Karı-koca şirket ortaklarının aynı ihaleye teklif vermesinin irade birliği ve dolaylı teklif yasağı kapsamı - 2021/UY.II-1015

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/019
  • Gündem No: 20
  • Karar Tarihi: 20.05.2021
  • Karar No: 2021/UY.II-1015
  • Başvuru Sahibi: Onuk Grup Yapı Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
  • İhaleyi Yapan İdare: Muğla Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı
  • İKN: 2021/12972
  • İhale Adı: Muğla İli Menteşe İlçesinde 1 Adet, Milas İlçesinde 1 Adet Toplamda 2 Adet Okul Güçlendirme ve Onarım İşi

Özet

İhale dışı bırakma işlemi, karı-koca olan şirket ortaklarının aynı ihaleye teklif vermesi nedeniyle rekabeti etkileyen yasak fiil olarak onaylandı

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, iki şirketin ortaklarının farklı kişiler olduğunu, aralarında organik bağ bulunmadığını, karı-koca veya akrabalık ilişkilerinin ihaleye katılımı engellemediğini, dolayısıyla tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Kurul Değerlendirmesi

İhale komisyonu ve idarece yapılan incelemede, şirket ortaklarının karı-koca olduğu, aynı adreste ikamet ettikleri, tekliflerin elektronik ortamda farklı IP adreslerinden verilmiş olsa da bu durumun irade birliği ve birlikte hareket etmeme iddiasını çürütmediği tespit edilmiştir. Kurul, karı-koca olan şirket ortaklarının aynı ihaleye teklif vermesinin 4734 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin (d) bendi kapsamında dolaylı olarak birden fazla teklif verilmesi ve (b) bendi kapsamında rekabeti ve ihale kararını etkileyen davranış oluşturduğu yönünde kuvvetli karine oluşturduğunu belirtmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Akrabalık veya evlilik bağı, aynı ihaleye teklif veren şirketler açısından neden rekabet ihlali oluşturabilir?
Cevap: Akraba veya evli ortakların yönettiği şirketlerin aynı ihaleye teklif vermesi durumunda, bu şirketlerin bağımsız irade koymadıkları; dolayısıyla rekabet ortamını etkileyen ortak hareket içinde oldukları kabul edilebilir. İdareler ve Kurullar, özellikle aynı adreste ikamet edilmesi gibi somut bağları delil sayarak, birden fazla teklif verilmesinin yaratacağı yapay rekabet görünümünü bozmak amacıyla teklifleri değerlendirme dışı bırakabilirler.

Soru: Farklı şirketlerin, farklı IP adreslerinden elektronik teklif vermesi irade birliğini kesin olarak ortadan kaldırır mı?
Cevap: Hayır, farklı IP adreslerinin kullanılması tek başına irade birliği olmadığını kanıtlamada yeterli görülmeyebilir. Bağlılık veya ortak hareketlilik, ortakların ailevi ilişkileri, adres birliği ve diğer somut unsurlar ışığında birlikte hareketin güçlü karinesi olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle değerlendirme hususunda bütün olgular birlikte göz önünde bulundurulur.

Soru: İhale komisyonları ve Kurullar, birden fazla teklif verilmesi şüphesini hangi somut göstergelere dayanarak değerlendirmektedir?
Cevap: Ortakların akrabalık ilişkisi, evlilik bağı, aynı ev adresinde ikamet etmeleri, ortaklık yapısı ve tekliflerin verilme şekli (örneğin elektronik tekliflerde kullanılan IP adresi gibi teknik unsurlar) birden fazla teklif verilme şüphesinin tespiti için birlikte değerlendirilir. Bu göstergeler, teklif verenlerin bağımsız hareket etmediklerine dair kuvvetli karine oluşturabilir.

Soru: İhale dışı bırakma kararlarında akraba şirketlerin birlikte teklif vermesi nasıl bir hukuki dayanağa sahiptir?
Cevap: İhale mevzuatı, doğrudan veya dolaylı olarak birden fazla teklif verilmesini yasaklayarak rekabet ortamının korunmasını amaçlar. Akraba şirketler arasındaki irade birliği durumunda, bu dolaylı teklif verme kapsamına girebilir. Böylece, rekabeti etkileyen fiil olarak değerlendirilen bu durumlarda ihaleden dışlama kararı verme yetkisi idare ve Kurullardadır.

Soru: İrade birliği olup olmadığının değerlendirilmesinde hangi unsurlar tereddüte mahal bırakacak şekilde etkili olabilir?
Cevap: İhale makamları, sadece aile bağına dayanarak karar vermekten kaçınabilir; ancak bunun yanında ortak ikametgah, ticari faaliyetlerin paylaşımı, finansal bağlılık gibi somut elementi birlikte değerlendirirse irade birliği karinesini güçlendirebilir. Tek başına evlilik veya akrabalık bağının yeterli olmadığı durumlarda, somut verilerin bütüncül incelenmesi zorunludur. Belge içeriği somutla desteklenmiyorsa tereddüt devam eder.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Karı-koca olan şirket ortaklarının aynı ihaleye teklif vermesi neden dolaylı olarak birden fazla teklif verilmesi olarak kabul edildi?
Cevap: Çünkü ihale komisyonu ve Kurul, şirket ortaklarının karı-koca olmaları ve aynı adreste ikamet etmeleri nedeniyle aralarında irade birliği bulunduğunu tespit etmiş; dolayısıyla farklı elektronik IP adreslerinden teklif vermeleri birlikte hareket etmediklerine dair iddiayı çürütmüştür. Böylece tekliflerin farklı şirketler tarafından verilmiş olmasına rağmen, karı-koca ortaklık ilişkisi dolaylı olarak birden fazla teklif verilmesi sonucunu doğurmuştur.

