KÜNYE
- Toplantı No: 2023/010
- Gündem No: 23
- Karar Tarihi: 01.02.2023
- Karar No: 2023/UY.II-251
- Başvuru Sahibi: Büyükyıldız Yapı İnşaat Taahhüt Elektrik Temizlik Temizlik İşleri ve Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi
- İhaleyi Yapan İdare: Sakarya İl Milli Eğitim Müdürlüğü
- İKN: 2022/916586
- İhale Adı: Kaynarca Kızılcaali Mehmet Akif Ersoy İlkokulu – Ortaokulu 8 Derslik Yeni Bina Yapım İşi
Özet
İhale tarihinde vergi borcunun bulunması nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılması mevzuata uygundur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, ihale tarihinde vergi borcunun bulunmadığını, vergi borcunun hakedişten kesildiğini ancak ilgili vergi dairesine ödenmediğini, bu nedenle geçici teminatının irad kaydedilmesinin ve teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının mevzuata aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İhale tarihi olan 10.10.2022 itibarıyla başvuru sahibinin 32.924,83 TL KDV, 87,30 TL Damga Vergisi ve 385,45 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 33.397,57 TL tutarında vergi borcunun bulunduğu, bu borcun 11.10.2022 tarihinde ödendiği tespit edilmiştir. Iğdır İl Özel İdaresi tarafından 28.09.2022 tarihinde hakedişten vergi borcunun kesildiği ancak bu tutarın ilgili vergi dairesine aktarılmadığı, emanet hesapta bekletildiği, dolayısıyla verginin tahsil edildiğinin ihale tarihinde gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Mevzuat uyarınca, genel bütçe dışındaki idarelerce yapılan kesintiler tahsil dairesine aktarıldığı tarihte ödeme yapılmış sayılmaktadır. Bu nedenle ihale tarihinde başvuru sahibinin vergi borcunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale tarihinde kesilen vergi borcunun tahsil dairesine aktarılmamış olması, teklifin değerlendirme dışı bırakılması için engel teşkil eder mi?
Cevap: Kesilen vergi tutarının ilgili tahsil dairesine aktarılmamış olması halinde, o tutar borç ödenmiş sayılmaz. Bu durumda, ihale tarihinde kesinleşmiş vergi borcu var kabul edilir ve teklifin değerlendirme dışı bırakılması mümkün olur. Çünkü genel bütçe dışındaki idarelerin kesinti yaptığı tarih değil, tahsil dairesine aktarım tarihi esas alınır.
Soru: Vergi borcunun sadece hakedişten kesilmesi, ihaleye katılmaya engel teşkil eden borcun kapandığını gösterir mi?
Cevap: Hayır, hakedişten kesinti yapılması verginin ödenmiş olduğuna işaret etmez. Kesilen tutar tahsil dairesine aktarılmadıkça borç varlığını sürdürür ve bu durum ihaleye katılma şartlarını etkiler. Uygulamada, tahsilatın gerçekleştiği tarih önemlidir, sadece kesinti yapılması yeterli görülmez.
Soru: İhale sürecinde vergi borcunun ihale tarihinden sonra tahsil dairesine aktarılması halinde, borcun durumu nasıl değerlendirilir?
Cevap: İhale tarihi itibarıyla vergi borcunun varlığı, borcun tahsil dairesine aktarılma tarihinden bağımsız olarak değerlendirilir. Borç ihale tarihi itibarıyla kapatılmamışsa, teklif ihale şartlarına uygunluk açısından değerlendirme dışı bırakılabilir. Sonradan yapılan aktarım, ihale sonucu ve değerlendirmesini değiştirmez ancak mükerrer ödeme riski doğurabilir.
Soru: İdarenin vergi tutarını tahsil dairesine aktarmaması halinde yüklenicinin mağduriyetine ilişkin hangi uygulamalar veya düzenlemeler gündeme gelir?
Cevap: İdarenin tahsil dairesine aktarım yapmaması, yüklenicinin aynı vergi tutarını hem hakedişten kesinti yoluyla hem de doğrudan ödeme yoluyla ödemesine yol açabilir. Bu durum mükerrer ödeme riski yaratır. Genel uygulamada, idare kusurlu olduğu için yükleniciye bu nedenle ek yükümlülük getirilmesi beklenmez, ancak yasal düzenlemelere veya yargı kararlarına göre özel durumlar ortaya çıkabilir.
Soru: Teklifin değerlendirme dışı bırakılması kararı vergi borcunun kesinleşme ve ödemenin hangi aşamasına göre alınmalıdır?
Cevap: Teklifin değerlendirme dışı bırakılması, vergi borcunun kesinleştiği ve ihale tarihi itibarıyla ödenmediğinin tespiti esas alınarak yapılır. Kesinleşmiş borcun, vergi dairesine tahsil için aktarılmış olması gerekir. Hakedişten yapılan kesinti sadece muhasebe işlemi olup, tahsilat gerçekleşmemişse bu borç devam eder ve teklif geçersiz sayılabilir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Başvuru sahibinin vergi borcunun hakedişten kesilmiş olması, teklifin ihale tarihinde değerlendirme dışı bırakılmasına engel olur mu?
