İhalenin iptal kararına karşı itirazen şikayet başvurusunun yasal süre ve şekil şartlarına uyulmaması iddiası - 2017/UY.IV-1168

KÜNYE

  • Toplantı No: 2017/021
  • Gündem No: 13
  • Karar Tarihi: 26.04.2017
  • Karar No: 2017/UY.IV-1168
  • Başvuru Sahibi: Ali İhsan ERDOĞAN
  • İhaleyi Yapan İdare: Karayolları Genel Müdürlüğü Program ve İzleme Dairesi Başkanlığı
  • İKN: 2014/80155
  • İhale Adı: Karayolları Genel Müdürlüğü Tesisleri İnşaat, Mekanik Ve Elektrik Bakım Onarım İhalesi

Özet

İhalenin iptaline ilişkin itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle başvurunun reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihale komisyonunun ihaleyi iptal etme kararının keyfi olduğunu ve bu iptal kararının iptal edilmesi gerektiğini iddia ederek itirazen şikayet başvurusunda bulunmuştur.

Kurul Değerlendirmesi

Danıştay 13. Dairesi kararına göre, iptal kararının başvuru sahibine tebliğ edildiği tarih (08.12.2014) itibarıyla, başvuru sahibinin 5 gün içinde doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunması gerekirken, bu sürenin kaçırıldığı; başvurunun ancak temyiz süreci sonunda 24.04.2017 tarihinde Kuruma ulaştığı; ayrıca başvurunun şekil şartlarına (vekâletname, imza sirküleri, başvuru bedeli yatırılması) uygun olmadığı tespit edilmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptaline itirazen şikayet başvurusunda bulunurken yasal sürenin başlangıcı nasıl tespit edilir ve bu konuda sık yapılan uygulama hataları nelerdir?
Cevap: İhalenin iptaline ilişkin itirazen şikayet süresi, iptal kararının ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Pratikte en çok karışıklığa yol açan husus, tebliğ tarihinin doğru belirlenememesi veya bildirim tarihinin değil, fiili tebliğin esas alınması gerektiğinin unutulmasıdır. Sürenin iptal kararının Kuruma ulaştığı tarih veya yazının yayımlandığı tarih gibi farklı tarihlerden başlayacağını varsaymak hataya yol açabilir. Bu nedenle, başvurucunun iptal kararını fiilen öğrendiği ya da tebliğ edildiği tarih dikkate alınmalıdır. Sürenin geçirildiği durumlarda başvuru genellikle esastan incelenmeden reddedilir.

Soru: İhalenin iptaline karşı itirazen şikayet başvurusunda şekil şartlarının (vekâletname, imza sirküleri, başvuru bedeli gibi) eksik verilmesinin sonuçları nelerdir?
Cevap: Başvuru belgelerinde vekâletname, imza sirküleri veya başvuru bedelinin yatırıldığına dair kanıt gibi zorunlu unsurların eksik olması, başvurunun şekil şartlarına uygun yapılmadığı anlamına gelir. Böyle durumlarda başvuru, esas yönünden değerlendirilmeden, şekil eksikliğinin tamamlanamaması halinde reddedilir. Uygulamada, bu eksikliklerin tamamlanması için genellikle ek süre verilmez ya da ek süre verilse bile sürenin kaçırılması nedeniyle başvuru reddedilir.

Soru: İhalenin iptaline ilişkin kararların iptali talebiyle itirazen şikayet yoluna başvurulmasında en sık karşılaşılan süre ve şekil açısından hak düşürücü işlem nedenleri nelerdir?
Cevap: İptal kararına karşı itirazen şikayet başvurusunda en çok karşılaşılan hak düşürücü nedenler arasında; başvurunun yasal beş günlük sürede yapılmaması ve başvurunun vekâletname, imza sirküleri veya başvuru bedelinin yatırılması gibi zorunlu şekil şartlarının yerine getirilmemesi yer alır. Bu nedenlerle yapılan başvurular, mevzuat gereği esastan incelenmeden reddedilebilir. Uygulamada sıkça görülen hatalar, sürenin yanlış hesaplanması veya eksik belge ile başvuru yapılmasıdır.

Soru: İhalenin iptaline karşı itirazen şikayet başvurusunda sürenin erken başlaması ya da geç başlaması iddialarının incelenmesinde genel yaklaşım nedir?
Cevap: Sürenin başlangıcında tereddüt olması halinde, idari işlemin ilgililere fiilen tebliğ edildiği tarih esas alınır. Bu tarihin tespiti için idari kayıtlar, tebliğ tutanakları ve diğer belgeler dikkate alınır. Sürenin yanlış veya geç başladığı iddiası varsa, yeterli belge ile desteklenmesi gerekir. Tereddüt durumunda, usulü işlem süresi kaçırıldığı takdirde başvuru reddedilir.