Soru: Başvuru sahibinin, karı-koca olan ortaklıkların ihaleye katılmasının engellenmesinin hukuka aykırı olduğu iddiası nasıl değerlendirildi?
Cevap: Başvuru sahibinin bu iddiası yerinde bulunmadı. Kurul, karı-koca ortakların aynı ihaleye teklif vermesinin rekabeti ve ihale kararını etkileyen davranış oluşturduğunu ve 4734 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca yasak fiil olarak kabul edildiği sonucuna vardı.

Soru: Tekliflerin farklı elektronik IP adreslerinden verilmesi, irade birliğini çürütmek için yeterli delil olarak kabul edildi mi?
Cevap: Hayır, farklı IP adreslerinden teklif verilmesi irade birliği iddiasını geçersiz kılmadı. Kurul, ortakların karı-koca olması ve aynı ikametgah adresinde bulunmalarını irade birliği lehine güçlü delil olarak değerlendirdi.

Soru: İhale dışı bırakma işleminin mevzuata uygunluğu hangi gerekçe ile onaylandı?
Cevap: Kurul, karı-koca olan şirket ortaklarının birlikte hareket ederek dolaylı şekilde birden fazla teklif verdikleri kanaatine vararak, ihale dışı bırakma işleminin Kanun’un ilgili hükümleri temelinde usul ve esaslara uygun gerçekleştirildiğine hükmetti ve itirazen şikayet başvurusunu reddetti.

Detaylı Analiz

İlgili uyuşmazlık, karı-koca olan şirket ortaklarının aynı ihaleye ayrı şirketler aracılığıyla teklif vermesi nedeniyle tekliflerinin değerlendirme dışı bırakılması işlemine yöneltilen itirazdan kaynaklanmaktadır. Başvuru sahibi, söz konusu kişilerin farklı şirketlerde ortak olduklarını ve aralarında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, evlilik ilişkisinin ihaleye katılımı sınırlandıracak hukuki bir engel teşkil etmediğini savunmuştur. Bu gerekçelerle, tekliflerinin yasak fiil kapsamında değerlendirilerek dışlanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

İhale sürecinde incelenen temel mesele, farklı tüzel kişilikler üzerinden sunulan teklifler arasında ortak hareket veya irade birliği olup olmadığına yöneliktir. Bu bağlamda, evlilik ilişkisi yanında aynı adreste ikamet ediyor olmaları da dikkat çekici bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Tekliflerin farklı IP adreslerinden verilmiş olması başvuru sahibi tarafından bağımsızlık göstergesi olarak sunulsa da, bu teknik unsur Kurul tarafından teslim edilen tekliflerin arkasındaki iradenin bağımsız olduğu şeklinde yorumlanmamıştır. Bu çerçevede, dolaylı olarak birden fazla teklif verildiği kanaati oluşmuştur.

Vaka, esaslı unsur bakımından değerlendirildiğinde, Kurul’un özellikle rekabetin korunması ilkesini ön planda tuttuğu görülmektedir. Şirketlerin hukuken farklı tüzel kişiliklere sahip olması, fiilen birlikte hareket ettikleri yönündeki karineyi tek başına ortadan kaldıran bir unsur olarak görülmemiştir. Aynı hanede yaşayan ve evlilik ilişkisi bulunan kişilerin kontrolündeki iki ayrı teklifin varlığı, ihale sürecinde tekliflerin bağımsız bir irade ile verilmediği yönünde ciddi bir şüphe doğurmuş ve bu durum, rekabeti sınırlayıcı davranış olarak değerlendirilmiştir.

Değerlendirmede özellikle teklif verilen şirketlerden birinin pilot ortak olarak ihale sürecinde belirleyici rol üstlenip üstlenmediği yönünde özel bir inceleme yapılmamıştır. Bununla birlikte, şikayete konu hususun asıl odağı, tekliflerin bağımsızlığına dair olup, ortaklık yapısından kaynaklanan dolaylı teklif verme şüphesidir. Dolayısıyla burada iş deneyimi veya yeterlik belgeleri değil, teklifler arasında fiili ve iradi bir bağlantı olup olmadığı meselesi ana ekseni oluşturmuştur.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, evlilik ilişkisi ve ortak ikametgah gibi somut ve delillendirilebilir bağların bulunmasına dayanarak, tekliflerin bağımsız şekilde verilmediğine yönelik kuvvetli bir karineye ulaşmıştır. Bu nedenle, ihalenin güvenilirliğini ve rekabet ortamını korumaya yönelik olarak tekliflerin değerlendirme dışı bırakılması işlemi mevzuata uygun bulunmuş, itirazen şikâyet başvurusu ise yerinde görülmemiştir. Kurulun yaklaşımı, formel ayrılıkların değil, fiili ilişki ve davranışların esas alındığı yönünde olmuştur.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.