Cevap: Hayır, ihale tarihinde kesinti yapılmış olsa bile kesilen verginin ilgili vergi dairesine aktarılmamış olması nedeniyle vergi borcu devam eder. Bu vakada hakedişten kesilen tutar tahsil dairesine aktarılmadığından teklif ihale tarihinde değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Soru: Vergi borcunun tahsil dairesine aktarılmamış olması nedeniyle başvuru sahibinin teklifinin değerlendirme dışı bırakılması işlemi mevzuata uygun mudur?
Cevap: Evet, mevzuata göre genel bütçe dışındaki idarelerin yaptığı kesinti, tahsil dairesine geçmediği sürece ödeme sayılmaz. Bu nedenle, ihale tarihindeki vergi borcu devam ettiği için teklifin değerlendirme dışı bırakılması uygun bulunmuştur.
Soru: İdarenin vergi tutarını tahsil dairesine aktarmaması başvuru sahibinin hakları açısından ne tür bir riske yol açmaktadır?
Cevap: İdarenin aktarım yapmaması nedeniyle başvuru sahibinin aynı vergi tutarını hem hakedişten kesinti yoluyla hem de sonradan doğrudan tahsil etme riskine maruz kalması mümkündür. Bu, idarenin kusurundan kaynaklanan mükerrer ödeme riskidir.
Soru: İtirazen şikayet başvurusunun reddedilmesinin gerekçesi bu vakada nedir?
Cevap: İhale tarihinde kesinleşmiş vergi borcunun devam etmesi ve borcun idare tarafından tahsil dairesine aktarılmamış olması nedeniyle teklifin değerlendirme dışı bırakılması mevzuata uygun bulunmuştur. Dolayısıyla başvuru sahibinin şikayet talebi reddedilmiştir.
Detaylı Analiz
İncelemeye konu uyuşmazlıkta, teklifin değerlendirme dışı bırakılıp bırakılmaması gerektiği, başvuru sahibi şirketin ihale tarihi itibarıyla vergi borcunun bulunup bulunmadığı sorusu üzerinden şekillenmiştir. Başvuru sahibi, hakediş alacağı üzerinden kendisine ait vergi borcunun kesilip idarece emanet hesapta tutulduğunu ve bu nedenle fiilen bir borcunun kalmadığını öne sürmüş, teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının söz konusu kesintiler göz önüne alınmadan yapıldığını iddia etmiştir. Kurul ise, ihale tarihi açısından teklifin geçerliliğinin değerlendirildiğini ve bu tarih itibarıyla borcun ödeme noktasına ulaşmadığını ortaya koymuştur.
Uyuşmazlığın merkezinde, ihale sürecinde ekonomik ve mali yeterlik kriterleri kapsamında değerlendirilecek bir unsur olan vergi borcunun durumu yer almıştır. Başvuru sahibinin iddiası, borcun hakedişten kesilmiş olması nedeniyle ödenmiş sayılması gerektiği yönündedir. Ancak eldeki olayda tartışılan husus sadece borcun muhasebeleştirilmesi değil, ödeme sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığıdır. Kurul, yapılan kesintinin henüz vergi dairesine aktarılmamış olması nedeniyle vergi borcunun fiilen ödenmemiş olduğunu değerlendirmiştir. Bu çerçevede, hakedişten yapılan kesintinin tek başına yeterli görülmeyip, tahsilatın gerçekleştiği tarih esas alınarak karar verilmiştir.
Bu değerlendirme ışığında esaslı unsur kavramının nasıl uygulandığı da netlik kazanmıştır. Vergi borcu, teklifin geçerli sayılması açısından esaslı bir unsur olarak kabul edilmekte olup; bu unsurun ihale tarihinde sağlanıp sağlanmadığı teklifin baştan elenip elenmemesi üzerinde belirleyicidir. Vergi borcunun varlığı durumu, şekli değil maddi bir kriter olarak ele alınmakta ve yalnızca kesinti işleminin yapılması yeterli görülmemektedir. Bu nedenle, vergi borcu gibi objektif ve belgelenebilir bir yeterlik ölçütünün yalnızca işlem başlatılması ile ortadan kalkmadığı, aksine tamamlanmış ödeme süreci ile ortadan kalktığı kabul edilmiştir.
Dosya özelinde pilot ortak ya da alt yüklenici değerlendirmesi yapılmamış olup; başvuru sahibi şirketin bizzat yükümlüsü olduğu vergi borcunun ihalenin sonuçlarını doğrudan etkilediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu vakada ortaklık yapısı, iş deneyimi ya da başka bir teknik yeterlik unsurundan ziyade, doğrudan mali yeterlik kapsamında bir uyuşmazlık söz konusudur. Bu yönüyle, ihalenin yapısı içinde yüklenici firma nezdinde vergi borcunun öncelikle ve tekil olarak değerlendirildiği söylenebilir.
Sonuç olarak Kamu İhale Kurulu, ihale tarihi itibarıyla vergi borcunun tahsil dairesine aktarılmaması nedeniyle ödemenin gerçekleşmiş sayılmadığına ve dolayısıyla teklifin değerlendirme dışı bırakılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Öte yandan, idarenin bu aktarımı yapmaması, yüklenicinin aynı borcu ikinci kez ödeme riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açacak nitelikte olduğundan, idarenin kusurunun tespiti de yapılmıştır. Ancak bu eksiklik, teklifin geçersizliğini etkilemeyecek nitelikte görülmüş, başvuru sahibinin itirazen şikâyeti yerinde bulunmayarak reddedilmiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.