İhalenin iptal kararından önce idareye şikayet başvurusu yapılmamasına ilişkin usul iddiası - 2022/UY.IV-1187

KÜNYE

  • Toplantı No: 2022/046
  • Gündem No: 6
  • Karar Tarihi: 05.10.2022
  • Karar No: 2022/UY.IV-1187
  • Başvuru Sahibi: Atılım Yol İnşaat Anonim Şirketi
  • İhaleyi Yapan İdare: Kağızman Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü
  • İKN: 2022/736740
  • İhale Adı: Kağızman Hayvan Pazarı Yapım İşi

Özet

İhalenin iptali kararı öncesinde şikayet başvurusu olmaması nedeniyle başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihalenin iptal edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu iddia ederek itirazen şikayet başvurusunda bulunmuştur.

Kurul Değerlendirmesi

İhalenin iptali kararlarına karşı itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilmesi için, iptal kararından önce idareye şikayet başvurusunun yapılmış olması gerekmektedir. İdarenin yazılı beyanına göre, iptal kararı öncesinde herhangi bir şikayet başvurusu bulunmamaktadır. Bu durum, Kurumun inceleme yetkisini ortadan kaldırmaktadır.

İdare Görüşü

İdare, ihalenin iptali kararı alınmadan önce kendilerine herhangi bir şikayet başvurusunda bulunulmadığını bildirmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptali kararına karşı doğrudan itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilir mi, yoksa önce idareye şikayet yapılması gerekiyor mu?
Cevap: İhalenin iptali kararlarına karşı itirazen şikayet başvurusunda bulunulabilmesi için, iptal kararından önce idareye şikayet başvurusunda bulunulmuş olması genel uygulamaya göre beklenir. İdareye önceden şikayet başvurusu yapılmamışsa, itirazen şikayet başvurusunun incelenmesi genellikle mümkün olmaz. Böyle durumlarda Kurul, inceleme yetkisinin yokluğu nedeniyle başvuruyu görev yönünden reddedebilir.

Soru: İptal kararından önce idareye yapılan şikayet başvurusu olmadığı nasıl tespit edilir ve bu tespitin sonuçları nelerdir?
Cevap: İdarenin yazılı beyanı ile iptal kararından önce şikayet başvurusu yapılmadığı tespit edilebilir. Bu tespit, Kurumun ön inceleme yetkisini sınırlar. İdarenin böyle bir durumu beyan etmesi durumunda, itirazen şikayet başvurusunun incelenmemesi ve başvurunun görev yönünden reddi yoluna gidilir.

Soru: İhalenin iptal edilmesinin usul veya mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğunda, idarenin iptal kararından önce şikayet başvurusu almadığını beyan etmesi başvuruyu nasıl etkiler?
Cevap: İdarenin iptal kararından önce şikayet başvurusu yapılmadığını belirtmesi, başvurunun esasına girilmesini engeller. Çünkü itirazen şikayet başvurusunun kabulü için iptal öncesi idareye başvuru yapılmış olması ilk şartlardan biridir. Bu nedenle başvuru görev yönünden reddedilebilir.

Soru: İhalenin iptali kararına yönelik itirazen şikayet sürecinde şikayet başvurusunun zamanlaması neden önemlidir?
Cevap: Şikayet başvurusunun iptal kararından önce yapılması gerekir çünkü şikayet üzerine idarenin tekerrür eden kararı veya işlem düzeltme imkanı doğar. İptal kararından sonra yapılan ilk başvuru doğrudan itirazen şeklide değerlendirileceğinden, önceden yapılmaması durumunda inceleme yetkisi sınırlanır ve başvuru reddedilebilir.

Soru: İhale iptal kararlarına karşı itirazen şikayet başvurusunda usulüne uygun başvuru yapılmamışsa, Kamu İhale Kurumu’nun yetkisi nasıl şekillenir?
Cevap: Usulüne uygun başvuru, öncelikle iptal kararından önce idareye şikayet yapılmasıdır. Bu şart yerine getirilmediğinde, Kamu İhale Kurumu’nun itirazen şikayet başvurusunu inceleme yetkisi doğmayabilir. Böylece başvuru, 4734 sayılı Kanun kapsamında görev yönünden reddedilir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptali kararına karşı itirazen şikayet başvurusunda bulunabilmek için, başvuru sahibinin idareye önceden şikayet başvurusunda bulunması zorunlu mudur?
Cevap: Evet, bu vakada Kamu İhale Kurulu, iptal kararına karşı itirazen şikayet başvurusunda bulunabilmek için iptal kararından önce idareye şikayet başvurusunda bulunulmasının şart olduğunu belirtmiştir. İdarenin bu konuda yaptığı yazılı beyan ile önceden şikayet başvurusunun yapılmadığı anlaşılmış ve bu nedenle inceleme görevinin bulunmadığına karar verilmiştir.

