İhalenin iptal kararında teklif edilen en düşük bedelin yaklaşık maliyete göre tenzilat oranının yeterliliğine ilişkin iddia - 2017/UY.IV-318

KÜNYE

  • Toplantı No: 2017/006
  • Gündem No: 31
  • Karar Tarihi: 26.01.2017
  • Karar No: 2017/UY.IV-318
  • Başvuru Sahibi: Ensar Osman DOĞAN
  • İhaleyi Yapan İdare: Bingöl İl Özel İdaresi Destek Hizmetleri Müdürlüğü
  • İKN: 2016/503671
  • İhale Adı: Solhan Tarhan Köyü Kanalizasyon Yapım İşi

Özet

İhalenin iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmaması nedeniyle başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, iptal kararının tenzilat oranının (%8) yeterli olduğu gerekçesiyle mevzuata aykırı ve keyfi olduğunu iddia ederek iptal kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İdarenin gönderdiği yazıdan, iptal kararından önce herhangi bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı ve iptal kararının itirazen şikâyet üzerine alınmadığı tespit edilmiştir. 4734 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesine göre, iptal kararları sadece itirazen şikâyet üzerine Kurul tarafından incelenebilir. Bu nedenle, başvuru konusu husus Kurulun görev alanına girmemektedir.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptaline ilişkin idari kararın Kurum tarafından incelenebilmesi için hangi başvuru yollarının izlenmesi gerekir?
Cevap: İhalenin iptaline karşı doğrudan Kuruma başvuru yapılamaz; iptal kararı ancak itirazen şikâyet yoluyla Kurul tarafından incelenebilir. İdarenin iptal kararından önce, ilgililerin itirazen şikâyet başvurusu yapması zorunludur. Bu hususun yerine getirilmemesi halinde, iptal kararına yönelik Kuruma doğrudan yapılan başvurular görev yönünden reddedilir.

Soru: İdarenin iptal kararını verirken tekliflerin yaklaşık maliyete göre tenzilat oranını değerlendirmesi nasıl yorumlanmalıdır?
Cevap: İdarenin iptal kararı verirken tekliflerin yaklaşık maliyetle kıyasında yeterli tenzilat oranı olup olmadığına bakması nispi bir değerlendirmedir ve her durumda keyfi sayılmaz. Ancak bu tür bir değerlendirmeye Kurumda doğrudan itirazen şikâyet yoluyla itiraz edilmeden kararın keyfi olup olmadığına dair değerlendirme yapılamaz.

Soru: İtirazen şikâyet yoluna başvurulmadan idarenin iptal kararına karşı yapılan itirazların hukuki sonucu nedir?
Cevap: Mevzuata göre, iptal kararlarına karşı itirazen şikâyet yoluna başvurulmadan doğrudan Kuruma yapılan itirazlar usulden incelenmez ve görev yönünden reddedilir. Çünkü itirazen şikâyet, iptal kararlarının Kurul tarafından incelenebilmesinin önşartıdır.

Soru: İhalenin iptalinde idarenin keyfi işlem yapıp yapmadığının incelenebilmesi için hangi koşullar sağlanmalıdır?
Cevap: Kurumun iptal kararının keyfi olup olmadığını değerlendirebilmesi için, iptal kararına karşı ilgili ön başvuru yolları (itirazen şikâyet) işletilmiş olmalıdır. Bu ön başvuru yapılmadan doğrudan Kuruma başvurulması halinde, bu inceleme imkan dahilinde değildir ve başvuru reddedilir.

Soru: İptal kararından önce itirazen şikâyet yapılmamışsa, sonradan iptal kararına itiraz imkanı bulunur mu?
Cevap: Genel uygulamada, iptal kararına ilişkin itirazen şikâyet önceden yapılmamışsa, doğrudan Kuruma başvuru yolları kapalı olur ve bu kararlar ancak mevzuatta belirtilen diğer hukuk yolları ile dava edilebilir. Kurum önünde iptal kararlarının itirazen şikâyet yoluyla incelenmesi şarttır; ön şart sağlanmadığında Kurul görev yönünden reddeder.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına ilişkin itirazen şikâyet başvurusu yapılmadan doğrudan Kamu İhale Kurulu’na başvuru yapılabilir mi?
Cevap: Hayır, bu vakada tespit edildiği üzere iptal kararına ilişkin itirazen şikâyet başvurusu yapılmadan doğrudan Kurula başvuru yapılamaz. İdarenin iptal kararı itirazen şikâyet üzerine Kurul tarafından incelenmektedir. Başvuru öncesinde itirazen şikâyet başvurusunun bulunmaması nedeniyle Kurulun görev alanına girmemiş ve başvuru görev yönünden reddedilmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin ileri sürdüğü, teklif edilen en düşük bedelin yaklaşık maliyete göre tenzilat oranının yeterli olduğu gerekçesi, iptal kararının keyfi olduğu iddiasını destekler mi?
Cevap: Bu vakada Kurul, idarenin iptal kararının tenzilat oranına dayalı olup olmadığını incelememiştir. Çünkü iptal kararına ilişkin itirazen şikâyet başvurusu bulunmadığından, bu iddianın incelenmesi mümkün olmamış, iptal kararının keyfi olup olmadığı değerlendirilememiştir.

