İhalenin iptal edilmesi öncesinde idareye şikayet başvurusu yapılmaması ve iptal kararının itirazen şikayet üzerine alınmaması nedeniyle görev alanı tartışması - 2021/UY.IV-1076

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/022
  • Gündem No: 1
  • Karar Tarihi: 02.06.2021
  • Karar No: 2021/UY.IV-1076
  • Başvuru Sahibi: Ridade Peyzaj Tasarım İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi
  • İhaleyi Yapan İdare: Çorlu Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü
  • İKN: 2021/152644
  • İhale Adı: Tekirdağ İli Çorlu İlçesi Reşadiye Mahallesi 3195 Ada, 9 Parsel Üzerinde Çok Amaçlı Spor ve Sergi Salonu Yapım İşi

Özet

İhalenin iptal kararının itirazen şikayet üzerine alınmaması nedeniyle Kurumun görev alanında olmadığı tespitiyle başvurunun reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihale komisyonunca ihalenin kendilerinde bırakılmasına rağmen ihale yetkilisi tarafından iptal edilmesinin keyfi ve mevzuata aykırı olduğunu, iptal kararının kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhale iptal kararında, ihaleye sadece iki teklif verilmesi, en düşük teklif ile ikinci teklif arasında 790.000,00 TL fark olması, en düşük teklif verenin değerlendirme dışı kalması, ihalede yeterli rekabet ortamının sağlanamaması ve iptal takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılması gerektiği belirtilmiştir. Ancak, iptal kararından önce idareye herhangi bir şikayet başvurusu yapılmadığı ve iptal kararının itirazen şikayet üzerine alınmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesi gereğince Kurumun iptal kararına ilişkin görev alanının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına karşı doğrudan Kamu İhale Kurulu’na başvurmak mümkün müdür, yoksa önce idareye şikayet başvurusu zorunlu mudur?
Cevap: Kamu ihalelerinde ihale iptal kararına karşı doğrudan Kuruma başvurmak, idareye önceden şikayet başvurusu yapılmamışsa genellikle mümkün değildir. İhale kararlarının iptali itirazen şikayet üzerine Kurulun görev alanındadır. İptal öncesinde idareye şikayet yapılmamış ve iptal kararı da itirazen şikayet üzerine alınmamışsa Kurul görev yönünden inceleme yapmaz ve başvuruyu reddedebilir.

Soru: İhale iptalinde en düşük teklif ile ikinci teklifler arasındaki fark veya teklif sayısının azlığı iptal gerekçesi olarak yeterli midir?
Cevap: Tekliflerin azlığı ve teklif fiyatları arasındaki makul olmayan farklar, idarenin iptal takdir yetkisini kullanması için dayanak teşkil edebilir. Ancak bu tür gerekçeler mutlaka idareye şikayet aşamasında tartışılmalı, doğrudan Kurula itirazen şikayet aşamasında değerlendirilir. İptal gerekçesinin hukuka uygunluğu şikayet yoluyla somut olarak incelenebilir.

Soru: İhale komisyonunun ihaleyi bırakma kararı ile ihale yetkilisinin iptal kararı arasında çelişki varsa nasıl bir yol izlenmelidir?
Cevap: İhale komisyonu ve ihale yetkilisinin kararları birbiriyle uyumsuz olabilir. Bu durumda idareye öncelikle şikayet başvurusu yapılmalı ve idarenin karar uyumunu sağlaması beklenmelidir. Kurul, iptal kararına karşı şikayet alınmadan sürece müdahil olamaz; dolayısıyla denetim ön şartı şikayet başvurusudur.

Soru: İhale iptal kararının hukuka uygunluğu hangi aşamada ve kim tarafından değerlendirilir?
Cevap: İhale iptal kararının mevzuata uygun olup olmadığı değerlendirmesi idare nezdinde şikayet başvurusu aşamasında yapılır. Şikayet üzerine iptal kararı varsa, Kurul bu kararın hukuka uygunluğunu inceleyebilir. İptal öncesinde idareye şikayet yapılmamışsa, Kurum bu konuda görevli ve yetkili olmayabilir.

Soru: Kurumun görev alanının başlangıcı ve sonu ihale iptal kararları bakımından nasıl belirlenir?
Cevap: Kurumun görev alanı, ihale kararlarına karşı öncelikle idareye itiraz veya şikayet yoluyla başvurulması ve bu başvurular üzerine Kuruma itirazen şikayet yapılması ile başlar. İptal kararı, Kurula yönelik itirazen şikayet üzerine yapılmazsa Kurum görev alanına girmez ve doğrudan başvurular genellikle görev yönünden reddedilir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına karşı itirazen şikayet başvurusu yapılmadan doğrudan Kamu İhale Kurulu’na başvuru yapılabilir mi?
Cevap: Somut vakada, ihale iptal kararına karşı idareye öncelikle şikayet başvurusu yapılmamıştır. İptal kararı itirazen şikayet üzerine alınmadığı için Kurulun bu karara ilişkin görev alanı bulunmamaktadır. Dolayısıyla, doğrudan Kurula başvuru yapılması mümkün değildir ve başvuru görev yönünden reddedilmiştir.

