre 14.09.2018 tarihinde sona erdi. Dolayısıyla, 14.09.2018 tarihindeki şikayet başvurusu süresi içinde yapıldı.

Soru: İdarenin şikayet başvurusunu süresi içinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmesi neden hukuka aykırı bulundu?
Cevap: İdarenin başvuru süresini 13.09.2018 tarihinde sona erdiği yönündeki tespiti yanlış olduğundan ve başvurunun 14.09.2018 tarihinde yapılması süresi içinde olduğu halde reddetmesi hukuka aykırı bulundu.

Soru: İtirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinde başvuru dilekçesinin içeriğinin etkisi ne oldu?
Cevap: İtirazen şikayet dilekçesinde sadece şikayet süresiyle ilgili iddialar yer aldığından, diğer uyuşmazlık konularının incelenmesi mümkün olmadı ve bu nedenle itirazen şikayet başvurusu reddedildi.

Soru: Başvuru sahibinin itirazen şikayette, merci ve süre belirtilmemesi nedeniyle Anayasa’nın 40. maddesinin ihlal edildiği iddiası bu somut vakada nasıl değerlendirildi?
Cevap: Bu iddia doğrudan inceleme konusu olmadı; zira esas uyuşmazlık kesinleşen ihale kararının tebliği ve şikayet başvuru süresinin hesabı ile sınırlı kaldı ve idarenin süresiz ve merciye ilişkin eksiklik iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varıldı.

Detaylı Analiz

Uyuşmazlık, kesinleşen ihale kararının tebliğ tarihine bağlı olarak hesaplanan 10 günlük şikâyet başvuru süresinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir. Başvuru sahibi, süresi içinde yaptığı şikâyet başvurusunun idare tarafından zamanında yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, itirazen şikâyet merci ve süresinin belirtilmemesinin Anayasa’nın ilgili hükmünü ihlal ettiğini iddia etmiştir. İdare ise başvurunun belirlenen sürenin dışında yapıldığını savunmuştur.

İdare ile başvuru sahibi arasındaki uyuşmazlık, özellikle 10 günlük sürenin başlangıç ve bitiş tarihlerine yönelik farklı hesaplamalardan kaynaklanmıştır. Tebliğ tarihi olarak kabul edilen 04.09.2018 günü üzerinden yapılan değerlendirmede, idare bu tarihi sürenin ilk günü sayarak son günü 13.09.2018 olarak belirlemiştir. Oysa mevzuat çerçevesinde şikâyet süresi, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başladığından, şikâyet süresinin son günü 14.09.2018 olarak hesaplanmış ve bu tarihli başvurunun süresi içinde yapıldığı anlaşılmıştır.

Bu çerçevede Kamu İhale Kurulu, sürenin başlangıcına yönelik yorumda tebliğ gününün değil, bir sonraki günün esas alınması gerektiğini vurgulamış ve idarenin bunu göz ardı ederek süreyi bir gün erken bitirmesini hukuka aykırı bulmuştur. Böylece idarenin başvuruyu süre yönünden reddetmesi isabetli bulunmamış; başvuru tarihi olan 14.09.2018’in, sürenin bitim günü olduğu değerlendirilmiştir.

İtirazen şikâyet dilekçesinin içeriği de değerlendirmeye konu olmuş, dilekçede yalnızca sürenin hesaplanmasına ilişkin iddiaların yer alması nedeniyle, başvurunun diğer yönlerden incelenmesine imkân bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Kurul, şekli sınırlar içerisinde kalarak yalnızca dilekçede yer verilen süre meselesiyle ilgilenmiş; başka başvuru nedenleri ileri sürülmediği için diğer potansiyel uyuşmazlık alanlarına girilmemiştir.

Sonuç olarak, idarenin şikâyet başvurusunu zamanında yapılmadığı gerekçesiyle işleme koymaması hukuka aykırı bulunmuş; ancak başvurunun yalnızca süre yönünden yapılmış olması nedeniyle Kurul, başvuruyu esas yönünden değerlendirmeye alamamıştır. Böylece itirazen şikâyet dilekçesi biçimsel sınırlar içinde değerlendirildiğinden, sonuç itibarıyla reddedilmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.