İhalenin iptal kararına itirazen şikayet öncesi idareye şikayet başvurusunun bulunmaması iddiası - 2021/UY.IV-200

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/004
  • Gündem No: 17
  • Karar Tarihi: 27.01.2021
  • Karar No: 2021/UY.IV-200
  • Başvuru Sahibi: Kandamar İnş. Gıda Tur. Taş. San. Tic. Ltd. Şti.
  • İhaleyi Yapan İdare: Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü
  • İKN: 2020/592604
  • İhale Adı: Gaziantep İli İslahiye İlçesi Opet Anadolu Lisesi Bina Deprem Güçlendirme ve Onarım İşi

Özet

İhalenin iptaline ilişkin kararın itirazen şikayet üzerine alınmaması nedeniyle başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihalenin iptal edilmesinin uygun olmadığını, ihale ilanının büyükşehir sınırları içinde yapıldığını ve yerel gazetede ilan yapılmasına gerek olmadığını iddia ederek iptal kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İdareden alınan bilgiye göre, iptal kararından önce istekli olabilecek sıfatını kazanmış kişilerce idareye herhangi bir şikayet başvurusu yapılmamıştır; sadece istekli olabilecek sıfatı bulunmayan bir kişi tarafından yapılan başvuru şikayet olarak kabul edilmemiştir. 4734 sayılı Kanun’un 54 ve 56’ncı maddeleri uyarınca, iptal kararları sadece itirazen şikayet üzerine Kurul tarafından incelenebileceğinden, iptal kararının Kurumun görev alanında olmadığı tespit edilmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptaline ilişkin kararlar hangi şartlarda Kamu İhale Kurumu tarafından itirazen şikayet üzerine incelenir?
Cevap: İhalenin iptaline ilişkin kararlar, öncelikle iptal kararından önce idareye şikayet başvurusunun yapılmış olması ve ardından şikayet sahibinin itirazen şikayet yoluna başvurması durumunda Kurum tarafından incelenir. Eğer idareye önceden şikayet başvurusu yapılmamışsa veya itirazen şikayet süreci işletilmemişse, iptal kararları Kurumun inceleme yetkisine girmez.

Soru: İdareye yapılan şikayet başvurusunda, başvuru sahibinin “istekli olabilecek sıfatı” bulunmasının önemi nedir?
Cevap: Şikayet başvurusunun idarece şikayet olarak kabul edilmesi için, başvuru sahibinin mevzuat uyarınca istekli veya isteklilerin hak ve yükümlülüklerini devralmaya aday kişi veya kuruluş olması gerekir. İstekli sıfatı bulunmayan kişilerce yapılan başvurular şikayet olarak kabul edilmez ve bu durum itirazen şikayet yolunun açılmasını engeller.

Soru: İhalenin iptali kararının önüne idareye yapılmış bir şikayet başvurusunun bulunmaması başvuru sahibinin hakkını nasıl etkiler?
Cevap: İdareye yapılmış ön şikayet başvurusu bulunmadığında, başvuru sahibi itirazen şikayet hakkını kullanamaz ve iptal kararı doğrudan Kurumca incelenmez. Bu nedenle başvuru, görev yönünden reddedilir; böylece iptal kararının usul veya esas yönünden incelenmesi mümkün olmaz.

Soru: İhalenin iptal kararına itirazen şikayet yoluyla başvururken, ilan şekline veya ilanın yapıldığı yere ilişkin iddialar nasıl değerlendirilir?
Cevap: İptal kararının usulüne ilişkin itirazen şikayetlerin kabul edilebilmesi için öncelikle idareye şikayet başvurusunun varlığı gerekmektedir. İlan şekli ya da ilan yerinin hukuka uygunluğu gibi konular, söz konusu ön şart sağlandıktan sonra incelenebilir. Ancak ön şikayet yoksa bu tür esas tartışmaları Kurum önünde değerlendirmeye alınmaz.

Soru: İptal kararından önce sadece istekli sıfatı bulunmayan bir kişi tarafından idareye başvuru yapılmışsa bu başvuru itirazen şikayet kapsamına girer mi?
Cevap: Hayır, ancak istekli sıfatına sahip gerçek veya tüzel kişilerce yapılan başvurular şikayet olarak kabul edilir. İstekli olmayan kişilerce yapılan başvurular şikayet sayılmaz, dolayısıyla itirazen şikayet yolunun kullanılması mümkün olmaz ve Kurumun inceleme yetkisi doğmaz.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin ihalenin iptal edilmesinin usulsüz olduğu iddiası Kurum tarafından neden incelenmemiştir?
Cevap: İhalenin iptal edilmesi kararı Kuruma sadece itirazen şikayet üzerine incelenmek üzere gelmektedir. İptal kararından önce idareye istekli sıfatına sahip kişiler tarafından şikayet başvurusu yapılmamış, dolayısıyla iptal kararı itirazen şikayet süreci kapsamında Kuruma intikal etmemiştir. Bu nedenle Kurul, iptal kararının usulüne uygunluğunu inceleme yetkisine sahip olmamıştır.

