KÜNYE
- Toplantı No: 2018/005
- Gündem No: 6
- Karar Tarihi: 30.01.2018
- Karar No: 2018/UY.IV-299
- Başvuru Sahibi: Tahir Aktürk İnşaat Petrol Ürn. Taşm. Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. - 3M Turizm Temizlik Otomasyon Yemek Hiz. Med. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Siirt İl Özel İdaresi
- İKN: 2017/592975
- İhale Adı: Siirt İli Eruh İlçesi 6 Hekimli ASM, TSM,112 ASHİ ve 6 Daireli Lojmanı Yapım İşi
Özet
İhalenin iptaline ilişkin karar itirazen şikâyet üzerine alınmadığı için başvurunun görev yönünden reddi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, ihalenin iptalinin yerinde olmadığını, tekliflerin geçerli olduğunu ve iptal kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İdarenin gönderdiği yazıdan, iptal kararından önce Kuruma herhangi bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı ve iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmadığı tespit edilmiştir; bu nedenle 4734 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesi kapsamında Kurumun görev alanında olmadığı anlaşılmıştır.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhalenin iptal edilmesi kararına karşı yapılacak itirazen şikâyet başvurusunun zaman ve şekil şartları nelerdir?
Cevap: İhalenin iptali gibi önemli işlemlere karşı itirazen şikâyet başvurusu süresi genellikle kararın tebliğ edildiği veya öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Başvuru, Kanunda belirlenen süre içinde ve yazılı formatta yapılmalı, şikâyetin dayanakları açıkça belirtilmelidir. Süre geçirilmesi veya şekil şartlarının yerine getirilmemesi halinde şikâyet başvurusu kabul edilmeyip işlem görev yönünden reddedilebilir. Bu durum hem idari işlemin iptal edilme gerekçesini etkiler hem Kurumun inceleme görevini doğrudan bağlar.
Soru: İptal kararları hakkında itirazen şikâyet başvurusu yapılmadan Kamu İhale Kurumundan doğrudan kararın kaldırılması talep edilmesi durumunda başvuru nasıl sonuçlanır?
Cevap: Kamu İhale mevzuatı çerçevesinde, iptal kararlarına ilişkin uyuşmazlıklarda önce idareye itirazen şikâyet başvurusu yapılması gerekir. Bu başvuru yapılmadan doğrudan Kuruma iptal kararının kaldırılması talebiyle başvuru yapılması, Kurumun görev alanı dışındadır. Sonuç olarak, böyle başvurular görev yönünden reddedilmekte, esastan bir inceleme yapılmamaktadır.
Soru: Kamu ihale mevzuatında itirazen şikâyet üzerine alınmayan iptal kararlarının iptal edilmesi talebinin değerlendirilmesi prosedürü nasıldır?
Cevap: İptal kararlarının, mevzuat kapsamında itirazen şikâyet üzerine alınmadığı durumlarda, doğrudan Kamu İhale Kurumuna başvuru yapılsa bile, Kurumun bu başvuruyu inceleme yetkisi bulunmaz. Dolayısıyla idarenin iptal kararı bu aşamada bağlayıcı olabilir ve Kurumun görev yönünden reddi söz konusu olur. Böylece iptal kararına karşı usulüne uygun başvuru zorunluluğu uygulamanın temel ilkelerinden biridir.
Soru: İhalenin iptal edilmesi kararının ardından itirazen şikâyet sürecine uyulmaması durumunda başvurunun hukuki akıbeti ne olur?
Cevap: İhalenin iptal edilmesi kararına karşı itirazen şikâyet sürecine uyulmadığında yani şikâyet başvurusu yapılmadan doğrudan Kamu İhale Kurumuna itiraz edildiğinde, başvuru hukuki olarak işleme alınmaz ve görev yönünden reddedilir. Bu halde Kurum, iptal kararının uygunluğunu esasen inceleyememektedir; eksik usul şartı nedeniyle başvuru sona erdirilmektedir.
Soru: Kamu ihale mevzuatında iptal kararlarına ilişkin şikâyet yollarının takip edilmemesi halinde ortaya çıkan uyuşmazlıklarda işlem iptal edilip edilmediğinin değerlendirilmesi nasıl yapılır?
Cevap: İptal kararlarına ilişkin usul kurallarına uyulmamışsa ve itirazen şikâyet yolu kapatılmışsa, Kamu İhale Kurumu iptal kararlarını esasen inceleyemez. Dolayısıyla dava aşamasında iptal kararının yerindeliği veya iptali konusu ise, önce idari süreçte itirazen şikâyet yoluna başvurulmuş olması aranır. Bu usul şartı sağlanmadan kararın iptali talebiyle yapılan başvurular işlemsel engellerle karşılaşır. Bu durum hem idari hem yargı süreçlerinde önemli bir filtredir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İhalenin iptal edilmesi kararına karşı itirazen şikâyet başvurusu yapılmadan önce Kamu İhale Kurumuna doğrudan iptal kararının kaldırılması talebiyle başvurulabilir mi?
