KÜNYE
- Toplantı No: 2017/015
- Gündem No: 42
- Karar Tarihi: 29.03.2017
- Karar No: 2017/UY.III-927
- Başvuru Sahibi: Mehmet Sabah Peker - Kabil Bozyiğit İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Proje ve İnşaat Dairesi Başkanlığı
- İKN: 2016/548499
- İhale Adı: Bitlis İli 1 Grup Köyler (Bitlis-Tatvan İlçesi Aşitan Deresi, Bitlis Tatvan İlçe Merkezi Anadere Köyü Dereleri, Bitlis Merkez İlçesi İçgeçit Köyü Kuru Dereleri ve Bitlis Güroymak İlçe Merkezi Deresi) İhalesi
Özet
İdarenin şikayet kararına itirazen başvurunun süresinde yapılmaması nedeniyle başvurunun reddi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, idarenin şikayet başvurusunu uygun bulduğu kararın bildirim tarihinden itibaren süresi içinde Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddini talep etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İhale sürecinde idare tarafından 11.02.2017 tarihinde alınan şikayet kararının bildirim tarihinden itibaren on gün içinde Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunulması gerekirken, başvuru sahibinin bu süreyi geçtikten sonra 20.02.2017 tarihindeki ikinci ihale kararı sonrası idareye ve daha sonra Kuruma başvurduğu tespit edilmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İtirazen şikayet başvurusunun süresi, idarenin şikayet kararının hangi aşamasında işlemeye başlar?
Cevap: İtirazen şikayet süresi, idarenin şikayet kararının başvuru sahibine veya ilgililere yazılı veya usulüne uygun şekilde bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bildirim tarihi kesin olarak belirlenmediğinde, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı konusunda tereddüt oluşabilir ve bu durumun tespiti önem kazanır.
Soru: İdarenin şikayet kararı bildirim tarihinin kesin olarak tespit edilememesi halinde itirazen şikayet süresi nasıl değerlendirilir?
Cevap: Bildirim tarihinin kesin olarak tespit edilemediği durumlarda, idarenin karar yazısını tebliğ veya bildirim esaslarına uygun olarak teslim ettiği kanıtlanmalıdır. Kanıtlanamazsa, sürenin başlangıcı konusunda tereddüt devam eder; bu da başvurunun süresinde yapıldığının kabulünü zorlaştırabilir. Bu nedenle, bildirim kayıtlarının düzenli tutulması uygulamada önemlidir.
Soru: İtirazen şikayet süresi geçtikten sonra yapılan başvurular hakkında kamu ihale kurumları nasıl davranmaktadır?
Cevap: İtirazen şikayet başvurusu, on iş günlük hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra yapılırsa, başvuru genel itibarıyla süre aşımı nedeniyle reddedilmektedir. Sürenin esnetilmesine dair mevzuatta açık bir düzenleme olmadığından, sürenin geçirilmesi başvurunun esasına ilişkin incelemeyi engeller.
Soru: İtirazen şikayet süresinin geçirilmesi, başvuru sahibinin diğer idari işlemleri de kullanmasına engel oluşturur mu?
Cevap: Süresi geçtikten sonra yapılan itirazen şikayet başvurusu reddedilse bile, başvuru sahibi idareye yönelik diğer şikayet veya itiraz yollarını deneyebilir. Ancak Kuruma yapılacak itirazen şikayet için öngörülen sürenin aşılması, Kuruma başvuru hakkını kaybettirir ve bu aşamada Kurum bu başvuruyu incelemez.
Soru: Başvuru süresinin doğru hesaplanmasında hangi günlerin dikkate alınması gerekir?
Cevap: Başvuru süresi, kararı bildirim tarihini takip eden günden itibaren işlemeye başlar ve iş günü esasına göre hesaplanır. Tatil günleri ve resmi tatiller sürelere dahil edilmez. Ayrıca sürenin son günü hafta sonu veya tatil gününe denk gelirse, takip eden ilk iş günü sürenin sonu olarak kabul edilir. Bu hesaplama yanlış yapılırsa, sürenin kaçırıldığı yönünde yanlış değerlendirmeler olabilir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Başvuru sahibi, idarenin şikayet kararının bildirim tarihinden sonraki on günlük sürede itirazen şikayet başvurusunda bulunmadığında hangi sonuçla karşılaşmıştır?
Cevap: Başvuru sahibi, idare tarafından alınan şikayet kararının bildirim tarihinden itibaren on gün içinde itirazen şikayet başvurusunda bulunmadığından, Kurum tarafından başvurusu süresinden reddedilmiştir.
Soru: İtirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılması neden kritik bir husustur?
