İhalenin idareye şikayet başvurusu olmaksızın alınan iptal kararına karşı itirazen şikayet yolu açılması talebi - 2019/UY.IV-867

KÜNYE

  • Toplantı No: 2019/037
  • Gündem No: 18
  • Karar Tarihi: 01.08.2019
  • Karar No: 2019/UY.IV-867
  • Başvuru Sahibi: Makim Yapı İnş. Tur. Nak. ve Gıda San. Tic. A.Ş.
  • İhaleyi Yapan İdare: Muş Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü
  • İKN: 2019/273327
  • İhale Adı: Asfalt Yol Yapımı

Özet

İhalenin iptal kararına itirazen şikayet yolu açık olmadığı için başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihalenin iptal gerekçelerinin yerinde olmadığını iddia ederek iptal kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhale komisyonu kararı incelendiğinde, iptal kararının yeterli rekabetin oluşmaması, saydamlık ve açıklık ilkelerine uyulmaması gerekçeleriyle alındığı, ancak iptal kararı öncesinde idareye herhangi bir şikayet başvurusu yapılmadığı tespit edilmiştir. İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ’in ilgili maddeleri uyarınca, şikayet veya itirazen şikayet başvurusu olmaksızın idare tarafından alınan iptal kararlarına karşı Kuruma itirazen şikayet başvurusu yapılamamaktadır.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına karşı doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusu yapıldığında, başvurunun inceleme kapsamı nasıl belirlenir?
Cevap: İptal kararı alındıktan sonra Kuruma itirazen şikayet yoluna başvurulabilmesi için öncelikle idareye şikayet başvurusu yapılmış olması gerekir. İdareye şikayet başvurusu olmaksızın doğrudan itirazen şikayet yapılırsa, başvuru görev yönünden reddedilir ve esasa girilmez. Dolayısıyla, inceleme süreci idareye şikayet başvurusunun varlığına bağlıdır.

Soru: İdareler iptal kararını hangi koşullarda şikayet başvurusu olmaksızın alabilir ve bu kararın hukuki sonuçları nelerdir?
Cevap: İdare, yeterli rekabetin sağlanamaması veya saydamlık esaslarına uyulmaması gibi gerekçelerle iptal kararı verebilir; ancak bu kararı şikayet başvurusu almadan da alabilir. Böyle durumlarda iptal kararı Kuruma itirazen şikayet yoluyla sorgulanamaz. Bu nedenle, doğrudan iptal kararına itiraz edilmek isteniyorsa, mevzuatın öngördüğü şikayet başvuru sürecinin işletilmesi gerekir.

Soru: Şikayet başvurusu yapılmadan alınan iptal kararlarına karşı başvuruların görev yönünden reddi uygulamasında tereddüt oluşmasının yaygın sebebi nedir?
Cevap: Tereddüt genellikle iptal kararının haklı gerekçeler taşıyıp taşımadığı veya adil olup olmadığı konularında ortaya çıkar. Ancak mevzuatta bu tür iptal kararları için idareye şikayet başvurusu ön şartı getirildiği için, gerekçe ve haklılık tartışması ancak idareye şikayet sonrası mümkün olur. Şikayet başvurusu olmadan yapılan itirazen şikayet başvuruları, hukuki dayanaktan yoksun olarak görev yönünden reddedilir.

Soru: İhale sürecinde iptal kararının ardından idareye yapılan şikayet başvurusunun süresi ve şekline ilişkin bilgilendirici hususlar nelerdir?
Cevap: İptal kararına karşı idareye yapılacak şikayet başvurusu, mevzuatta belirtilen sürede ve usulde yapılmalıdır. Bu başvuru, itirazen şikayet yolunun açılabilmesi için ön koşturmadır. Süre ve şekil şartlarına uyulmaması halinde, ileride yapılacak itirazen şikayet başvuruları da hukuki sonuç doğurmayabilir.

Soru: İhalenin iptal edilmesine ilişkin karar usulüne ilişkin uygulamada nelere dikkat edilmelidir?
Cevap: İptal kararı alınırken idarenin, karar öncesinde şikayet başvurusu alıp almadığı titizlikle değerlendirilmelidir. İdare, iptal kararını şikayet olmadan alırsa, bu kararın Kuruma itirazen şikayetle taşınması mümkün olmaz. Bu nedenle idareler, iptal kararlarını alırken şikayet başvurularını beklemeli ve buna göre işlem tesis etmelidir. Aksi halde iptal kararları hukuki denetimden kaçabilir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İdare, ihalenin iptal kararını herhangi bir şikayet başvurusu olmaksızın almışsa, bu iptal kararına karşı Kuruma itirazen şikayet başvurusu yapılabilir mi?
Cevap: Hayır, idareye şikayet başvurusu olmaksızın alınan iptal kararı, mevzuat gereği Kuruma itirazen şikayet başvurusuna konu edilemez. Bu durumda başvurular görev yönünden reddedilir.