Soru: İhale iptal kararından önce idareye yapılan şikayet başvurusunun olmaması başvurunun reddedilmesinde nasıl bir rol oynamıştır?
Cevap: İhale iptal kararları yalnızca önceden idareye şikayet başvurusu yapılmış ve ardından itirazen şikayet yolu kullanılmışsa Kurul tarafından incelenebilir. Bu vakada idareye şikayet başvurusu yoktur. Dolayısıyla itirazen şikayet yolu açılmamış, bu da iptal kararının Kurumun görev alanında olmadığı sonucunu doğurarak başvurunun görev yönünden reddini sağlamıştır.

Soru: Başvuruda yer alan “ihanin ilanının büyükşehir sınırları içinde yapılması nedeniyle yerel gazetede ilan zorunluluğunun bulunmadığı” iddiası kararda nasıl karşılanmıştır?
Cevap: Bu iddia kararda herhangi bir değerlendirme konusu olmamış veya bir sonuç doğurmamıştır. Kurul’un başvuruyu reddetme gerekçesi, iptal kararının itirazen şikayet üzerine gelmemesi ve önceden idareye şikayet başvurusunun bulunmaması ile ilgilidir. İlanın yapıldığı yer veya bu konudaki hukuki iddialar kararda dikkate alınmamıştır.

Soru: İstekli olabilecek sıfatına sahip olmayan bir kişinin idareye yaptığı başvuru Kurul nezdinde şikayet kabul edilir mi?
Cevap: Hayır, idareye yapılan başvuru ancak istekli olabilecek sıfatına sahip kişilerce yapılmışsa şikayet olarak kabul edilir. Vakada sadece istekli sıfatına sahip olmayan bir kişi tarafından başvuru yapılmış ve bu nedenle şikayet olarak değerlendirilmemiştir. Bu durum itirazen şikayet sürecinin başlamasını engellemiş ve Kurulun görevli olmamasına yol açmıştır.

Detaylı Analiz

İncelenen uyuşmazlıkta temel mesele, bir ihalenin iptali kararına yönelik olarak doğrudan Kamu İhale Kurumu’na başvurulmuş olması ve bu başvuru öncesinde idareye herhangi bir şikayette bulunulmamış olmasıdır. Başvuru sahibi, ihale ilanının yayımlandığı yerin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek iptal kararının hatalı olduğunu iddia etmiş ve bu gerekçeyle ihalenin iptaline yönelik işlemin kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak başvurunun konu ve şekil bakımından usule uygun şekilde yapılmadığı anlaşılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta ihalenin iptali yönünde alınan karardan önce idareye yalnızca istekli sıfatı taşımayan bir kişi tarafından başvuru yapıldığı görülmüştür. Bu durum, başvurunun mevzuat anlamında bir şikayet olarak kabul edilmemesine neden olmuştur. Dolayısıyla, idare nezdinde geçerli bir şikayet süreci başlatılamamış ve bu nedenle itirazen şikayet yolu da açılmamıştır. Kurum tarafından yapılan değerlendirmede, yalnızca istekli veya istekli olabilecek kişilerin başvurusunun dikkate alınabileceği vurgulanmış; bu şartın sağlanmadığı dolayısıyla da Kurum’un bu başvuru üzerinde görevli bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bu bağlamda başvuru sahibinin ihale ilanının yerel gazetede yayımlanmasına gerek olup olmadığı yönündeki değerlendirmesi veya iptal kararının yerindeliğine dair ileri sürdüğü esaslı unsurlar, Kurum açısından incelemeye elverişli bir çerçevede sunulmamıştır. Çünkü Kurumun esasa ilişkin değerlendirme yapabilmesi için önce şekli koşulların sağlanması gerekmektedir. Şikayet sürecinin usul hükümlerine uygun bir şekilde başlatılmaması, anlaşmazlığın esasına girilmeden başvurunun reddedilmesine neden olmuştur.

İhalenin iptali kararına ilişkin olarak Kurumun görev alanına giren bir itirazen şikayet sürecinin başlayabilmesi için, iptal kararının ardından değil, daha önce idareye yapılmış geçerli bir şikayet başvurusunun varlığı zorunludur. Ancak bu vakada böyle bir başvuru söz konusu olmadığından, Kurum nezdinde değerlendirme yapılabilecek bir zemin oluşmamıştır. Diğer yandan, istekli sıfatı bulunmayan bir kişinin idareye yapmış olduğu başvuru dikkate alınmamış, bu başvurunun varlığı itirazen şikayet sürecinin başlatılması açısından yeterli görülmemiştir.

Sonuç olarak Kurul, başvurunun sadece itirazen şikayet üzerine kendisine intikal etmiş iptal kararlarını inceleyebileceğini; bu somut olayda ise böyle bir sürecin işletilmediğini dikkate alarak, görevsizlik nedeniyle başvurunun reddine karar vermiştir. Bu yaklaşım, usule dair şartların yerine getirilmemesi durumunda Kurumun konu hakkında karar verme yetkisinin oluşmadığını ve bu nedenle esasa girilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.