KÜNYE
- Toplantı No: 2024/008
- Gündem No: 32
- Karar Tarihi: 21.02.2024
- Karar No: 2024/UY.II-343
- Başvuru Sahibi: Ata Alt. End. A.Ş.-ONH İnş. ve Taah. A.Ş.-Uğursal Elek. Elekt. İnş. Malz. Kırt. Med. Mob. Bey. Eşy. San. ve Tic. A.Ş. İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü İçmesuyu Dairesi Başkanlığı
- İKN: 2020/754233
- İhale Adı: Antalya-Karacaören 2 Barajı İçmesuyu Tesisleri
Özet
İdarenin kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemi mevzuata uygun bulunmadığından itirazen şikayet reddedildi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, Kurul kararlarının eksik ve yanlış uygulandığını, kesin teminatların güncellenerek gelir kaydedilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ve ihale komisyonu kararının yetki gaspı niteliğinde olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İhale konusu işin yapım işi olduğu, tekliflerin değerlendirme dışı bırakılma gerekçesinin 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinde yasak fiil ve davranışlarda bulunmak olarak tespit edildiği, kesin teminatların gelir kaydedilmesine ilişkin işlemin ise 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 21’inci maddesi kapsamında idarece değerlendirilmesi gerektiği, Kurul kararlarının uygulanması için idarenin yeni bir ihale komisyonu kararı alması gerektiği, ancak idarenin farklı gerekçeyle kesin teminatları gelir kaydetmesinin mevzuata aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: Kesin teminatların gelir kaydedilmesi işleminde idarenin dayanak olarak gösterdiği gerekçe ile Kamu İhale Kurulu kararlarında yer alan gerekçe farklı ise işlem nasıl değerlendirilir?
Cevap: Kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemi, Kurul kararlarıyla netleştirilmiş somut bir karara bağlıdır. İdarenin farklı veya yeni bir gerekçeyle işlem tesis etmesi halinde, bu işlem Kurul kararlarına aykırı kabul edilir ve Kurul tarafından değil, idarece mevzuat kapsamında değerlendirilir. Bu durum, işlemin iptal veya yürütmenin durdurulması gibi sonuçlar doğurabilir; idarenin bu aşamada işlem dayanağını mevzuata uygun şekilde tesis etmesi beklenir.
Soru: Kesin teminatların gelir kaydedilmesine ilişkin kararın geçerli olabilmesi için ihale komisyonu kararı alınmasının önemi nedir?
Cevap: Kamu ihale mevzuatında kesin teminatların gelir kaydedilmesi gibi önemli mali işlemlerin dayanağı ihale komisyonu kararlarıdır. Yeni ve geçerli bir ihale komisyonu kararı olmadan kesin teminatın gelir kaydedilmesi geçerli ve hukuken desteklenir bir işlem sayılmaz. Bu nedenle, idarenin karar sürecinin şeffaf ve mevzuata uygun işlemesi için ilgili ihale komisyonu kararını alması gerekir.
Soru: İtirazen şikayet sürecinde kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemi doğrudan Kurum kararlarına itiraz olarak değerlendirildiğinde ne olur?
Cevap: İtirazen şikayet başvurularında, Kamu İhale Kurulu kararlarına karşı doğrudan itiraz kabul edilmez; Kurul kararları kesin nitelikte olup yeniden incelenemez. Dolayısıyla kesin teminatların gelir kaydedilmesiyle ilgili işlem, Kurul kararlarına ilişkin değil, idarenin kendisine ait bir işlem olduğundan, itirazen şikayet bu açıdan görev yönünden reddedilebilir. Böyle durumlarda hukuki çözüm idare nezdinde aranmalıdır.
Soru: Yasak fiil ve davranışlar nedeniyle tekliflerin değerlendirme dışı bırakılması kesin teminatın gelir kaydedilmesini nasıl etkiler?
Cevap: Yasak fiil nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılması, ihalede ilgili isteklinin hak kaybına yol açar ve bunun sonucu olarak kesin teminatın gelir kaydedilmesi de gündeme gelir. Ancak kesin teminatın gelir kaydedilmesi işlemi, yasak fiilin tespitinin yanı sıra 4735 sayılı Kanun kapsamındaki usul ve yetkiye uygun olarak yapılmalıdır; sadece yasak fiilin varlığı kesin teminatın gelir kaydedilmesine doğrudan ve otomatik hukuki dayanak sağlamaz.
Soru: İdare, kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemini mevzuata uygun hale getirmek için nasıl bir yol izlemelidir?
Cevap: İdarenin, kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemini mevzuata uygun olarak gerçekleştirmesi için öncelikle ilgili ihale komisyonu tarafından yeni ve usulüne uygun bir karar alınması gerekir. Bu karar Kurul kararlarıyla uyumlu olmalı, işlem gerekçeleri doğru, tutarlı ve mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. Aksi halde işlem hukuki itirazlara ve geçersizlik sebebine yol açabilir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İdarenin kesin teminatları farklı bir gerekçeyle gelir kaydetmesi, Kamu İhale Kurulu kararlarına aykırı bulunmuş ise bu durumda ilgili işlem kim tarafından ve nasıl değerlendirilmelidir?
Cevap: Kesin teminatların Kurul kararlarına aykırı olarak farklı bir gerekçeyle gelir kaydedilmesi işlemi, ihale sürecini sonlandıran ve uygulanabilir kararı içeren Kurul kararlarına aykırı olduğundan Kurulca değil, idarece değerlendirilmelidir. İdare bu işlemin mevzuata uygunluğunu incelemek ve sonucunu tesis etmekle yükümlüdür.
Soru: İdarenin kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemine ilişkin yeni bir ihale komisyonu kararı alması neden gereklidir?
