KÜNYE
- Toplantı No: 2017/013
- Gündem No: 50
- Karar Tarihi: 15.03.2017
- Karar No: 2017/UY.II-831
- Başvuru Sahibi: Mehmet Ali Ünal İnş. Taah. Mad. San. ve Tic. A.Ş. - Mehmet Ali Ünal İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Karayolları Genel Müdürlüğü 5. Bölge Müdürlüğü
- İKN: 2016/378933
- İhale Adı: Adana-Tuzla Ayr Yolu Km:1+900-3+400 ve Km:7+800-10+400 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Bsk’lı Üstyapı (İkmal) İşleri İle Km:15+000-25+900 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Bsk’lı Üstyapı İşleri Yapım İşi
Özet
İhalenin iptal gerekçesinin iş artışı kapsamını aşması nedeniyle iptal kararı uygun bulunmuştur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, idarenin ihaleyi iptal etme yetkisini kamu yararına uygun kullanmadığını ve iptal gerekçesinin ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ilkesine aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İhale konusu yolun toplam uzunluğunun 45 km olduğu, ancak ihalenin sadece 15 km için yapıldığı, Adana Valiliğinin tamamının BSK olarak yapılması talebinin iş artışı kapsamında karşılanamayacak büyüklükte olduğu, bu nedenle iptal kararının idarenin ihtiyaçları ve hizmet gerekleri kapsamında olduğu tespit edilmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale konusu işin kapsamındaki artışların iş artışı sınırları içinde olup olmadığı nasıl değerlendirilir, aşılması durumunda ne olur?
Cevap: İş artışı sınırları, ihalenin başlangıçta belirlenen iş kapsamına makul ve ölçülü genişleme imkanı tanır. Ancak bu sınırlar, işin özelliğine ve sözleşme kapsamına göre değişebilir. İş artışı sınırının aşılması durumunda, genişletilen kapsamın yeni bir ihale konusu olarak değerlendirilmesi gerekebilir. Mevzuata uygunluk açısından aşırı iş artışı idareye ihalenin iptalini veya yeniden ihale yapılmasını gerektirebilir.
Soru: İhale iptal yetkisinin kullanılması mevzuat açısından nasıl sınırlandırılmıştır?
Cevap: İhale iptal yetkisi idarede vardır ancak bu yetki mutlak değildir. İptal kararı; kamu yararına, ihtiyaçların uygun şartlarda ve zamanında karşılanmasına, eşitlik ve rekabet ilkelerine aykırı olmamalıdır. Yetkinin kötüye kullanılması durumunda iptal işlemi hukuka aykırılık oluşturabilir ve idari yargıdan iptal kararı çıkabilir.
Soru: İhalenin kapsamındaki işin bir bölümü zaman içinde ayrı ayrı yapılabilir mi, yoksa iş tamamının tek seferde ihale edilmesi gerekir mi?
Cevap: İhale konusu işin yapısal bütünlüğü korunmak kaydıyla, farklı zamanlarda ve etap etap yapılması mümkündür. Bu, hizmetin devamlılığı ve uygun maliyet avantajları açısından da kabul edilebilir. Bu nedenle idarenin işin tamamını tek seferde ihale etme zorunluluğu yoktur; etaplama veya farklı zamanlarda işlemin tamamlanması uygulamada sıkça mümkündür.
Soru: İhalenin iptal edilmesi kararında kamu yararının nasıl gözetildiği anlaşılır?
Cevap: Kamu yararı; ihalenin ihtiyaçlara uygun, ekonomik, şeffaf ve rekabet koşullarına uygun biçimde gerçekleşmesiyle sağlanır. İptal kararı, iş artışı sınırını aşan taleplerin uygunsuzluğu ve ihtiyaçların zamanında ve doğru şekilde karşılanması gerekçeleriyle alınırsa, kamu yararına uygun kabul edilir. Aksi halde iptal işlemi kamu yararına aykırı bulunabilir.
Soru: İhale kapsamında tekliflerin tamamının reddedilmesi durumunda ne tür hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir?
Cevap: Tekliflerin tamamının reddedilmesi ihale komisyonda iptal yetkisi doğurabilir. Ancak bu yetkinin mevzuat, kamu yararı ve ihtiyaç gerekleri çerçevesinde kullanılması gerekir. Tekliflerin haksız veya gerekçesiz reddedilmesi, iptal işleminin hukuka aykırılığına ve itirazen şikayet veya yargı yoluyla iptaline yol açabilir. Bu nedenle reddetme kararlarının somut gerekçelere dayanması önemlidir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İhalenin iptal gerekçesi olarak tamamının BSK ile yapılmasının iş artışı kapsamında karşılanamayacak büyüklükte olması ne anlama gelmektedir?
Cevap: İhale konusu yolun tamamının BSK ile yapılması, ihalenin başlangıçta belirlenen 15 kilometrelik kapsamını aşarak toplam 45 kilometrelik yolun tümünü içermektedir. Bu durum, iş artışı sınırlarını aşan bir büyüklükte olduğu için iş artışı kapsamında karşılanamaz. Kurul, bu gerekçeyle iptal kararını idarenin ihtiyaç ve hizmet gereklerine uygun görmüştür.