Cevap: Bu vakada görüldüğü üzere, iptal kararından önce itirazen şikâyet başvurusu yapılmadığı için ve başvuru doğrudan iptal kararının kaldırılması talebiyle Kamu İhale Kurumuna iletildiği için, Kurumun başvuruyu inceleme yetkisi bulunmamıştır. Yani itirazen şikâyet yolu kullanılmadan doğrudan Kuruma başvurulması mevzuata uygun değildir ve bu nedenle başvuru görev yönünden reddedilmiştir.
Soru: İhalenin iptaline ilişkin karar itirazen şikâyet üzerine alınmadığında Kamu İhale Kurumunun görev alanı kapsamına girer mi?
Cevap: Bu vakaya göre, iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmaması durumunda, Kamu İhale Kurumu’nun o başvuruyu inceleme yetkisi yoktur. Dolayısıyla, iptal kararı itirazen şikâyet süreci işletilmeden Kuruma intikal ettirilirse, başvuru görev yönünden reddedilmektedir.
Soru: İptal kararının yerinde olmadığı iddiasıyla doğrudan iptal kararının kaldırılması talebinin değerlendirilmesinde en kritik usul şartı nedir?
Cevap: Bu vakada ortaya çıkan en kritik usul şartı, iptal kararına karşı öncelikle itirazen şikâyet başvurusunun yapılması zorunluluğudur. İtirazen şikâyet başvurusu yapılmadan iptal kararının kaldırılmasını talep etmek, başvurunun doğrudan reddine neden olmaktadır.
Soru: Kurumun görev yönünden reddi kararının temel dayanağı nedir?
Cevap: Kurumun başvuruyu görev yönünden reddetmesinin temel dayanağı, başvuru konusu iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmaması ve Kuruma sunulmadan önce bu suretle idareye şikâyet başvurusunun yapılmamış olmasıdır. Bu durum, Kurumun görev alanına girmediği sonucunu doğurmuştur.
Detaylı Analiz
Başvuru sahibinin talebi, iptal edilen bir ihalenin iptal kararının yerinde olmadığı iddiasına dayanmakta olup, söz konusu kararın kaldırılması talebiyle Kamu İhale Kurumuna doğrudan yapılmıştır. Uyuşmazlığın çerçevesini, bu doğrudan başvurunun usulen uygun olup olmadığı konusu oluşturmaktadır. Özellikle idarenin ihaleyi iptal etme sürecinde, itirazen şikâyet başvuru yolunun kullanılmadan Kuruma müracaat edilip edilemeyeceği, incelemenin temel eksenini teşkil etmiştir.
Uyuşmazlık, ihale sürecinde alınan iptal kararının, idare tarafından itirazen şikâyet başvurusu neticesinde değil, bağımsız şekilde tesis edilmesi nedeniyle Kurumun devreye girip giremeyeceği noktasında yoğunlaşmaktadır. Taraflar arasında esasen, iptal kararının kendisinden ziyade bu karara karşı hangi başvuru usulünün izlenmesi gerektiği ihtilaf konusu olmuştur. Başvuru sahibi, ihalenin iptalinin yerinde olmadığını iddia ederek iptal kararının kaldırılmasını istemekte, ancak bunu doğrudan Kurumdan talep etmektedir.
Bu vakada değerlendirmeye esas alınan kritik usulî unsur, şikâyet başvurusunun belirli bir sıralamayla yapılması gerekliliğidir. Kararın itirazen şikâyet üzerine alınmaması ve Kuruma yapılan başvurunun itirazen şikâyet süreci işletilmeden gerçekleştirilmiş olması, inceleme yetkisinin devreye girmesine engel teşkil etmiştir. Kurum, yalnızca itirazen şikâyet mekanizması çerçevesinde kendisine intikal eden anlaşmazlıklarda görevli kabul edildiğinden, bu başvuruda usul önceliği dikkate alınarak inceleme dışında kalmıştır.
Kamu İhale Kurulu, idare tarafından kendisine iletilen bilgi ve belgelerden hareketle, iptal kararının herhangi bir şikâyet başvurusu üzerine alınmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, Kanun’un ilgili hükmü kapsamında başvurunun Kurumun görev alanına girmediği sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda Kurul, ihalenin iptaline ilişkin doğrudan başvuruyu görev yönünden reddetmiş ve esasa geçilmesine gerek görmemiştir. Kurulun bu kararı, başvuru yollarının usulüne uygun işletilmesinin önemine vurgu yapmaktadır.
Sonuç olarak, Kurumun bu başvuruyu görev yönünden reddetmesi, yalnızca somut olayda usul hatasına dayanmakta; ihalenin iptal kararının yerindeliğine dair herhangi bir içerik değerlendirmesi yapılmamaktadır. Karar, Kurumun yalnızca usulüne uygun biçimde gelen başvurularla sınırlı bir inceleme görevine sahip olduğunu bir kez daha teyit etmektedir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.