Soru: Süre ve şekil şartlarına uygun olmayan itirazen şikayet başvurularının sonunda hangi tür hukuki riskler ortaya çıkar?
Cevap: Süre ve şekil şartlarına uygun yapılmayan itirazen şikayet başvuruları çoğunlukla hukuken işleme alınmaz ve esastan incelenmez. Bu durum, başvurucunun hakkını kaybetmesine yol açar, idarenin iptal kararının uygulanmasını engellemez; ayrıca, konuyla ilgili yapılacak sonraki yasal başvurularda dava hakkının da sınırlandırılması söz konusu olabilir. Uygulamada bu nedenle süre ve şekil koşullarının titizlikle takip edilmesi kritik öneme sahiptir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibi ihalenin iptaline karşı itirazen şikayet başvurusunu hangi süre içinde yapmak zorundaydı ve bu süre nasıl işlemeye başladı?
Cevap: Başvuru sahibi, iptal kararının kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 5 gün içinde itirazen şikayet başvurusunu doğrudan Kamu İhale Kurumu’na yapmak zorundaydı. Bu sürenin başlangıcı, iptal kararının tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilmiştir.

Soru: Başvuru sahibi yasal sürede itirazen şikayet başvurusunu yapmamışsa, başvuru ne şekilde değerlendirildi?
Cevap: Başvuru, yasal süresi içinde yapılmadığı için süresi geçmiş sayılmış ve bu nedenle esastan incelenmeden reddedilmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun şekil şartları açısından hangi eksiklikleri tespit edilmiştir ve bunun sonucu nedir?
Cevap: Başvurunun vekâletname ve imza sirküsü ibraz edilmemesi ile başvuru bedelinin yatırılmaması gibi şekil şartlarına uygun olmadığı belirlenmiştir. Bu eksiklikler sebebiyle başvuru, şekil yönünden uygun bulunmayarak yine reddedilmiştir.

Soru: İhalenin iptali kararının iptali talebiyle yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinin hukuki gerekçesi nedir?
Cevap: Başvuru, ihale iptal kararının tebliğ tarihinden itibaren 5 günlük başvuru süresinin kaçırılması ve şekil şartlarına uyulmaması nedeniyle mevzuata uygun olarak reddedilmiştir.

Detaylı Analiz

Başvuru sahibinin iddiası, ihale komisyonu tarafından verilen iptal kararının keyfi olduğu yönünde olmuş ve bu kararın iptal edilmesi amacıyla Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikayet başvurusu yapılmıştır. Uyuşmazlığın temelini ise, bu başvurunun ne zaman ve hangi usulle yapıldığı oluşturmuştur. Zira başvurunun içeriğinden ziyade, şekilsel ve süreye ilişkin koşulların ihlali değerlendirme konusu yapılmıştır.

Somut olayda esas tartışma, başvuru sahibinin ihalenin iptali kararına ilişkin itirazen şikayet başvurusunu yasal süresi içinde yapıp yapmadığı üzerinedir. Tebliğ işleminin tarihi net olarak tespit edilmiş ve buna göre başvurucunun, iptal kararının kendisine bildirildiği tarihten itibaren beş gün içinde Kuruma doğrudan başvuruda bulunması gerektiği anlaşılmıştır. Ancak bu süre geçirilmiş; başvuru, aradan geçen uzun bir sürenin ardından, yalnızca temyiz süreci sonunda yapılabilmiştir. Bu durum, başvurunun doğrudan süresinde yapılmadığını açıkça ortaya koymuştur.

Başvurunun süresi dışında yapılmasının yanında, şekli yönüyle de belirli eksiklikler taşıdığı görülmüştür. Kuruma sunulan belgelerde, başvuru sahibine ait vekâletname ve imza sirkülerinin bulunmadığı ve başvuru bedelinin yatırılmadığı tespit edilmiştir. Bu eksiklikler, başvurunun şekil şartlarına uygun olmadığını göstermiştir. Mevzuat uyarınca bu tür belgelerin başvuru anında tamam olması gerektiğinden, eksikliklerin başvuru süresi dışında tamamlanması veya tamamlanmaksızın başvurulması, başvuruyu hukuk düzeni bakımından geçersiz kılmıştır.

Kurul değerlendirmesinde, başvurunun içeriğine girilmeksizin, yalnızca başvurunun süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı incelenmiş, bu çerçevede yapılan tespitler başvurunun esastan değerlendirilmesini engellemiştir. Kurul, başvurunun sürenin aşılması ve şekil şartlarından kaynaklanan eksiklikler nedeniyle reddine karar verirken, bu sonuca ulaşırken yerleşik içtihat niteliğindeki Danıştay kararlarını da dikkate almıştır.

Sonuç olarak, başvurunun yerinde olup olmadığına dair herhangi bir içerik değerlendirmesi yapılmaksızın, sadece şekli ve süre yönünden yapılan inceleme neticesinde başvurunun kabul edilebilir koşulları taşımadığı belirlenmiştir. Bu itibarla, Kurul, başvurunun yasal başvuru süresi ile şekli şartlar yönünden mevzuata aykırı olduğu kanaatine vararak, başvuruyu reddetmiş ve başvurucunun başvuru hakkı bu noktada sona ermiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.