KÜNYE
- Toplantı No: 2020/049
- Gündem No: 53
- Karar Tarihi: 28.10.2020
- Karar No: 2020/UY.I-1775
- Başvuru Sahibi: Neşet KÖPÜREN
- İhaleyi Yapan İdare: Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı
- İKN: 2020/337359
- İhale Adı: Halı Saha Yapım İşi
Özet
İhale üzerinde bırakılan isteklinin vergi borcunun 5.000 TL sınırının altında olması nedeniyle sözleşme imzalanmadan geçici teminatın gelir kaydedilmesi hukuka aykırıdır
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, vergi borcunun 5.000 TL sınırının altında olduğunu ve bu nedenle geçici teminatının gelir kaydedilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İhale konusu işin yapım amacı sentetik çimli halı saha yapımı olup, ihale tarihi 27.07.2020’dir. İhale üzerinde bırakılan isteklinin vergi borcu toplam 5.119,82 TL olarak gösterilmiştir ancak bu borcun 161,60 TL’lik kısmının ödeme süresi 26.07.2020 olup, bu tarihin pazar gününe denk gelmesi nedeniyle ödeme süresi 27.07.2020 saat 24.00’e kadar uzamıştır. Dolayısıyla ihale tarihi itibarıyla vergi borcu 5.000 TL sınırının altındadır. Bu tespit, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı’nın yazışmaları ve belgeleriyle desteklenmiştir. İdarenin, bu hususta tereddüt yaşaması nedeniyle ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibini sözleşmeye davet etmesi mevzuata aykırıdır.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale üzerinde bırakılan isteklinin vergi borcunun sınır altında olduğu hususu idarece nasıl ve hangi yöntemle tespit edilmelidir?
Cevap: İsteklinin kesinleşmiş vergi borcunun yasal sınır altında olup olmadığı idarece, ilgili vergi dairesi veya Gelir İdaresi Başkanlığı yazılı bilgi ve belgeleriyle resmi olarak teyit edilmeli ve bu durum ihale kararında veya yazılı bildirimde açıkça belirtilmelidir. İdarenin bu tespiti yapmadan ya da yazılı belge olmadan geçici teminatı gelir kaydetmesi uygulamada hataya neden olabilir.
Soru: Geçici teminatın gelir kaydedilmesinde vergi borcunun yasal sınır aşımı dışında hangi hususlar önem taşır?
Cevap: Geçici teminatın gelir kaydedilebilmesi için, vergi borcunun kesinleşmiş ve yasal sınırın üzerinde olması gerekir. Ayrıca, bu durumun idarece somut ve güncel belgelerle tespit edilmesi, ilgili isteklinin savunmasının alınması ve işlem öncesinde tebligat yapılması gereklidir. Aksi takdirde işlemin iptali söz konusu olabilir.
Soru: İhale sürecinde vergi borcunun ödeme süresi ile ihale tarihi arasındaki ilişki nasıl değerlendirilir?
Cevap: Vergi borcunun ödeme süresi ihale tarihine denk geliyorsa, yasal tatil günleri ve süre uzatımları göz önünde bulundurularak, vergi borcunun o tarih itibarıyla kesinleşip kesinleşmediği tespit edilmelidir. Sürenin resmi tatil ya da hafta sonuna denk gelmesi halinde ödeme süresi uzayabilir, bu durumda borcun sınır altında kalması mümkün olabilir; bu durum isteklinin lehine uygulanır.
Soru: Ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibinin sözleşmeye davet edilmesi hangi durumlarda mevzuata uygundur?
Cevap: Yalnızca ihale üzerinde bırakılan isteklinin geçici teminatı irat kaydedilebilecek yeterli gerekçeye sahip olması, örneğin vergi borcunun yasal sınırı aşması gibi durumlarda, ikinci teklif sahibinin sözleşmeye davet edilmesi doğru olur. Aksi halde, ilgili isteklinin durumunun resmi belgelerle tespit edilmesinin ardından teklif değerlendirmesi yapılmalı ve haksız çağrıdan kaçınılmalıdır.
Soru: İdarece vergi borcu ile ilgili tereddüt yaşanması halinde teklif değerlendirmesi nasıl yönetilmelidir?
Cevap: Vergi borcuyla ilgili şüphe durumunda idare, öncelikle ilgili vergi kurumlarından resmi yazılı bilgi almalı, buna dayanarak teminatın gelir kaydedilip kaydedilmeyeceğine karar vermelidir. Teklif sahibinin belgelerle kendini ispat etme hakkı bulunmalı, tereddüt idare tarafından giderilmeden doğrudan teminatın irad kaydedilmesi veya ikinci teklif sahibinin çağrılması uygulamada hukuki risk doğurabilir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İhale tarihi itibarıyla vergi borcunun 5.000 TL sınırının altında olduğu durumda idarenin geçici teminatı gelir kaydetmesi hukuken ne anlama gelir?
Cevap: Bu durumda idarenin vergi borcunun 5.000 TL altında olduğunu yazılı şekilde bildirmemesi nedeniyle geçici teminatı gelir kaydetmesi hukuka aykırıdır. Çünkü ihale üzerinde bırakılan isteklinin vergi borcu yasal sınırın altında olduğundan teminatın irat kaydedilebilmesi için somut ve geçerli sebep bulunmamaktadır.
