Geçici teminat irat kararına ilişkin idareye yapılan şikayet başvurusunun süresi ve idari merci tecavüzü etkisi - 2018/UY.IV-964

KÜNYE

  • Toplantı No: 2018/028
  • Gündem No: 12
  • Karar Tarihi: 15.05.2018
  • Karar No: 2018/UY.IV-964
  • Başvuru Sahibi: Afer ÇARHACIOĞLU
  • İhaleyi Yapan İdare: Msb. İzmir İnş. Eml. Blg. Bşk.Lığı Genel Kurmay Başkanlığı Bağlıları ve Müsteşarlık
  • İKN: 2013/151039
  • İhale Adı: Antalya Hava Meydan Komutanlığı 400 Kişilik Er Yemekhane İnşaatı

Özet

İdareye yapılan şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle başvurunun reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, geçici teminatın irat kaydedilmesi kararının tebliğinden sonra idareye yaptığı şikayet başvurusunun süresinde olduğunu ve bu nedenle işlemin mevzuata aykırı olduğunu iddia etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhale sürecinde geçici teminatın irat kaydedilmesi kararının tebliğ tarihi olan 08.04.2014 tarihinden itibaren 10 gün içinde şikayet başvurusunun yapılması gerekirken, başvuru sahibinin 10.04.2014 tarihinde dava açtığı ve idari merci tecavüzü nedeniyle dosyanın idareye gönderildiği, nihai yargı kararının ise 20.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle idareye yapılan şikayet başvurusunun 24.04.2018 tarihinde yapıldığı ve süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

Genel Soru–Cevap

Soru: Geçici teminatın irat kaydedilmesi kararına karşı şikayet başvuru süresi ne zaman başlar ve nasıl hesaplanır?
Cevap: Geçici teminatın irat kaydedilmesi kararının idareye resmi olarak tebliğ edildiği tarih, şikayet başvuru süresinin başlangıcı olarak kabul edilir. Bu bildirimin yapıldığı tarihten itibaren belirlenen süre içerisinde (genellikle 10 iş günü) idareye şikayet başvurusu yapılmalıdır. Sürenin başlangıç tarihi, kararın şahsa veya vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği gün olarak dikkate alınır. Tebligat yapılmadan önce ya da sonrasında gerçekleştirilen başvurular süre dışında kalabilir.

Soru: İdareye yapılması gereken şikayet başvurusundan önce doğrudan dava açılması başvuru süresini uzatır mı?
Cevap: İdari başvuru yolu varken doğrudan dava açılması, başvuru süresinin durmasını ya da uzamasını sağlamaz. Dava açılması durumunda, yargı makamının idari merci tecavüzü kararı vermesi ve dosyanın idareye gönderilmesi ile işlemin yeniden değerlendirilmesi mümkün olabilir. Ancak bu süreç idareye yapılacak şikayet başvurusunun süresini etkileyip uzattığına dair bir genel kural bulunmamaktadır; bu nedenle idareye yapılacak başvuru süresi dolmuşsa, sonraki başvurular süresinde sayılmaz.

Soru: Şikayet başvurusu süresinde yapılmazsa, başvurunun hukuki akıbeti nasıl olur?
Cevap: Şikayet başvurusunun belirlenen sürede idareye yapılmaması halinde, idare buna süresinde yapılmamış başvuru olarak bakar ve başvuruyu işlemin iptali veya düzeltilmesine ilişkin esastan incelemeden reddeder. Bu durumda geçici teminatın irat kaydedilmesi kararı geçerli kabul edilir ve bu karara karşı idari başvuru yolu tüketilmiş sayılır.

Soru: Başvuru süresinde yapılmayan şikayet başvurularının reddedilmesinde hangi genel uygulama veya hukukî gerekçe esas alınır?
Cevap: İhale mevzuatı ve uygulama kararlarında, idareye yapılan şikayet başvurularının süresinde yapılması şart olup, süresinde yapılmayan başvuruların reddedilmesi esastır. Bu yaklaşım, idari işlem güvenliği ve hızlı çözüm sağlama amacıyla benimsenmiştir. Süre esası gözetilmediğinde ihalelerde belirsizlik ve hukuki ihtilafların sürekliliği riski artar.

Soru: İdareye yapılan şikayet başvurusu ile ilgili sürenin hesaplanmasında tebligat tarihinin belgeyle ispatlanması neden önemlidir?
Cevap: Şikayet süresinin başlangıç tarihi tebliğ tarihidir, dolayısıyla tebligatın kesin ve hukuka uygun yapıldığını belgelemek gerekir. Bu belge olmadan sürenin başladığını ispatlamak zor olabilir; bu da başvuru süresinin hesaplanmasında tereddütlere ve uyuşmazlıklara yol açar. İyi belgelendirilmiş tebligatlar sürenin doğru işletilmesini sağlar ve başvuru sahipleri ile idareler arasındaki anlaşmazlık ihtimalini azaltır.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin geçici teminatın irat kaydedilmesi kararına ilişkin şikayet başvurusunun süresi nasıl hesaplanmıştır?
Cevap: Süre, geçici teminatın irat kaydedilmesi kararının resmen tebliğ edildiği 08.04.2014 tarihinden itibaren 10 gün olarak belirlenmiş ve başvuru sahibi bu sürede idareye şikayet başvurusunda bulunamamıştır.

