İhale üzerinde bırakılan gerçek kişinin SGK kesinleşmiş prim borcunun sadece kendi değil, şirketlerinin de dahil edilerek üst limitin aşılması - 2024/UY.I-1588

KÜNYE

  • Toplantı No: 2024/046
  • Gündem No: 37
  • Karar Tarihi: 04.12.2024
  • Karar No: 2024/UY.I-1588
  • Başvuru Sahibi: Halit Gül
  • İhaleyi Yapan İdare: Burdur İl Özel İdaresi Plan Proje Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü
  • İKN: 2024/1244518
  • İhale Adı: Burdur Ağlasun İlçelerine Ait Milli Eğitim Müdürlüğüne Bağlı Okulların Doğalgaz Dönüşümü İşi (3 Kısım)

Özet

İhale üzerinde bırakılan gerçek kişinin SGK kesinleşmiş prim borcunun üst limitin üzerinde olması nedeniyle sözleşme imzalanmaması mevzuata uygundur

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihale üzerinde bırakıldığı işlerde SGK borcu yoktur belgesinde kesinleşmiş borcun belirtilmediğini, gerçek kişi olarak borcunun üst limitin altında olduğunu ve bu nedenle sözleşme imzalanmamasının haksız olduğunu iddia etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhale konusu iş yapım işi olup, ihale ilan tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.3 maddesi uyarınca gerçek kişiler için SGK kesinleşmiş prim borcu üst limiti 60.007,50 TL olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibinin İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen borç sorgusu belgesinde 02.10.2024 tarihi itibarıyla Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun 131.747,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Tebliğ hükümlerine göre gerçek kişilerin sadece kendi değil, üst düzey yöneticisi veya ortağı olduğu şirketlerin de borçlarından sorumlu olduğu ve bu toplam borcun dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu durumda başvuru sahibinin kesinleşmiş borcu üst limitin üzerindedir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Gerçek kişilerin SGK kesinleşmiş prim borcunun değerlendirilmesinde, sadece kendilerine ait borçlar mı yoksa ortak veya üst düzey yöneticisi oldukları şirketlerin borçları da dikkate alınır mı?
Cevap: Değerlendirmede sadece gerçek kişinin kendi SGK kesinleşmiş prim borcu değil, aynı zamanda gerçek kişinin ortak olduğu veya üst düzey yönetici pozisyonunda bulunduğu şirketlere ait kesinleşmiş borçlar da toplam borç tutarına dahil edilir. Bu toplam borcun üst limitin altında olması gerekir; aksi takdirde ihale sözleşmesi imzalanmayabilir.

Soru: Kamu ihalelerinde gerçek kişilerin SGK prim borcu üst limitinin tespiti yapılırken hangi tarih esas alınmalıdır?
Cevap: SGK prim borcunun üst limitle karşılaştırılması için, ihale ilan tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan limit esas alınır. Yani, borç tutarı ihale ilan tarihinde geçerli olan üst limitle karşılaştırılır ve borcun bu tarihteki durumu dikkate alınır.

Soru: SGK borcunun kesinleşmiş prim borcu üst limitinin aşılması durumunda ihale sürecinde ne tür işlemler yapılabilir?
Cevap: Kesinleşmiş prim borcunun üst limitin üzerinde olması halinde, borç sahibi gerçek kişi için sözleşme imzalanmaması yönünde işlem yapılabilir. Bu durumda, idare sözleşme imzalama aşamasında borcun üst limitin altında olup olmadığını kontrol etmekle yükümlüdür ve limit aşılırsa sözleşme imzalamaktan kaçınabilir.

Soru: İhale üzerinde bırakılan gerçek kişinin SGK prim borcu sorgulanırken hangi resmi belge veya kurumun bilgileri kullanılabilir?
Cevap: SGK kesinleşmiş prim borcu sorgulaması genellikle ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen borç sorgusu belgesi üzerinden yapılır. Bu belge, Türkiye genelindeki kesinleşmiş prim borçlarını ortaya koyar ve idareler bu belgeyi esas alarak değerlendirme yapar.

Soru: SGK kesinleşmiş prim borcunun üst limite uygun olup olmadığının tespitinde, borcun yapı ve ödenme durumu tam olarak nasıl dikkate alınır?
Cevap: Sadece kesinleşmiş ve ödenmemiş prim borçları değerlendirilir. Yani itirazı devam eden, dava konusu olan veya askıya alınmış borçlar genel olarak toplam borç tutarına dahil edilmez. Ayrıca, borcun türü ve kesinleşmiş olup olmadığına dikkat edilmelidir; bu sayede gerçek ve güncel borç durumu ölçülür. Ancak bazı özel durumlarda farklı yorumlar olabilir; bu nedenle güçlü belge temelli tespit önemlidir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin SGK kesinleşmiş prim borcunun üst limitin üzerinde olduğu tespit edilirken hangi tarihe göre borç miktarı esas alınmıştır?
Cevap: Borç miktarı ihale ilan tarihi itibarıyla yürürlükte olan durum esas alınmıştır. Bu vakada, ihale ilan tarihindeki borç sınırı dikkate alınmış ve başvuru sahibinin borç tutarının bu tarihte belirlenen üst limitin üzerinde olduğu tespit edilmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin SGK borcu, sadece kendisine ait borçlar mı yoksa başka borçlar da dahil mi değerlendirilmiştir?
Cevap: Başvuru sahibinin sadece kendi borcu değil, üst düzey yönetici veya ortağı olduğu şirketlerin kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borçları da toplam borca dahil edilmiştir. Vakada, bu toplama göre borcun üst limitin üzerinde olduğu saptanmıştır.

