KÜNYE
- Toplantı No: 2024/026
- Gündem No: 33
- Karar Tarihi: 03.07.2024
- Karar No: 2024/UY.I-853
- Başvuru Sahibi: Kıbrıs İnşaat Taahhüt Mad. Ene. San. ve Tic. A.Ş.- Gönüç İnş. A.Ş. İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Sulama Dairesi Başkanlığı
- İKN: 2023/1290507
- İhale Adı: Malatya-Yoncalı Sulaması
Özet
İhale üzerinde kalan iş ortaklığının özel ortağının vergi borcunun tespiti nedeniyle geçici teminatının gelir kaydedilmesi ve ihale dışı bırakılması mevzuata uygundur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, özel ortağının vergi borcu bulunmadığını, sözleşme imzalamak için gerekli evrakları idareye sunduğunu, geçici teminatın gelir kaydedilerek ihale dışı bırakılmasının hukuka aykırı olduğunu ve sözleşmenin imzalanması gerektiğini iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Kurul, ihale üzerinde kalan iş ortaklığının özel ortağının ihale tarihi itibariyle 303.136,75 TL tutarında kesinleşmiş vergi borcunun bulunduğunu, bu tutarın mevzuatta belirlenen 5.000 TL sınırının üzerinde olduğunu ve bu nedenle 4734 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesi uyarınca iş ortaklığının ihale dışı bırakılmasının zorunlu olduğunu tespit etmiştir. Ayrıca, iş ortaklığı üyelerinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, vergi borcunun tespiti için Gelir İdaresi Başkanlığı ile yazışma yapıldığı ve borcun teyit edildiği belirtilmiştir. Kurul, vergi borcunun varlığı nedeniyle geçici teminatın gelir kaydedilmesinin ve ihale dışı bırakılmanın mevzuata uygun olduğu sonucuna varmıştır.
İdare Görüşü
İdare, özel ortağının ihale tarihi itibariyle vergi borcunun bulunduğunu EKAP ve Gelir İdaresi Başkanlığı yazıları ile tespit etmiş, geçici teminatın gelir kaydedilerek ihale dışı bırakılma işleminin mevzuata uygun olduğunu savunmuştur.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale üzerinde kalan iş ortaklığının bir ortağının kesinleşmiş vergi borcunun olup olmadığının tespiti için hangi kaynaklara başvurulabilir ve bu tespitin sonucu ihalenin devamına nasıl etki eder?
Cevap: Kesinleşmiş vergi borcunun tespitinde Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları ve EKAP sistemi dikkate alınabilir. Bu tespitler idare tarafından yazılı olarak teyit edilirse, borcun mevzuatta belirlenen sınırın üzerinde olması durumunda iş ortaklığının ihale dışı bırakılması ve geçici teminatın gelir kaydedilmesi mecburidir; zira üyeler müştereken ve müteselsilen sorumludur. Ancak bu değerlendirme sadece kesinleşmiş ve resmi kaynaklarca teyit edilmiş borç için geçerlidir.
Soru: İş ortaklığında sadece bir ortağın vergi borcu bulunması halinde, bu durum diğer ortakların ihale üzerindeki hakkını nasıl etkiler?
Cevap: İş ortaklığı üyeleri müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından, bir ortağın ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş ve mevzuat sınırını aşan vergi borcu varsa, bu borç tüm iş ortaklığının ihale dışı bırakılması ve teminatın irat kaydedilmesi sonucunu doğurur. Dolayısıyla diğer ortakların borcu olmasa dahi ihale devam ettirilemez.
Soru: Geçici teminatın gelir kaydedilmesi işlemi hangi koşullarda hukuka uygun bulunur ve bu uygulamada en çok hangi hususlarda tereddüt yaşanır?
Cevap: Geçici teminat ancak ihale üzerinde kalan yüklenicinin (ve/veya iş ortaklığının) 4734 sayılı Kanun tarafından yasaklanan bir durumda olması halinde (örneğin kesinleşmiş vergi borcu gibi) gelir kaydedilmesi uygun görülür. Uygulamada, geçici teminatın hangi somut belgelerle ve hangi tarihe göre borcun varlığına dayandırılacağı, ayrıca borcun kesinleşmiş olup olmadığı gibi teknik ayrımlar tereddüt yaratır.
