İhalenin iptal kararının itirazen şikâyet süreci dışında alınmasının görev kapsamına etkisi - 2021/UY.IV-830

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/016
  • Gündem No: 4
  • Karar Tarihi: 21.04.2021
  • Karar No: 2021/UY.IV-830
  • Başvuru Sahibi: Faruk Görünüş-Diskordans Jeoloji Müh. İnş. Mad. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Ortak Girişimi
  • İhaleyi Yapan İdare: Esenler Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü
  • İKN: 2021/87831
  • İhale Adı: Esenler İlçesi Nenehatun Mahallesi Spor ve Aktivite Merkezi Yapım İşi

Özet

İhalenin iptaline ilişkin kararın itirazen şikâyet konusu yapılamaması nedeniyle başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihalenin iptal gerekçelerinin uygun olmadığını, işin muhtevasında değişiklik olmadığı ve iptal kararının kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlandırılmış olması gerektiğini belirterek iptal kararının iptalini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhalenin iptalinden önce idareye herhangi bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı ve iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmadığı tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesi gereğince, ihalenin idarece iptaline ilişkin kararlar sadece şikâyet ve itirazen şikâyet üzerine itirazen şikâyete konu edilebilmektedir. Bu nedenle, başvuru konusu husus Kurumun görev alanına girmemektedir.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal edilmesi kararına karşı doğrudan idari yargıya başvurulabilir mi?
Cevap: İhalenin iptal edilmesi kararı, Kanun gereği öncelikle idari yargı yoluna başvurmadan önce kamu ihale Kurumuna şikâyet veya itirazen şikâyet yoluyla müracaat edilmesini gerektirebilir. Ancak, iptal kararı doğrudan itirazen şikâyet konusu yapılmadıysa ve verilen iptal kararı idari işlemin doğrudan yapılması şeklindeyse, idari yargıya başvuru öncesinde Kurumun görev sınırları içinde itirazen şikâyet yoluna başvurulması zorunludur. Bu durum uygulamada tereddütlere neden olur ve doğrudan dava açılmadan önce şikâyet başvurusunun yapılıp yapılmadığına bakılması hataların önüne geçer.

Soru: İdarenin ihaleyi iptal etme kararının Kurum değerlendirmesine tabi olması için ne gibi ön şartlar aranır?
Cevap: İhalenin iptal edilme kararının Kuruma itirazen şikâyet olarak götürülebilmesi için öncelikle idareye şikâyet başvurusu yapılmış veya itirazen şikâyet yoluna gidilmiş olmalıdır. İptal kararı; bu başvurular üzerine alınmışsa, Kurum bu kararı inceleyebilir. Şikâyet veya itirazen şikâyet olmadan doğrudan iptal kararına itiraz edilmesi, Kurumun görev alanı dışında kalabilmektedir. Uygulamada, bu ön şart ihmal edildiğinde başvurular görev yönünden reddedilmekte, bu da sürecin uzamasına yol açmaktadır.

Soru: İdarenin ihaleyi kamu yararı veya hizmet gerekleri ile sınırlandırarak iptal etmesi değerlendirmesinde hangi hususlar önemlidir?
Cevap: Kamu ihale mevzuatı, idarenin ihaleyi iptal ederken kamu yararı ve hizmet gerekleri çerçevesinde hareket etmesini öngörür. Ancak, iptal kararının uygunluğu veya gerekçesinin yeterliliği Kurumun görev alanına girebilmesi için şikâyet veya itirazen şikâyet sürecinin işletilmesi gerekir. Bu nedenle, ihale iptal kararının gerekçelerine yönelik hukuki itiraz yapılacaksa, öncelikle başvurunun usul şartlarına uygun şekilde yapılması gereklidir.

Soru: İhalenin iptal edilmesi kararına ilişkin itirazen şikâyet başvurusunun şekli ve süresiyle ilgili uygulamada yaşanan karışıklıklar nelerdir?
Cevap: İptal kararları ancak şikâyet veya itirazen şikâyet üzerine itirazen şikâyet konusu yapılabilir. Uygulamada, ihale iptal kararlarının doğrudan itirazen şikâyet konusu yapılması veya idareye önceden şikâyet başvurusunda bulunulmaması durumunda başvurular görev yönünden reddedilmektedir. Bu durum, kamu ihale mevzuatına hakim olmayan taraflarca sürecin yanlış yürütülmesine ve hak kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle, iptal kararına itiraz edilebilmesi için öncelikle mevzuatta öngörülen başvuru yollarının takip edilmesi önemlidir.

Soru: İptal kararının kapsamı ve gerekçesi ne ölçüde iptal talebine konu edilebilir?
Cevap: İhalenin iptal gerekçesine ilişkin itirazlarda, iptal kararının dayandığı sebep ile işin muhtevasında değişiklik olup olmadığı gibi hususlar tartışılabilir. Ancak bu değerlendirmeye Kurumun bakabilmesi için iptal kararına itirazen şikâyet usulüyle müracaat edilmiş olması gerekir. İdari usulün delinmesi halinde, bu tür ayrıntılı incelemeler yapılmadan başvuru görev yönünden reddedilebilmektedir. Dolayısıyla, bu konuların incelenebilmesi için öncelikle usul şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İhalenin idarece iptal edilmesi kararına karşı doğrudan itirazen şikâyet yoluna başvurulabilir mi?
Cevap: Bu vakada, ihalenin iptaline ilişkin karar doğrudan itirazen şikâyet konusu yapılamamıştır. İdareye önceden herhangi bir şikâyet başvurusu yapılmadığı için iptal kararı itirazen şikâyet üzerine alınmamış ve bu nedenle itirazen şikâyet yoluna başvurulması mümkün olmamıştır.

