Kesin ve ek kesin teminatın iade edilmeyerek irat kaydedilmesine sözleşme aşamasında itiraz edilmesi - 2022/UY.IV-1080

KÜNYE

  • Toplantı No: 2022/043
  • Gündem No: 5
  • Karar Tarihi: 14.09.2022
  • Karar No: 2022/UY.IV-1080
  • Başvuru Sahibi: Msr İnşaat İş Makinaları İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. - Aran Hafriyat Nak. İnş. Gıda Oto Kiralama Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı
  • İhaleyi Yapan İdare: İzbeton - İzmir Büyükşehir Belediyesi Beton Asfalt Enerji Üretim ve Dağıtım Tesisleri Su Kanalizasyon Tic. ve San. A.Ş.
  • İKN: 2019/608811
  • İhale Adı: İzmir İl Genelinde Yarma Hendeği, İstinat Duvarı, Menfez ve Bakım Onarım Yapılması İşi

Özet

İhale süreci dışındaki sözleşme aşamasına ilişkin başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, kesin ve ek kesin teminat bedelinin yarısının kendilerine ödenmeyerek irat kaydedildiğini, bu bedelin yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

Kurul, 4734 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesine göre Kurumun görev alanının ihalenin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan süreyi kapsadığını, başvurunun ise sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkin olduğunu tespit etmiştir. Ayrıca, başvurunun şekil unsurlarından vekâletnamede baro pulu bulunmaması ve başvuru bedelinin yatırılmaması nedeniyle eksik olduğu belirlenmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Kamu İhale Kurumu’nun inceleme yetkisi ihale sürecinin hangi aşamalarını kapsar ve hangi aşamalar Kurumun yetkisi dışında kalır?
Cevap: Kurumun inceleme yetkisi, ihale sürecinin başlangıcından sözleşmenin imzalanmasına kadar olan aşamaları kapsar. Sözleşmenin uygulanması aşamasında ortaya çıkan ihtilaflar ise Kurumun görev alanı dışında kabul edilir ve bu nedenle inceleme yetkisi bulunmaz.

Soru: İhale süreci dışı aşamalara ilişkin başvurularda Kamu İhale Kurumu başvuruyu şekil şartları sağlamasa bile neden reddedebilir?
Cevap: İhale süreci dışı aşamalara ilişkin başvurular zaten Kurumun görev alanı dışındadır; dolayısıyla şekil şartlarının bulunup bulunmaması ikinci plandadır. Görev yönünden inceleme yapamayacaksa şekil eksiklikleri başvurunun reddine temel oluşturur ancak asıl neden görev yetkisinin olmamasıdır.

Soru: Kesin veya ek kesin teminat bedelinin irat kaydedilmesi ve iadesi talebi hakkında Kamu İhale Kurumu nasıl bir yaklaşım benimser?
Cevap: Teminat bedelinin iadesi veya irat kaydedilmesi gibi işlemler genellikle sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkin olup, Kurumun inceleme yetkisi kapsamı dışında değerlendirilir. Bu tür taleplerin çözümü için tarafların başka hukuki yolları veya merciileri kullanması gerekmektedir.

Soru: Vekâletname düzenlenmesi ve başvuru bedelinin yatırılması yönünden şekil şartları gerçekleşmeyen başvurular, Kamu İhale Kurumu ne şekilde sonuçlanabilir?
Cevap: Vekâletnamede baro pulu eksikliği veya başvuru bedelinin yatırılmaması gibi şekil eksiklikleri, başvurunun usulden reddine yol açar. Bu eksiklikler giderilmediği sürece başvurular esas inceleme yapılmadan reddedilebilir.

Soru: İhale süreci dışındaki uyuşmazlıklarda Kamu İhale Kurumu’nun görev ve yetkisi ile diğer çözüm yolları arasındaki sınır nasıl belirlenir?
Cevap: Kamu İhale Kanunu ve ilgili düzenlemeler Kurumun görev alanını ihale başlangıcından sözleşmenin imza aşamasına kadar sınırlandırır. Sözleşmenin uygulanması ve sona ermesiyle ilgili uyuşmazlıklarda, idari yargı veya sözleşmede öngörülen diğer hakem ya da mahkeme yolları devreye girmektedir; bu durum, Kurumun görev alanının dışında kalması anlamına gelir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvurunun hangi aşamaya ilişkin olması, Kamu İhale Kurumu’nun inceleme yetkisinin bulunmaması sonucunu doğurmuştur?
Cevap: Başvuru, kesin ve ek kesin teminatın iadesi talebine dair sözleşmenin uygulanması aşamasına ilişkindir; bu nedenle Kurumun yetki alanı dışında kalmış ve inceleme yetkisi bulunmamıştır.

Soru: Başvurunun şekil yönünden hangi eksiklikleri, başvurunun görev yönünden reddedilmesinin gerekçesine eklenmiştir?
Cevap: Başvuru, vekâletnamede baro pulu bulunmaması ve başvuru bedelinin yatırılmaması sebebiyle şekil şartlarını sağlamamıştır; bu eksiklikler görev yönünden reddi desteklemiştir.