Cevap: İtirazen şikayet başvurusu ön görülen on günlük süre içinde yapılmazsa, Kurum süreci inceleme yetkisini kaybeder ve başvuruyu süresinden reddederek hakkaniyetli bir inceleme yapmamış olur. Bu nedenle başvurunun süresinde yapılması zorunludur.
Soru: Başvuru sahibi süresi içinde yapmadığı itirazen şikayet başvurusunu daha sonra başka hangi işlem veya başvurularla telafi etmeye çalışmıştır?
Cevap: Başvuru sahibi, süresi geçtikten sonra idareye ve ardından Kuruma başvuru yaparak itirazen şikayet yoluna başvurmuştur ancak bu girişimler sürenin aşılması nedeniyle sonuç doğurmadığı için başvurusu reddedilmiştir.
Soru: Söz konusu vakada idarenin aldığı şikayet kararı ve başvurunun zamanlaması arasındaki ilişki nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: İdarenin 11.02.2017 tarihindeki şikayet kararından sonra başvuru sahibinin on günlük süreyi aşarak, ancak 20.02.2017 tarihli ihale kararından sonra itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle başvuru süresinde yapılmamıştır.
Detaylı Analiz
İhale sürecinde ortaya çıkan uyuşmazlık, başvuru sahibinin idarenin aldığı şikayet kararına ilişkin itirazen şikayet başvurusunu süresinde yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır. İdare, 11.02.2017 tarihinde bir şikayet kararı almış ve bu karar başvuru sahibine bildirilmiştir. Ancak başvuru sahibi, bu bildirimin ardından öngörülen sürede değil, daha sonra 20.02.2017 tarihli başka bir ihale kararı sonrasında itirazen şikayet başvurusunda bulunmuştur. Bu zamanlama, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığı açısından belirleyici önem taşımaktadır.
Uyuşmazlığın temelinde, idare tarafından alınan ve başvuru sahibine bildirilen şikayet kararının ardından, Kuruma yapılacak başvurunun hangi tarihten itibaren işlemeye başladığı ve bu sürenin nasıl hesaplandığı konusu yer almaktadır. Vakaya göre başvuru süresi, kararın başvuru sahibine bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlamıştır. Kurul değerlendirmesinde de, sürenin başlangıcının bu bildirimle birlikte başladığı ve takip eden on günlük sürede herhangi bir başvuru yapılmadığı vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, ihale süreci açısından başvuru sahibinin tepkisinin zamanlaması, esasen değerlendirme dışı kalmasına yol açmıştır.
Vaka bağlamında esaslı unsur olarak öne çıkan husus süre hesaplamasıdır. Kurum, itirazen şikayet süresinin başlaması için esas alınacak tarihi idarece yapılan bildirim olarak kabul etmiş ve başvuru sahibinin bu bildirimi izleyen on günlük süre içinde Kuruma herhangi bir başvuruda bulunmadığını tespit etmiştir. Sürenin başlangıcı, taraflara yapılan bildirimle doğrudan ilişkilendirilmiş ve bildirim tarihinin açıkça tespit edilebilmesi Kurul’un süre yönünden değerlendirmesinde belirleyici olmuştur. Bu yönüyle bildirimin yapılma tarihi ve başvurunun ne zaman yapıldığı arasındaki ilişki somut biçimde kurulmuş ve sürenin aşıldığı net olarak ortaya konmuştur.
Kurul değerlendirmesinde, başvuru sahibinin ilk olarak süresi içinde işlem yapmadığı, daha sonra ise farklı bir kararın ardından hem yeniden idareye hem de tekrar Kuruma başvurduğu görülmektedir. Ancak bu ikinci girişimler, süresi içinde yapılmayan ilk başvurunun eksikliğini telafi etmemiştir. Sürenin geçirilmesi, Kurum’un esasa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmasına olanak tanımamış; yalnızca başvurunun süre yönünden incelenmesini mümkün kılmıştır. Bu durumda, başvuru sahibinin usul açısından tam zamanında hareket etmemesinin sonuçlarına katlanmak zorunda kaldığı ortaya çıkmaktadır.
Sonuç olarak Kamu İhale Kurulu, süresinde yapılmayan bir başvuruyu değerlendirme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle başvuruyu esas yönünden değil, doğrudan şekil yönünden reddetmiştir. Sürelerin ihlal edilmesi, Kurum’un inceleme yetkisini ortadan kaldırdığından, başka başvurular veya açıklamalar değerlendirme sonucunu değiştirmemiştir. Kurul, somut verilerle desteklenen süre tespiti çerçevesinde konuyu değerlendirmiş ve itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılmadığını belirleyerek, başvurunun süre yönünden reddine kesin olarak karar vermiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.