Soru: İptal kararından önce idareye herhangi bir şikayet başvurusu yapılmadığında, Kamu İhale Kurulu’nun durumu nasıl değerlendirmesi gerekir?
Cevap: Kurul, iptal kararından önce idareye şikayet başvurusu yapılmadığını tespit ettiğinde, bu durumun Kurulun inceleme yetkisini ortadan kaldırdığı kanaatine varmıştır ve başvurunun görev yönünden reddine karar vermiştir.

Soru: Başvuru sahibi ihalenin iptal edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu iddia etmişse, idarenin şikayet başvurusuna ilişkin beyanı bu iddiayı nasıl etkiler?
Cevap: İdarenin iptal kararı öncesinde şikayet başvurusu yapılmadığı yönündeki beyanı, başvuru sahibinin iptalin mevzuata aykırı olduğu iddiasını doğrudan Kurul tarafından incelenmesini engellemiştir. Çünkü Kurul, önceden idareye şikayet başvurusu yapılmadığı için itirazen şikayet başvurusunu inceleme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.

Soru: Kamu İhale Kurulu, iptal kararından önce şikayet başvurusunun olmaması sebebiyle itirazen şikayet başvurusunu reddederken hangi hukuki gerekçeyi esas almıştır?
Cevap: Kurul, itirazen şikayet başvurusunun incelenebilmesi için iptal kararından önce idareye şikayet başvurusunun yapılmasının zorunlu olduğu kuralı uyarınca, böyle bir başvuru olmaması nedeniyle Kurumun inceleme görev yetkisinin ortadan kalktığını belirterek başvuruyu görev yönünden reddetmiştir.

Detaylı Analiz

İtirazen şikâyet başvurusuna konu olayda, başvuru sahibi, ihalenin iptal edilmesinin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek Kamu İhale Kurumu’na başvuruda bulunmuştur. Bu başvuru üzerine yapılan incelemede temel uyuşmazlık, başvuru sahibinin ihale iptali kararından önce idareye herhangi bir şikayet başvurusu yapıp yapmadığı noktasında toplanmıştır. Kurum, başvurunun esasına geçmeden önce, başvurunun incelemeye elverişli olup olmadığını değerlendirmiştir.

Vakada öne çıkan tartışmalı husus, ihale sürecinde ihalenin iptali işlemine ilişkin olarak, idareye doğrudan bir şikayet başvurusunun yapılıp yapılmadığıdır. Başvuru sahibi doğrudan Kuruma müracaat ederken, idarenin yazılı açıklaması, iptal öncesinde herhangi bir şikayet başvurusunun kendilerine ulaşmadığını ortaya koymuştur. Bu durumun tespiti ile birlikte, Kurum başvuruyu şeklen, yani usule ilişkin bir eksiklik nedeniyle değerlendirme dışı bırakmıştır.

Başvurunun değerlendirilmesine engel teşkil eden bu durumun esasını, Kanun çerçevesinde belirlenmiş olan “ön başvuru” şartı oluşturmaktadır. İhalenin iptali gibi doğrudan sonuç doğuran idari işlemlere karşı yapılacak itirazen şikayetlerde, bu işlemler gerçekleşmeden önce, başvuru sahibinin idareye şikayet yoluna gitmesi beklenmektedir. Bu ön adım, bir çeşit düzeltici mekanizma olarak işlev görmekte olup, hem idarenin kendi işlemini gözden geçirmesine olanak tanımakta hem de Kurumun sonradan yapacağı değerlendirme için gerekli süreci başlatmaktadır. Bu vakada ise ön başvuru eksikliği, başvurunun esasının incelenmesine olanak vermemiştir.

Bununla birlikte, başvuru sahibinin şikayetinde kullandığı gerekçe, yani ihalenin iptalinde mevzuata aykırılık bulunduğu yönündeki iddia, Kurum tarafından bu usul eksikliği nedeniyle değerlendirilememiştir. Çünkü Kurum, inceleme görevini kullanabilmek için öncelikle bu ön koşulun sağlanmasını aramaktadır. Dolayısıyla burada esasa dair bir değerlendirme yapılmaksızın, sadece sürecin başlatılma biçimi esas alınarak karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, ihalenin iptali yönündeki karara karşı doğrudan yapılan itirazen şikayetin, idareye daha önce herhangi bir şikayet başvurusu yapılmamış olması nedeniyle görev sınırları dışında kaldığı kanaatine ulaşmıştır. Bu nedenle başvuru, mevzuatta öngörülen düzenleme gereği görev yönünden reddedilmiştir. Kurulun bu yaklaşımı, başvuru sürecinde şekil ve usul kurallarına riayetin, ihale hukukunda yargısal denetim kadar önemli bir unsur olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.