Soru: Kesin ve ek kesin teminat bedelinin iade edilmemesi hususunda Kamu İhale Kurulu neden talebi incelememiştir?
Cevap: Teminat bedelinin iadesi talebi, ihalenin sonuçlanıp sözleşmenin uygulanmaya başlamasından sonra ortaya çıkan bir durumdur; Kurum ise yalnızca ihale sürecinden sözleşme imza aşamasına kadar yetkilidir, bu nedenle talebi inceleme imkânı olmamıştır.

Soru: Sadece şekil eksiklikleri olması halinde başvuru nasıl sonuçlanırdı, somut vakaya göre nasıl bir değerlendirme yapılmıştır?
Cevap: Bu somut vakada, şekil eksikliklerinin yanı sıra başvurunun konusu da Kurumun görev alanı dışında kaldığından, sadece şekil eksikliği değil yetki yönünden de başvuru reddedilmiştir; dolayısıyla şekil eksikliği tek başına olsaydı dahi bu yetki sorunuyla başvurunun reddi sonuçlanmıştır.

Detaylı Analiz

Başvuruya konu uyuşmazlık, ihale sonucunda imzalanan sözleşme kapsamında yükleniciye ait kesin ve ek kesin teminatın iade edilmeyerek irat kaydedilmesiyle ilgilidir. Başvuru sahibi, bu teminat tutarının yarısının kendisine ödenmediğini, bu nedenle haksız bir işlemle karşı karşıya kaldığını ileri sürerek söz konusu miktarın yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. Ancak, ortaya çıkan ihtilafın doğrudan sözleşme sürecine ilişkin olması ve ihale sürecinin tamamlanmasından sonra meydana gelmiş olması nedeniyle, başvuru Kamu İhale Kurumu’nun görev alanı dışında değerlendirilmiştir. Bu bağlamda, uyuşmazlık sözleşmenin uygulanmasına yönelik bir işlem mahiyetindedir.

İhale süreçlerinde yer alan işlemler sınırlı ve belirli aşamalardan oluşmakta, başvurular da genel olarak bu aşamalarda yapılan işlemlere karşı yöneltilmektedir. Ancak bu incelemede başvurunun, ihale kararının kesinleşmesini ve sözleşmenin imzalanmasını takiben ortaya çıkan bir konuya dair olduğu anlaşılmış; bu sebeple iş deneyimi gibi ihale hazırlık veya değerlendirme sürecinde dikkate alınan unsurlar bu vakada tartışma konusu edilmemiştir. Esas olarak, sözleşme sürecine ilişkin uyuşmazlıklar idare ile yüklenici arasındaki borç–alacak ilişkisine dair değerlendirmeleri içerdiğinden, Kamu İhale Kurumu’nun denetim çerçevesinin dışında kalmaktadır.

Bu çerçevede, başvuru içeriğinde ihale sürecine dair herhangi bir esaslı unsurun tartışmaya açılmadığı gözlemlenmiştir. Esaslı unsur kavramı, ihale işlemlerinin geçerliliğini etkileyen içeriğe yönelik unsurlar olarak değerlendirildiğinde, bu vakada sözleşme sonrası mali sonuçlara ilişkin başvurunun bu kapsama girdiği söylenemez. Dolayısıyla başvurunun konusu, hukuki nitelik itibariyle ihale sürecinde gerçekleşen bir eksiklik ya da değerlendirme hatası değil; sözleşme ilişkisinin yürütülmesinde ortaya çıkan bir malî uyuşmazlıktır. Bu nedenle, değerlendirmenin esaslı bir unsur üzerinde yapıldığını söylemek mümkün değildir.

Başvuruda pilot ortağın iş deneyimi özelinde bir iddia yer almamaktadır. Bu yönüyle yapılan değerlendirmede, ortaklık yapısına veya taşınan yeterlik belgelerine ilişkin bir inceleme gereği doğmamıştır. Vaka yalnızca teminatın akıbetine ilişkin olduğundan, pilot ortağa özgü özel bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir. Bu nedenle ihale sürecine özgü mesleki yeterlik veya ortaklık yapısı gibi unsurlar, inceleme kapsamının doğal bir parçası olmamıştır.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, başvurunun konusu itibariyle kendi görev alanına girmediğini açıkça ortaya koymuş; sözleşmenin ifasına dair meselelerin Kurumun denetim yetkisi dışında olduğunu belirlemiştir. Ayrıca, başvurunun vekâletname ve başvuru bedeli yönünden taşıması gereken şekil şartlarına uygun olmadığı da tespit edilmiştir. Bu iki unsur birlikte değerlendirildiğinde, başvurunun yalnızca usul eksikleri nedeniyle değil, esasen yetki dışı bir konuyu içermesi nedeniyle görev yönünden reddi isabetli bulunmuştur.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.