Soru: Başvuru sahibi, iptal kararının gerekçesiz olduğunu iddia ederek itirazen şikayet yoluna başvurmuşsa, bu başvuru üzerine nasıl bir inceleme yapılır?
Cevap: Öncelikle iptal kararının idareye yapılan şikayet başvurusu sonrası mı alındığı tespit edilir. Eğer iptal kararı öncesinde idareye şikayet başvurusu yapılmamışsa, itirazen şikayet başvurusu görev yönünden reddedilir. Gerekçe değerlendirmesi ancak şikayet başvurusu olduğu durumlarda yapılır.

Soru: İdare tarafından iptal gerekçeleri olarak yeterli rekabetin sağlanamaması ile saydamlık ve açıklık ilkelerine uyulmaması gösterilmişse, bu durum itirazen şikayet başvurusunda incelemeye alınır mı?
Cevap: İptal kararının alındığı süreçte idareye şikayet başvurusu yapılmamışsa, iptal kararının gerekçeleri ne olursa olsun, itirazen şikayet başvurusu görev yönünden reddedilir ve bu gerekçelere ilişkin inceleme yapılmaz.

Soru: İhalenin iptal edilmesi durumunda başvuru yolları açısından idareye şikayet başvurusu yapmanın önemi nedir?
Cevap: İhalenin iptal kararına karşı Kuruma itirazen şikayet yoluna başvurabilmek için öncesinde idareye şikayet başvurusu yapılmış olması zorunludur. İdareye şikayet başvurusu olmadan alınan iptal kararlarına karşı doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusu yapılamaz, bu nedenle idareye şikayet başvurusu başvuru hakkının kullanılabilmesi için ön şarttır.

Detaylı Analiz

İhaleye katılan bir isteklinin, idare tarafından alınan iptal kararına karşı iptal gerekçelerinin yerinde olmadığını ileri sürerek Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunması üzerine, başvurunun şekli yönüyle değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususunda bir uyuşmazlık meydana gelmiştir. Esas tartışma, iptal kararının, öncesinde idareye yapılmış herhangi bir şikayet başvurusu olmaksızın alınmış olması nedeniyle bu karara karşı doğrudan Kuruma başvuru hakkının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Başvuru sahibi tarafından ileri sürülen iptal gerekçelerinin dayanaksız olduğu iddiasına rağmen, usuli süreçlerin işletilmemiş olması başvurunun esasına girilmesini engellemiştir.

Değerlendirme kapsamında ihale komisyonu kararında yer alan iptal gerekçeleri incelendiğinde, rekabetin yeterli düzeyde sağlanamadığı ve sürecin saydamlık ile açıklık ilkeleri açısından sorun barındırdığı belirtilmiştir. Bununla birlikte, belge ve süreç üzerinden yapılan tespitlere göre, iptal kararından önce idareye yönelik herhangi bir şikayet başvurusu yapılmadığı ortaya konulmuştur. Bu noktada, salt iptal kararının gerekçelerine dayanılarak ve idareye ön başvuru yapılmadan Kuruma itiraz edilmesi, hukuki süreç bakımından yetersiz görülmüştür.

Uyuşmazlığa konu olayda esaslı unsur, başvuru süreci içinde idareye yapılan şikayet başvurusu bulunup bulunmadığıdır. Gerek iptal kararının içeriği gerekse başvuru sahibinin iddiaları ne kadar kapsamlı olursa olsun, başvuru yollarının işletilmesinde ön koşul olan şikayet basamağının atlanmış olması, Kurum tarafından değerlendirme yapılmasını baştan engellemiştir. Bu durum, iptal kararının gerekçeleriyle ilgili itirazların Kurul nezdinde ele alınabilmesi için başvuru sürecinde belirli şekil şartlarının sağlanmasının zorunlu bir çerçeve oluşturduğunu ortaya koymaktadır.

Söz konusu vakada herhangi bir ortaklık yapısına veya iş deneyim belgesi sunumuna ilişkin bir değerlendirme yer almadığı için pilot ortağın ya da diğer ortakların yeterlilik belgeleri üzerinden yapılmış bir inceleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla, iş deneyimi bağlamında teknik yeterlik ya da belgelerin geçerliliği gibi unsurlar bu kararın kapsamında değerlendirilmemiştir.

Kamu İhale Kurulu tarafından yapılan değerlendirme, başvurunun içerik yönünden değil, başvuru hakkının ve yetkisinin doğup doğmadığı yönünden gerçekleştirilmiştir. İdareye şikayet başvurusu yapılmadan alınan bir iptal kararına karşı doğrudan itirazen şikayet başvurusuna gidilmesi, Kurul açısından görev yönünden inceleme dışı kalmıştır. Bu doğrultuda, başvuru görev yönünden reddedilmiş; iptal kararının gerekçelerine dair herhangi bir esasa ilişkin tahlil yapılmamıştır. Bu karar, hukuka uygun başvuru yollarının izlenmesinin yargısal ve idari denetim açısından mutlak önem taşıdığını göstermektedir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.