Soru: Kamu İhale Kurulu’nun bu vakada reddetme gerekçesi neye dayanmaktadır?
Cevap: Kurul, itirazen şikâyet yoluna başvurulmadan iptal kararına yönelik doğrudan başvuruya ilişkin olarak kendi görev alanında bulunmadığını belirlemiştir. Dolayısıyla, 4734 sayılı Kanun’un ilgili maddesine dayanarak başvuruyu görev yönünden reddetmiştir.

Soru: İdarenin iptal kararından önce herhangi bir şikâyet başvurusunda bulunulmaması başvuru sürecini nasıl etkiler?
Cevap: Bu durum, başvuru sahibinin doğrudan Kurula yapmış olduğu itirazın inceleme konusu yapılamamasına yol açmıştır. Çünkü mevzuat gereği iptal kararlarının incelenebilmesi için öncelikle itirazen şikâyet başvurusunun bulunması gerekmektedir; yokluğu halinde başvuru görev yönünden reddedilmektedir.

Detaylı Analiz

Başvuruya konu uyuşmazlık, bir kamu ihalesinin iptaline dair alınan idare kararının, bu iptalin gerekçesi bakımından kamu ihale mevzuatına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi talebinden doğmuştur. Başvuru sahibi, teklif edilen en düşük bedelin yaklaşık maliyete göre yüzde sekiz oranında tenzilat içerdiğini, bu nedenle de iptal kararının keyfi olduğunu öne sürerek Kurumdan iptalin kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak Kurum, böyle bir değerlendirmenin usulen incelenebilmesi için, öncelikle iptal kararına karşı itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuş olması gerektiğini belirlemiş ve bu başvuru şartının sağlanmadığını tespit etmiştir.

Uyuşmazlık çerçevesinde esasen tekliflerin yaklaşık maliyetle kıyaslandığında yeterli tenzilat oranı sağlayıp sağlamadığı meselesi gündeme getirilmişse de, bu iddianın Kurum nezdinde içerik yönüyle incelenebilmesi mümkün olmamıştır. Çünkü başvuru sahibi, mevzuatta öngörülen başvuru yollarını izlemeden doğrudan Kuruma başvuruda bulunmuştur. Bu sebeple, tenzilat oranının değerlendirilmesiyle ilgili iddialar, Kurul tarafından ele alınamamış ve içerik bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.

Bu bağlamda, iptal kararının dayandığı gerekçenin “keyfi” olup olmadığı yönündeki iddia da Kurul gündemine alınmamıştır. Çünkü iptal kararına ilişkin olarak usule uygun bir itirazen şikâyet başvurusu gerçekleştirilmediğinden, bu gerekçenin geçerliliği hakkında Kurum açısından bir inceleme imkanı doğmamıştır. Dolayısıyla başvuru sahibi tarafından ileri sürülen içeriğe dair iddiaların tamamı, ön inceleme aşamasında usule takılmış ve esas yönünden değerlendirmeye konu olamamıştır.

Kamu İhale Kurulu yaptığı değerlendirmede, söz konusu iptal kararının itirazen şikâyet yoluyla Kuruma taşınmadığını ve bu nedenle Kurulun görev alanına girmediğini açık biçimde ortaya koymuştur. İptal kararlarının yalnızca belirli usul adımları izlendiğinde Kurul önünde incelenebilir kılındığını belirten Kurul, bu çerçevede mevzuatın açık hükümlerine dayanarak başvuruyu görev yönünden reddetmiştir. Böylece uygulamada, sadece içerikteki iddiaların değil, başvuru sürecinin yönteme uygun olup olmadığının da başlı başına bir inceleme konusu oluşturduğuna dikkat çekilmiştir.

Sonuç olarak Kurul, anılan uyuşmazlıkta yer alan tenzilat oranı ve iptal gerekçesinin keyfiliğine dair tüm içerik taleplerini değerlendirme dışında bırakmış; yalnızca başvuru prosedürünün mevzuata aykırı şekilde işletilmesi nedeniyle yetki yönünden karar vererek başvuruyu reddetmiştir. Bu karar, ihale iptallerine karşı yalnızca usulüne uygun yapılan başvuruların Kurul nezdinde incelenebildiğini bir kez daha ortaya koymuştur.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.