Soru: İdarenin, ihale üzerinde bırakılan isteklinin vergi borcunun sınır altında olduğunu tespit ettiği halde ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif sahibini sözleşmeye davet etmesinin sonucu nedir?
Cevap: Bu işlem mevzuata aykırıdır. Çünkü vergi borcunun 5.000 TL sınırının altında olması nedeniyle ilgili isteklinin teminatı gelir kaydedilemeyeceğinden, idare hukuka uygun olarak bu isteklinin teklifini değerlendirmelidir. İkinci teklif sahibinin sözleşmeye davet edilmesi hukuki dayanaktan yoksundur.
Soru: Vergi borcunun ödeme süresinin pazar gününe denk gelmesi ihale tarihi açısından nasıl etki yaratmıştır?
Cevap: Borcun ödeme süresinin pazar gününe denk gelmesi nedeniyle ödeme süresi 27.07.2020 saat 24.00’e uzamış ve bu tarih ihale günü olduğundan, ihale tarihi itibarıyla vergi borcu 5.000 TL sınırının altında kabul edilmiştir. Bu durum isteklinin lehine olacak şekilde değerlendirilmiştir.
Soru: Başvuru sahibi lehine Kurul kararının sonucu ne olmuştur?
Cevap: Kurul, başvuru sahibinin teklifinin ihale şikayet konusu işlemin etkisinde kalmadan yeniden değerlendirilmesine karar vermiştir. İdarenin işlemi mevzuata aykırı bulunduğundan sözleşme imzalanmadan önce işlemlerin düzeltilmesini ve hukuka uygun hareket edilmesini sağlamıştır.
Detaylı Analiz
İncelemeye konu olan uyuşmazlıkta ihale üzerinde bırakılan isteklinin, teklifinin değerlendirme dışı bırakılması ve geçici teminatının gelir kaydedilmesi işleminin hukuka uygunluğu tartışılmıştır. Özellikle, isteklinin ihale tarihi itibarıyla kesinleşmiş vergi borcunun 5.000 TL sınırını aşıp aşmadığı ve bu borcun söz konusu sınırı aşmadığı halde teminatın irat kaydedilip kaydedilemeyeceği değerlendirmenin odak noktasını oluşturmuştur. İdarenin, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibini sözleşmeye davet etmeyerek ikinci sıradaki istekliyle sürece devam etmesi yönündeki işlemi bu çerçevede ele alınmıştır.
İhale sürecinde tartışma konusu olan husus, kamu ihale mevzuatında belirlenen vergi borcu sınırına dair durumun belirlenmesi ve değerlendirme dışı bırakmanın buna dayanıp dayanamayacağıdır. Somut olayda isteklinin toplam 5.119,82 TL vergi borcu bulunduğu, ancak bunun 161,60 TL’sinin ödeme süresinin ihale tarihi olan 27 Temmuz’a kadar devam ettiği ve o güne kadar yasal olarak borcun muaccel hale gelmediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda ihale tarihinde kesinleşmiş borç tutarının 5.000 TL’nin altında olduğu sabit hale gelmiştir.
Bu çerçevede, borcun esaslı unsuru olan “kesinleşmişlik” ve “vadesi geçmiş olma” kriterlerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Borcun ödeme süresinin pazar gününe denk gelmesi nedeniyle yasal olarak bir sonraki iş gününe uzaması, borcun ihale tarihinde kesinleşmemiş sayılması sonucunu doğurmuştur. Bu hukuki durum borcun muaccel ve cebren tahsil edilebilir bir nitelik taşımamasıyla ilişkilendirilmiş, dolayısıyla borcun ihale tarihi itibarıyla dikkate alınıp alınmayacağı yönünde belirleyici olmuştur.
Vakada değerlendirme dışı bırakılan istekli, ihale üzerinde bırakılan kişi konumundadır ve geçici teminatı gelir kaydedilmeden önce vergi borcunun yasal sınırları içinde kalıp kalmadığı yönünde kamu otoritelerinden alınan resmi belgelerle olumlu sonuç ortaya koymuştur. Bu noktada idarenin işlem tesis ederken, tereddüt ettiği durumda bilgi ve belgeler elde edilmeden doğrudan ikinci teklifi sözleşmeye davet etmesi, pilot ortağın iş deneyimi ya da yeterliliği gibi başka yönlerden değil, doğrudan mali yeterlilikle ilişkili bir konuda hatalı karar tesisine işaret etmektedir.
Sonuç olarak Kamu İhale Kurulu, ihale kararının dayanağını oluşturan borç tutarının belirlenmesinde maddi hata yapıldığı, isteklinin vergi borcunun ihale tarihinde yasal sınırın altında kaldığı ve idarece geçici teminatın gelir kaydedilmesinin hukuken geçersiz olduğu kanaatine varmıştır. Kurul, sürecin başvuru sahibi açısından aleyhe ve yazılı bildirim yapılmaksızın yürütülmesini mevzuata aykırı bulmuş, teklifinin yeniden değerlendirilerek işlemlerin düzeltilmesine karar vermiştir. Böylece, idarenin gerekçeye dayanmayan işlemi düzeltici işlemle giderilmiş ve ihale hukukunun temel ilkelerinden olan şeffaflık ve hukuki güvenlik ilkeleri gözetilmiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.