Soru: Başvuru sahibinin doğrudan dava açması ve idari merci tecavüzü nedeniyle dosyanın idareye gönderilmesi başvuru süresine nasıl etki etmiştir?
Cevap: Başvuru sahibinin dava açması, idari başvuru süreci içinde sayılmamış ve idari merci tecavüzü nedeniyle dosyanın idareye gönderilmesi ve nihai yargı kararının geç bildirilmesi, idareye yapılan başvurunun zamanında yapıldığı anlamına gelmemiştir; dolayısıyla idareye yapılan şikayet başvurusu süresinde sayılmamıştır.

Soru: İdareye süresinde yapılmayan şikayet başvurusunun hukuki sonucu nedir?
Cevap: Başvuru süresinde yapılmayan şikayet başvurusu işlem bakımından reddedilmiş ve bu nedenle geçici teminatın irat kaydedilmesi işlemi hukuken geçerli kabul edilmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin idareye süresinde başvuru yapmaması halinde hangi hüküm gereği başvuru reddedilmiştir?
Cevap: Başvuru sahibinin süresinde başvuru yapmaması nedeniyle, Kamu İhale Kanunu kapsamında, başvurunun süresinde yapılmaması halinde başvurunun reddedilmesi gereği uygulanmıştır.

Detaylı Analiz

Uyuşmazlık, geçici teminatın irat kaydedilmesi kararına karşı başvuru sahibince yapılan şikayet başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır. Başvuru sahibi, kararın tebliği sonrası yaptığı şikayet başvurusunun zamanında olduğunu savunmuş, bu nedenle kararın hukuka aykırı olarak tesis edildiğini iddia etmiştir. Ancak olayda, şikayet tarihinin mevzuatta öngörülen sürenin dışında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla uyuşmazlık, yalnızca usule ilişkin süresellik bakımından değerlendirilmiştir.

İhale sürecindeki hukuki değerlendirmede, geçici teminatın irat kaydedilmesi kararının başvuru sahibine 08.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiştir. Bu tebliğ tarihinden itibaren başvuru sahibinin 10 günlük yasal süre içinde idareye başvurarak şikayet dilekçesi sunması beklenmiştir. Ancak bu süreçte başvuru sahibi doğrudan yargıya gitmeyi tercih etmiş, 10.04.2014 tarihinde dava açmıştır. Dava yoluna gidildikten sonra yargı tarafından verilen idari merci tecavüzü kararıyla birlikte dosya idareye yönlendirilmiş olsa da, bu gelişme idareye yapılacak şikayet başvurusu süresini yeniden başlatmamıştır. Neticede, başvuru sahibinin idareye fiilen yaptığı başvurunun tarihi 24.04.2018 olup, bu tarih, belirlenen sürenin çok sonrasına işaret etmektedir.

Bu vakada, sürenin hesaplanmasına ilişkin esaslı unsur olarak kararın usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği ile başvurunun yöneltildiği merci üzerinde durulmuştur. Kararın başvuru sahibine usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesinden sonra, sürenin başladığı kabul edilmiş ve başvurunun, bu sürede doğrudan idareye yapılmayıp dava açılması nedeniyle işlemin dışında kaldığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla yargı süreci içinde yaşanan idari merci tecavüzü durumu, başvuru süresine etkili sayılmamış; belirlenen süreden sonra yapılan başvuru esas bakımından değerlendirmeye alınmamıştır.

Kamu İhale Kurulu, söz konusu yargılama sürecine rağmen idareye yapılan başvurunun hesaplanan yasal süre içinde yer almadığını tespit ederek, şikayet başvurusunun esasına girilmeden usulden reddine karar vermiştir. Kurul’un yaklaşımı, sürelerin kesinliği ilkesine dayanmakta ve doğrudan dava açılması suretiyle idari başvuru süresinin korunamayacağı vurgulanmaktadır. Kurul, kararında ayrıca yargı sürecinin başvuru süresini genişletmeyeceğini ortaya koyarak, başvuru sahibinin idari yola başvurma iradesini zamanında göstermemiş olduğunu kabul etmiştir.

Sonuç olarak, Kurul değerlendirmesinde, tebliğ tarihi itibarıyla işlem süresinin başladığı; yargı sürecine başvurulmasının bu süre üzerinde herhangi bir uzatıcı veya durdurucu etkisi bulunmadığı sonucuna ulaşılmış ve başvurunun süre yönünden uygun olmaması dolayısıyla reddine karar verilmiştir. Bu bağlamda, geçici teminatın irat kaydedilmesi işlemine yönelik iddialar, usul yönünden süresinde öne sürülmemiş olması nedeniyle incelenmeyerek, işlem hukuken geçerli kabul edilmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.