Soru: İhale komisyonunun tüm teklifleri reddederek ihaleyi iptal etme yetkisi bu vakada geçerli midir?
Cevap: Evet, Kurul kararı doğrultusunda ihale komisyonunun teklifleri reddetme ve ihaleyi iptal etme yetkisi bulunmaktadır. Ancak bu yetki mutlak veya sınırsız değildir ve iptal kararının mevzuata, kamu yararına ve hizmet gereklerine uygun olması gerekir. Bu vakada iptal gerekçesinin iş artışı kapsamını aşması, iptal kararını uygun kılmıştır.
Soru: Bu vakada idare, ihale konusu yolun tamamını aynı anda inşa etmek zorunda mıydı?
Cevap: Hayır, Kurul yol kesimlerinin yapısal bütünlüğünü korumak şartıyla farklı zamanlarda inşa edilmesinin mümkün olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla idare, yolun tamamını aynı anda yapmak zorunda olmamakla birlikte, iş artışı sınırlarını aşan kapsamda tek seferde yapılmasını talep edemez.
Soru: Başvuru sahibinin iptal kararının kamu yararına uygun olmadığı iddiası Kurul tarafından nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap: Kurul, iptal kararının kamu yararına aykırı olmadığına hükmetmiştir. İdare, iş artışı sınırını aşan kapsamda yapılan talebi karşılayamayacağı için ihaleyi iptal etmiştir ve bu kararın mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle itirazen şikayet başvurusu reddedilmiştir.
Detaylı Analiz
İhaleye yönelik başvurunun temelini, idarenin bütün teklifleri reddederek ihaleyi iptal etme kararının gerekçesinin kamu yararına aykırı olduğu iddiası oluşturmaktadır. Başvuru sahibi, iptal kararının ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ilkesinden uzaklaştığını ileri sürmüş; ihalenin iptalinde kamu yararının gözetilmediğini savunmuştur. Bu çerçevede uyuşmazlık, ihaleyi iptal eden idarenin kullandığı yetkinin kapsamı ile bu yetkinin dayandığı gerekçenin hukuka ve hizmet gereklerine uygunluğu etrafında şekillenmiştir.
Somut olayda, ihale konusu yolun toplam uzunluğu 45 kilometre olarak belirlenmiş olmasına rağmen, ihaleye yalnızca 15 kilometrelik kesimi konu edilmiştir. Ancak idare, sonradan yolun tamamının bitümlü sıcak karışım (BSK) kaplamalı olarak yapılmasını istemiştir. İptal kararının temelinde bu yeni kapsamın mevcut sözleşme çerçevesinde iş artışıyla karşılanamayacak büyüklükte olması yer almıştır. Bu farklılık, sözleşme konusu işin fiziki boyutunu üç katına çıkaracak nitelikte olduğu için, ilave iş olarak değerlendirilmesi mümkün görülmemiş ve mevcut ihale kapsamında gerçekleştirilmesi hukuken mümkün olmayan bir ihtiyaç değişikliğinin ortaya çıkması nedeniyle iptal kararı verilmiştir.
Kurul değerlendirmesinde, söz konusu değişikliğin iş artışı kapsamında karşılanamayacak mahiyette olduğu belirlenmiştir. Mevzuat gereği iş artışı, belirli sınırlar içinde kalan ve sözleşmeye doğrudan bağlı nitelikteki büyüklükleri kapsar. Ancak burada ortaya konulan kapsam değişikliği, sözleşmede öngörülen sınırları aşar nitelikte olduğundan, bunu iş artışı olarak değerlendirmek mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla, Kurul iptalin keyfi değil, ihalenin temel kapsamının ötesine geçen bir ihtiyaç değişikliği karşısında alınmış zorunlu bir karar olduğunu değerlendirmiştir.
Kurul’un ulaştığı sonuç, iptal kararının hukuka uygun olduğu ve idare tarafından yetkinin hizmet gerekleri doğrultusunda kullanıldığı yönündedir. Her ne kadar ihale komisyonu teklifleri reddetme ve ihaleyi iptal etme yetkisine sahip olsa da, bu yetkinin sınırsız kullanılmasının mümkün olmadığı da ayrıca vurgulanmıştır. İptal kararına dayanak oluşturan kapsam değişikliğinin yapısal bir zorunluluğa dayanması ve mevcut sözleşmeyle karşılanamayacak derecede büyüklük arz etmesi, kararı hukuken geçerli kılmıştır. Buna karşılık, yolun farklı kesimlerinin yapısal bütünlüğü korunarak ayrı ayrı zamanlarda inşa edilmesinin mümkün olduğu da hatırlatılmış, ancak somut durumda bu yöntemle hareket edilmediği dikkate alınmıştır. Bu değerlendirmeler sonucunda, itirazen şikayet başvurusu uygun görülmeyerek reddedilmiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.