Soru: İhalenin iptal edilme kararına yapılan başvurunun Kurumun görev alanına girip girmediği nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap: Kurum, ihalenin iptaline ilişkin kararların sadece şikâyet veya itirazen şikâyet üzerine itirazen şikâyet konusu yapılabileceği gerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine karar vermiştir. Dolayısıyla, iptal kararı itirazen şikâyet üzerine alınmadığı için Kurumun görev alanına girmemiştir.

Soru: Başvuru sahibinin ihalenin iptal gerekçelerinin uygun olmadığı ve işin muhtevasında değişiklik olmadığı iddiasının Kurum kararına etkisi oldu mu?
Cevap: Başvuru sahibinin iddialarına rağmen, incelemede iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmaması nedeniyle bu hukuki iddialar değerlendirmeye alınmamış ve başvuru görev yönünden reddedilmiştir. İddiaların içeriği, Kurumun görev sınırlarının dışında kalmıştır.

Soru: İhalenin iptaline ilişkin karara yapılacak başvurular için Kanun’da aranan ön şartlar nelerdir?
Cevap: Bu vakada, 4734 sayılı Kanun gereği, ihalenin idarece iptal edilmesi kararlarına karşı ancak öncelikle şikâyet üzerine ya da itirazen şikâyet üzerine itirazen şikâyet yolu kullanılabilir. İptal kararı doğrudan ve şikâyet veya itirazen şikâyet başvurusu olmadan doğrudan itirazen şikâyet konusu yapılarak Kuruma başvurulamaz.

Detaylı Analiz

İhalenin iptal edilmesine ilişkin kararın kamu ihale mevzuatı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği bu vakada temel uyuşmazlık konusunu oluşturmaktadır. Başvuru sahibi, ihalenin iptal kararını gerekçe açısından yetersiz bulmuş, işin muhtevasında bir değişiklik bulunmadığını ve iptalin kamu yararı ilkesiyle bağdaşmadığını ileri sürerek bu kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak yapılan incelemede, söz konusu iptal işleminin ihale sürecinde yürütülen bir şikâyet ya da itirazen şikâyet üzerine verilmediği görülmüştür. Bu durum, başvurunun konusunu Kurumun görev alanının dışına çıkaran temel faktördür.

Başvurunun özünü oluşturan iddia, ihale iptal gerekçelerinin mevzuata ve kamu yararına uygun olmadığı yönündedir. Ancak bu tür değerlendirmelerin, yalnızca Kurumun görevlendirilmiş olduğu usuli yollar işletildiğinde yapılabilmesine imkan tanınmaktadır. İtirazen şikâyet yoluna başvurulmuşsa da bu başvuru, ancak idareye daha önce şikâyet başvurusu yapılmış ya da iptal kararının doğrudan bir şikâyet süreci sonunda verilmiş olması hâlinde Kurum tarafından ele alınabilmektedir. Oysa bu vakada, iptal işlemi herhangi bir şikâyet süreciyle bağlantılı değil, idarenin kendi takdiriyle doğrudan tesis edilen bir karar niteliğindedir. Bu nedenle, başvuru sahibinin öne sürdüğü iptal gerekçesinin yetersizliği yönündeki argümanlar esasen incelenmeye alınamamıştır.

Mevzuatta öngörülen usul yolunun takip edilmemiş olması, dosyada esaslı unsur değerlendirmesini de engelleyen bir unsur haline gelmiştir. Zira esaslı unsur niteliğinde olduğu ileri sürülen iptal gerekçeleri, ancak Kurumun yetkilendirildiği çerçevede değerlendirilebilir. İnceleme sonucunda Kurul, kendisine görev veren düzenlemenin yalnızca şikâyet üzerine düşülen kararların değerlendirmeye alınabileceğini açıkça ortaya koyduğu gerekçesiyle esas yönünden herhangi bir değerlendirme yapmamıştır. Böylece, iptal kararında belirtilen gerekçelerin kamu yararı kapsamında anlamlı olup olmadığı ya da işin içeriğinde bir değişiklik bulunup bulunmadığına dair maddi analiz yapılamamış, değerlendirme noktasına dahi ulaşılmamıştır.

Bu çerçevede, ihale sürecinde pilot ortağın deneyim belgelerine ya da yeterlilik şartlarına ilişkin herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı için, iş deneyimi yönüyle bir değerlendirme yapılması da söz konusu olmamıştır. Başvurunun tamamen idarenin tesis ettiği iptal kararına ilişkin olması ve bu kararın herhangi bir başvuruya bağlı olmaksızın alınmış bulunması, ihale sürecindeki teknik unsurların incelenmesini de baştan sınırlayan bir etki doğurmuştur. Böylece, başvurunun kapsamı işin esasından ziyade usule ilişkin değerlendirmeyle sınırlandırılmıştır.

Kamu İhale Kurulu, bu vakada mevzuatın öngördüğü usuli sınırlar çerçevesinde hareket ederek başvurunun görev yönünden reddi yönünde karar vermiştir. Kurulun yaklaşımında, idarenin doğrudan tesis ettiği iptal kararlarının, ancak ilgili hukuki süreçler işletildiği takdirde değerlendirilebileceği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, ihale ile ilgili iptal işleminin denetimi talep edilmiş olsa da, başvurunun Kurumun görev sahasında değerlendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ileri sürülen gerekçelere dair esas incelemesine geçilmemiş ve başvuru bu nedenle reddedilmiştir. Bu durum, ihale sürecinde başvuru yollarının doğru ve zamanında işletilmesinin doğrudan sonuç doğurucu etkisini bir kez daha ortaya koymuştur.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.