Soru: İhale dokümanında mevzuata aykırı hükümler yer alması durumunda, bu durum geçici teminatın irat kaydedilmesi ve ihale dışı bırakılma işlemini nasıl etkiler?
Cevap: İhale dokümanında mevzuata veya üst düzenleyici Cumhurbaşkanlığı genelgesine aykırı hükümler varsa, bunların iptal edilmesi gerekir. Ancak bu iptal kararı, ayrı ve mevzuata uygun biçimde tespit edilen yasağa dayanan (örneğin vergi borcu nedeniyle) geçici teminatın irat kaydedilmesi ve ihale dışı bırakma işleminin hukuka uygunluğunu genel olarak etkilemez. Somut olarak ihale sürecinde bu hükümlerin ihlali ile diğer mevzuata uygunluk unsurları ayrı değerlendirilmelidir.
Soru: İdarenin sözleşmeye davet yazısı göndermesi ancak sözleşme imzalama süresini uzatmaması ve şikayet süreci tamamlanmadan imzalama yapılmaması uygulamada ne tür hukuki sonuçlara yol açabilir?
Cevap: İdarenin sözleşme imzalama süresini uygun biçimde uzatmaması ve şikayet sürecini dikkate almadan işlem yapmaması, başvuru sahibinin mevzuata aykırılık itirazları için önemli bir eksiklik olabilir. Ancak, eğer şikayet haklı bulunmazsa ve idare işlem hakkını kullanmışsa, başvuru sahibinin sözleşme imzalamaması sonucunda ihalenin iptal edilmesi ya da teminatın irad kaydedilmesi gibi sonuçlar hukuken sakıncalı olmayabilir. Bu durum, tarafların hakkaniyetli konumunu ve şikayet sürecinin yönetimini yakından etkiler.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İhale üzerinde kalan iş ortaklığının özel ortağının kesinleşmiş vergi borcunun varlığı, iş ortaklığının ihale dışı bırakılması ve geçici teminatın gelir kaydedilmesi işleminin zorunlu kılınmasına nasıl etki etmiştir?
Cevap: Özel ortağının ihale tarihi itibariyle 303.136,75 TL tutarında kesinleşmiş vergi borcunun bulunması, mevzuatta öngörülen sınırın (5.000 TL) üzerinde olduğu için, iş ortaklığının bu durumdan müşteri ve müteselsilen sorumlu olması nedeniyle, ihale dışı bırakılması ve geçici teminatının gelir kaydedilmesi işlemi zorunlu hale gelmiştir.
Soru: Başvuru sahibinin özel ortağının vergi borcu bulunmadığı iddiası neden kabul edilmemiştir?
Cevap: İdarenin EKAP ve Gelir İdaresi Başkanlığı yazışmaları ile özel ortağının kesinleşmiş vergi borcunun tespiti yapılmış, bu borcun teyidi üzerine ihale dışı bırakma ve geçici teminatın irad kaydedilmesine ilişkin işlem Kurulca mevzuata uygun bulunmuştur; bu nedenle başvuru sahibinin aksi yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Soru: İhale dokümanında mevzuata aykırı olduğu tespit edilen araç teminine ilişkin hükümlerin iptali ve geçici teminatın irad kaydedilmesi işlemi arasında nasıl bir çelişki ve sonuç ortaya çıkmıştır?
Cevap: Araç teminine ilişkin hükümlerin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’ne aykırı olması nedeniyle geçici teminatın irad kaydedilerek ihale dışı bırakılmasının hukuka aykırı olması gerekirken, idarenin ihale sürecine devam kararı alması sebebiyle bu kısımda mevzuata aykırılık tespit edilmiş ancak şikayet konusu vergi borcu nedeniyle iş ortaklığının ihale dışı bırakılması işlemi ayrı ve geçerli bir gerekçeye dayandırılmıştır.
Soru: Başvuru sahibinin sözleşmeye davet edilip süre uzatımı yapılmaması ile sözleşme imzalanmaması durumu, şikayet süreci ve sonuca nasıl yansımıştır?