Cevap: Kurul kararlarının uygulanması için idarenin yeni ihale komisyonu kararı alması şarttır çünkü kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemi ihale komisyonu kararı ile somutlaştırılır. Bu karar olmadan kesin teminatların gelir kaydedilmesi mevzuata uygun geçerli bir dayanak oluşturmaz.
Soru: Başvuru sahibinin kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemi nedeniyle yaptığı itirazen şikayet başvurusunun reddedilme nedeni nedir?
Cevap: Başvurunun reddedilme nedeni, şikayetin esasen Kurul kararlarına itiraz niteliğinde olmasıdır. Kurul kararlarının yeniden incelenmesi mümkün olmadığından, bu başvuru görev yönünden reddedilmiştir.
Soru: İhale konusu işin yapım işi olması ve tekliflerin yasak fiil nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması, kesin teminatların gelir kaydedilmesi işlemi üzerinde nasıl bir etkiye sahiptir?
Cevap: Tekliflerin yasak fiil nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması, kesin teminatların gelir kaydedilmesi işleminin dayanaklarından biridir. Ancak kesin teminatların gelir kaydedilmesi tamamen 4735 sayılı Kanun kapsamındadır ve bu bağlamda uygulanacak işlemler Kurul kararlarına uygun olup olmadığının yanında idarenin yetkisi ve mevzuata uygunluğu çerçevesinde de değerlendirilmelidir.
Detaylı Analiz
Kesin teminatların gelir kaydedilmesi sürecine ilişkin ortaya çıkan uyuşmazlık, esasen idarenin Kamu İhale Kurulu kararlarını uygulama biçimiyle ilgilidir. Başvuru sahibi, Kurul kararlarının idare tarafından eksik ve yanlış uygulandığını, özellikle gelir kaydedilme gerekçesinin Kurul kararından farklı olduğunu öne sürerek, bu işlemin mevzuata aykırı olduğunu iddia etmiştir. Aynı zamanda kesin teminatların gelir kaydedilmesine yönelik işlemin, ihale komisyonunun yetki alanı dışında kaldığını dile getirmiştir. Uyuşmazlığın temelinde, Kurul kararlarının bağlayıcılığına rağmen idarenin farklı bir hukuki gerekçeyle gelir kaydetme işlemine yönelmesi yatmaktadır.
Bu çerçevede, ihale sürecinde kesin teminatların gelir kaydedilmesine dair yapılan işlemin teknik hukuki dayanağı tartışmaya açılmıştır. İdarenin, Kamu İhale Kurulu kararında belirtilen gerekçelerden saparak, yeni ve farklı bir sebep üzerinden gelir kaydetme işlemi tesis etmesi, kamu ihale mevzuatına göre geçerli bir uygulama olarak değerlendirilmemiştir. Kurul, bu durumun özellikle sözleşme hukuku çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etmiş ve gelir kaydetme kararının geçerli olabilmesi adına yeni bir ihale komisyonu kararının alınmasının zorunlu olduğuna dikkat çekmiştir. Mevcut durumda bu yönde bir karar alınmadan doğrudan gelir kaydı yapılması, işlemin geçerliliğini zedeleyen bir usul hatası olarak görülmüştür.
Bu dosyada öne çıkan bir başka başlık ise, esaslı unsur kavramının nasıl ele alındığıdır. Kurul, teminatın gelir kaydının, ihalenin değerlendirme ve sözleşme sürecine doğrudan etkisi olan ciddi bir yaptırım olduğunu kabul ederek, gelir kaydetmeye gerekçe oluşturan hususların Kurul kararlarında açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulamış; dolayısıyla idarenin yeni bir gerekçeyle bu işlemi tesis etmesini hukuken esaslı bir sapma olarak değerlendirmiştir. Esaslı unsurun, idarenin takdir yetkisini genişleten bir araç olmadığı, bilakis Kurul kararlarının uygulanmasında sınırlandırıcı bir rol üstlendiği bu bağlamda belirginleşmiştir.
Başvuruya konu olayda, teklifin değerlendirme dışı bırakılma nedeni yasak fiil ve davranış olarak belirlenmiş olsa da, pilot ortak ya da başka bir isteklinin iş deneyimi niteliklerine dair bir değerlendirme ihtilafı bulunmamaktadır. Gelir kaydetme işleminin temelini oluşturan isnada dayalı değerlendirme, idari sorumluluğu doğurduğundan, sadece bu isnat üzerinden işlem tesis edilip edilemeyeceği değil, aynı zamanda bu işlemin hangi usulle gerçekleştirileceği de önem taşımıştır. Burada iş deneyimine bağlı bir nitelik değerlendirmesinden ziyade, teklifin dışlanmasından kaynaklı mali bir sonucun hukuki altyapısı tartışma konusu olmuştur.
Kamu İhale Kurulu, başvuruyu esas yönünden incelemeyerek görev yönünden reddetmiştir. Bunun temel gerekçesi, başvurunun Kurul kararlarına karşı dolaylı bir itiraz mahiyetinde olmasıdır. Kurul, kendi önceki kararlarına ilişkin denetim ve değişiklik yetkisinin bulunmadığını açıkça ortaya koymuş; idarece farklı gerekçeyle yapılan gelir kaydı işleminin hukuki denetiminin ancak ilgili idare tarafından gerçekleştirilebileceğine işaret etmiştir. Bu bağlamda Kurul, gelir kaydına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu belirtmiş, ancak bunu kararına konu etmeyip, idarenin iç değerlendirmesine bırakmıştır. Bu yaklaşım, Kurul’un kararlarının bağlayıcılığına ilişkin yorumunun ve idarenin uygulama sorumluluğunun altını çizen önemli bir tutumdur.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.