Soru: İhalenin iptal edilmesinin gerekçeleri şikayet konusu yapılabilirmiş midir?
Cevap: İptal kararının gerekçeleri olarak, teklif sayısının azlığı, teklifler arasındaki yüksek fark ve yeterli rekabet ortamının sağlanamaması gösterilmiştir. Ancak somut vakada, bu gerekçeler idareye yapılacak şikayet başvurusu ile değerlendirilebilecek hususlardır. İdareye öncelikle şikayet başvurusu yapılmadan Kurulun devreye girmesi mümkün değildir.

Soru: İhale yetkilisinin, ihale komisyonunca ihalenin bırakılmasına karar verildiği halde iptal kararı vermesi hukuken denetlenebilir mi?
Cevap: Somut dosyada, ihale komisyonunun ihaleyi bırakma kararı bulunmasına rağmen ihale yetkilisi iptal kararı vermiştir. Bunun keyfi veya mevzuata aykırı olduğu iddiası Kuruma iletilmiştir. Ancak, iptal kararına karşı şikayet başvurusu yapılmadan süreç tamamlandığı için Kurul bu iddiayı inceleme yetkisine sahip olmamıştır.

Soru: Kurul, ihalenin iptal edilmesi nedeniyle yapılan başvuruda hangi nedenle görev yönünden reddetme kararı vermiştir?
Cevap: Kurul, ihale iptal kararının verilmesinden önce idareye şikayet başvurusu yapılmadığını ve iptal kararının itirazen şikayet üzerine alınmadığını tespit etmiştir. Bu nedenle, 4734 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri gereğince Kurumun görev alanında olmadığı sonucuna vararak başvuruyu görev yönünden reddetmiştir.

Detaylı Analiz

Somut uyuşmazlıkta, ihale komisyonu tarafından ihalenin belirli bir istekli üzerinde bırakılmasına karar verilmişken, ihale yetkilisi tarafından bu karar sonrasında ihalenin iptali yönünde ayrı bir karar alınmıştır. Başvuru sahibi, bu iptal işleminin hukuka uygun olmadığını, keyfi nitelik taşıdığını ve kamu yararına açıkça aykırı olduğunu ileri sürerek, iptal kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak değerlendirme, bu iptal kararının şikâyet prosedürleri izlenmeden doğrudan Kuruma taşınması nedeniyle ön inceleme kapsamında yürütülmüştür.

İhale sürecinde özellikle iptal kararına yol açan gerekçeler tartışma konusu olmuştur. İdare tarafından, ihaleye yalnızca iki teklif verilmesi, teklifler arasındaki önemli fiyat farkı ve değerlendirilen tek geçerli teklifin rekabeti sağlamaktan uzak olması gerekçe gösterilerek iptal kararı alınmıştır. Başvuru sahibi açısından bu gerekçelerin yerindeliği tartışmalı olmakla birlikte, bu hususlar somut aşamada esasen idareye yapılacak şikâyet başvurularında değerlendirilebilecek nitelikteki içeriklerdir. Ancak, iptal öncesi süreçte idareye herhangi bir şikâyet başvurusu yapılmamıştır.

Vakada öne çıkan hukuki değerlendirme, “esaslı unsur” bakımından değil, başvurunun şekli yönünden Kurumun müdahale alanı ile sınırlıdır. Burada esaslı unsurdan kastedilen; iptal işleminin kamu yararı, hizmet gerekleri ya da rekabetin sağlanamaması gibi objektif ve somut nedenlere dayanıp dayanmadığıdır. Ancak bu konunun Kurul tarafından ele alınabilmesi için, başvuru sürecinin usule uygun biçimde ilerlemiş olması gerekir. Başka bir deyişle, değerlendirme merhalesine geçilmeden önce idareye şikâyet başvurusunda bulunulması bir ön koşul niteliğindedir. Bu yapılmadığı için esaslılık yönündeki iddialar Kurulun gündemine alınamamıştır.

Başvuruya konu olayda, teknik veya mali yeterlik belgelerine değil, pilot ortak ya da diğer ortakların iş deneyimlerine ilişkin doğrudan bir tartışma yer almamaktadır. Vaka yalnızca, ihale iptal kararının alınma süreci ve buna karşı takip edilmesi gereken başvuru yollarının izlenmemiş olmasına ilişkindir. Bu nedenle tarafların yeterlik veya deneyimi üzerinden bir değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır.

Sonuç olarak Kurum, iptal kararının ardından başvuru sahibince izlenen hak arama yolunun usule uygun olmadığına dikkat çekmiş ve başvuruyu görev yönünden incelemeye değer bulmamıştır. Kurulun yaklaşımı, iptal işlemlerinde önce idari şikâyet yolunun tüketilmesi gerektiği yönündeki yerleşik içtihat ile paraleldir. Bu bağlamda, Kurum iptal kararını esas yönünden incelemeye geçmemiş, yalnızca usul eksikliği nedeniyle başvurunun reddine karar vermiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.