Cevap: İdare başvuru sahibini sözleşmeye davet etmiş fakat imzalama süresini uzatmamış ve şikayet süreci tamamlanmadan sözleşme imzalanmamıştır; bu durum, başvuru sahibinin şikayetinin reddedilmesine ve kazanılan ihaleden doğan hakkın gerçekleşmemesine neden olmuştur.
Detaylı Analiz
İhale sürecinde ortaya çıkan uyuşmazlık, ihale üzerinde kalan bir iş ortaklığının özel ortağına ait kesinleşmiş vergi borcunun tespiti ekseninde şekillenmiştir. Başvuru sahibi, ihale sürecinin son safhasında, sözleşme imzalamak üzere gerekli evrakların idareye sunulduğunu ve özel ortağının vergi borcunun bulunmadığını ileri sürerek geçici teminatın irat kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Buna karşın idare, özel ortağın ihale tarihi itibariyle yüksek tutarda vergi borcuna sahip olduğunu tespit etmiş ve bu gerekçeyle iş ortaklığını ihale dışı bırakıp geçici teminatı gelir kaydetmiştir. Temel tartışma, vergi borcunun varlığı ve bu tespitin ihale dışı bırakılma sonucu doğurup doğurmadığı noktasında toplanmaktadır.
İhale sürecinde iş deneyimi ya da benzeri yeterlik belgeleri bu başvuruda doğrudan tartışılmasa da, ortaklık yapısının değerlendirilmesinde özel ortağın mevzuata uygunluk şartlarını taşıyıp taşımadığı kritik hale gelmiştir. Belirlenen sınırı oldukça aşan vergi borcunun varlığı, ortaklığın tüm yapısını etkilemiş; lehlerine alınmış sözleşmeye davet kararının geçersiz hale gelmesine yol açmıştır. Bu durumda, iş deneyimi veya teknik yeterlilik gibi öğelerin sağlanması ihalenin kazanımı için yeterli görülmemiş, idari ve mali uygunlukla ilgili şartların sağlanmaması sonucu belirleyici olmuştur.
Uyuşmazlığın çözümünde esaslı unsur kavramı vergi borcu açısından ele alınmış ve kesinleşmiş mali yükümlülüklerin ihale dışı bırakılma için tek başına geçerli ve yeterli bir gerekçe teşkil ettiği tespit edilmiştir. Kurul, vergi borcunun tespit edildiği tarih ile ihale tarihi arasında açık bir bağ kurarak, bu durumun sadece şekli değil, aynı zamanda esasa etkili bir eksiklik olduğunu değerlendirmiştir. Ayrıca, ihale dokümanındaki araç teminine ilişkin hükümlerde mevzuata aykırılık bulunsa da, vergi borcuna dayanan işlem bu durumdan bağımsız ve ayrı değerlendirilmiştir.
İş ortaklığı yapısında pilot ya da özel ortak ayrımı yapılmaksızın, tüm ortakların yükümlülüklere müştereken ve müteselsilen tabi olduğu açık şekilde değerlendirildiğinden, vergi borcunun özel ortağa ait olması ihalenin tamamını etkilemiştir. Sözleşme davetinde pilot ortağın konumu belirleyici olsa da, mali yeterlilik açısından tüm ortakların ayrı ayrı değil birlikte sorumlu tutulduğu bu kararda net olarak görülmektedir. İş ortaklığının herhangi bir üyesinin yasak fiil ya da durum içerisinde bulunması halinde tüm ortaklık yapısının geçersiz sayılması kuralı bu olayda doğrudan uygulanmıştır.
Kamu İhale Kurulu, Gelir İdaresi Başkanlığı ile yapılan yazışmalar ve EKAP kayıtları üzerinden, vergi borcunun ihale tarihi itibariyle kesinleşmiş ve mevzuatta öngörülen sınırın çok üzerinde olduğunu tespit etmiştir. Bu nedenle geçici teminatın gelir kaydedilmesini ve iş ortaklığının ihale dışı bırakılmasını yerinde bulmuştur. Başvuru sahibinin bu süreçte sözleşme imzalamamakla hak kaybına uğradığı iddiası da, vergi borcunun varlığı nedeniyle sonuçsuz kalmıştır. Sonuç olarak, Kurul, ihale dışı bırakma ve teminat iradı işlemlerinin mevzuata uygun olduğuna karar vererek başvuruyu reddetmiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.