Soru: İhale sözleşmesinin imzalanmaması kararı mevzuata uygun bulunurken itirazen şikâyet başvurusunun sonucu ne olmuştur?
Cevap: İtirazen şikâyet başvurusu reddedilmiştir. Başvuru sahibinin SGK prim borcunun üst limitin üzerinde olması nedeniyle sözleşme imzalanmamış ve bu karar mevzuata uygun kabul edilmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin SGK borcunun belirlenmesinde hangi kurumun düzenlediği belge temel alınmıştır?
Cevap: Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun tespitinde İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen borç sorgusu belgesi kullanılmıştır. Bu belgeye göre borcun miktarı belirlenmiştir.

Detaylı Analiz

İhaleye konu olayda, üzerinde ihale bırakılan bir gerçek kişi ile ilgili olarak sosyal güvenlik prim borcu nedeniyle sözleşme imzalanmadığı görülmektedir. Uyuşmazlığın temelinde, bu kişinin Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcunun, ihale ilan tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan üst sınırı aşıp aşmadığı yatmaktadır. Başvuru sahibi ise söz konusu borcun sadece kendi adına olmadığını, şirketlerine ait borçların da toplam borca eklendiğini ve bu sebeple haksız bir işlemin yapıldığını ileri sürmüştür. Bu iddia üzerine yapılan incelemede, borcun kapsamı ve dikkate alınacak tarih gibi teknik unsurlar tartışma konusu olmuştur.

Bu değerlendirmede başlıca odak noktası, kamu ihale sürecinde gerçek kişilerin sözleşme imzalama aşamasında sunmakla yükümlü olduğu belgelerden biri olan sosyal güvenlik prim borcu durum belgesidir. Mevcut olayda, ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgede toplam borcun 131.747,00 TL olduğu belirlenmiş ve bu borç tutarı, ihale ilan tarihi itibarıyla geçerli olan üst sınırın oldukça üzerinde kalmıştır. Başvuru sahibinin sadece kendi adına olan borcunun sınırın altında olduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir. Çünkü uygulamada şirketlere ait borçların da değerlendirmeye dahil edilmesi gerektiği yönünde açık düzenlemeler bulunmaktadır.

Uyuşmazlığa konu işlemin özünde, “esası etkileyen unsur” niteliğindeki borç toplamı üzerinden sözleşme kurulup kurulamayacağı değerlendirilmiştir. Burada, ihale sürecinin sonraki aşamalarında ortaya çıkan bilgi ve belgeler değil, ilana çıkıldığı tarihte geçerli olan kurallar ve bu tarihteki borç durumu esas alınmıştır. Bu çerçevede, sadece kişinin kendi borçları değil, ortağı ya da üst düzey yöneticisi olduğu şirketlerin kesinleşmiş borçları da hesaba katılarak toplam tutar belirlenmiş; bu toplamın mevzuatta belirtilen sınırı aşması, sözleşme imzalama sürecinde uygulanan işlemi etkileyen esaslı bir unsur olarak kabul edilmiştir.

Pilot ortak ya da diğer ortaklık yapıları bu vakada tartışılsa da, sürecin merkezinde gerçek kişinin sıfatıyla ihale üzerinde bırakılması yer aldığı için söz konusu değerlendirme doğrudan başvuru sahibine yöneliktir. Gerçek kişi sıfatıyla yüklenici konumunda bulunan başvuru sahibinin, kendisine ait olan veya bağlı bulunduğu şirketlerin borçlarından kaynaklanan sorumluluğu tek bir toplam borç kalemi olarak ele alınmış ve bu toplamın borç sınırını aşması, yüklenicinin sözleşme imzalamasına engel teşkil etmiştir. Bu noktada herhangi bir tüzel ortaklık üzerinden iş deneyimi veya rol paylaşımına ilişkin teknik bir değerlendirmeye gerek duyulmamış görünmektedir.

Kurulun yaklaşımı, sosyal güvenlik borcunun kapsamı ve hangi tarihteki tutarın dikkate alınacağına dair mevzuat hükümlerine sadık kalınarak şekillenmiştir. İlgili borç sorgusunun İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olması ve toplam borcun belge ile net biçimde ortaya konulması, değerlendirmenin objektif temellere dayandığını göstermektedir. Sonuç olarak, sözleşme imzalanmaması yönündeki idarece yapılan işlem hukuka uygun bulunmuş; başvuru sahibinin iddiaları ise yerinde görülmemiştir. Kurul bu doğrultuda itirazen şikâyet başvurusunu reddetmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.