KÜNYE
- Toplantı No: 2017/012
- Gündem No: 14
- Karar Tarihi: 08.03.2017
- Karar No: 2017/UY.IV-731
- Başvuru Sahibi: Muammer ŞİMŞEK -Şakir TURHAN İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, 22. Bölge Müdürlüğü 61220 TRABZON
- İKN: 2016/536254
- İhale Adı: Rize 224 Şube Taşkın Koruma Tesislerine Korkuluk Yaptırılması 2. Kısım
Özet
Başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle reddi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, idarenin düzeltici işlem kararı ile teklifin değerlendirmeye alınmasının mevzuata aykırı olduğunu ve teklifinin üzerinde bırakılmaması gerektiğini iddia ederek itirazen şikayet başvurusunda bulunmuştur.
Kurul Değerlendirmesi
İhale sürecinde idarece alınan düzeltici işlem kararı başvuru sahibine 10.02.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup, Kamu İhale Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine göre itirazen şikayet başvurusunun bu tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde yapılması gerekmektedir. Başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunu bu süreden sonra, 02.03.2017 tarihinde yapması nedeniyle başvurunun süresinde olmadığı tespit edilmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İdarenin düzeltici işlem kararının tebliğ tarihinden sonraki itirazen şikayet süresi nasıl işlemeye başlar?
Cevap: İdarenin düzeltici işlem kararı, yazılı olarak ilgililere tebliğ edildiği tarihten itibaren itirazen şikayet süresi işlemeye başlar. Bu süre genellikle 10 gündür ve sürenin başlangıcı tebliğ tarihinin kendisidir. Sürenin son günü mesai saati bitimiyle sona erer. Ancak tebliğ tarihinin kesin olarak belirlenmediği veya belgeyle desteklenemediği durumlarda, sürenin başlangıcı ve dolayısıyla itirazen şikayet hakkının kullanımı tereddüte düşebilir.
Soru: İtirazen şikayet başvurusunda sürenin doğru hesaplanmasında dikkat edilmesi gereken uygulama esasları nelerdir?
Cevap: İtirazen şikayet süresi tebliğ tarihinden başlayarak takvim günü esasına göre hesaplanır; ancak sürenin son günü resmi tatil veya hafta sonuna rastlarsa, süre takip eden ilk iş gününe kadar uzar. Ayrıca başvuru başvuru sahibinin taahhütlü posta kaydı, elektronik imza veya Kurumun belirlediği diğer bildirim şekilleri ile yapılabilir. Süre hesabı konusunda yanlış değerlendirme veya yanlış gün sayımı, başvurunun süresinde yapılmadığı sonucunu doğurarak elenmesine yol açabilir.
Soru: İtirazen şikayet süresinin geçirilmesi durumunda başvurunun esastan incelenip incelenmeyeceği nasıl değerlendirilir?
Cevap: İtirazen şikayet başvurusu yasal süresi içinde yapılmadığında, 4734 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri gereğince genellikle başvuru süreden reddedilir ve esastan incelenmez. Sürenin işletilmesi başvuru hakkının ön koşulu kabul edildiğinden, süre geçirilirse iddianın yapılabilirliği ortadan kalkar. Ancak sürenin işlemeye başlamaması veya tebliğ tarihi hususunda açık bir belirsizlik varsa, bu durum uygulamada ihtilaflara konu olabilmektedir.
Soru: Düzeltici işlem kararına itirazen şikayet dışında hangi hukuki yollar kullanılabilir ve bunların süreleri nasıl işler?
Cevap: İtirazen şikayet süresi kaçırılmışsa veya bu yol kapalıysa, başvuru sahibi idari yargıda iptal davası açabilir. İdari dava açma süresi, itirazen şikayet kararı tebliğ tarihinden sonra başlayıp 60 gün olarak uygulanır. Ancak idari dava açabilmek için itirazen şikayet yolunun kural olarak tamamlanması gerekir. Bu nedenle, 10 günlük itirazen şikayet süresi iyi takip edilmeli; süresi geçtikten sonra doğrudan dava yoluna başvurmak hukuken kabul edilmeyebilir.
Soru: İtirazen şikayet süresinin hesaplanmasında tebliğ tarihinin ispatı nasıl yapılmalı, belirsizlik durumunda ne tür sorunlar ortaya çıkar?
Cevap: Tebliğ tarihi; taahhütlü posta alındı belgesi, elden imza karşılığı tutanak veya elektronik tebliğ kayıtları ile belgelendirilmelidir. Tebliğ tarihinin ispatlanması başvuru süresinin doğru tespiti için zorunludur. Bu tarihin net olarak ortaya koyulamaması halinde, itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapıldığını iddia eden taraf açısından hak kaybı yaşanabileceği gibi, idare veya Kurum açısından da hukuki belirsizlik oluşabilir. Uygulamada tebliğ belgelerinin sağlam tutulması ve kayıtlı tebliğ yöntemlerinin tercih edilmesi tereddütleri azaltır.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılmadığı nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: Başvuru sahibine idarenin düzeltici işlem kararı 10.02.2017 tarihinde tebliğ edilmiş, itirazen şikayet başvurusu ise ancak 02.03.2017 tarihinde yapılmıştır. Mevzuat gereği başvuru tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde yapılmalıdır. Bu tarihler karşılaştırıldığında başvurunun 10 günlük süreyi aştığı net olarak tespit edilmiştir.
Soru: Başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun süresi aşımı nedeniyle reddedilmesinin sonucu ne olmuştur?
Cevap: Süresi içinde yapılmadığı için başvuru, Kamu İhale Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca süre yönünden reddedilmiştir. Yani itirazen şikayet süresi geçirilmesi, başvurunun esasına girilmeden doğrudan reddedilmesine yol açmıştır.
Soru: Başvuru sahibinin iddiasının mahiyeti itirazen şikayet süresinin aşılması halinde nasıl değerlendirilmiştir?
Cevap: Başvuru sahibinin iddiası idarenin düzeltici işlem kararının mevzuata aykırı olduğu yönündeydi. Ancak itirazen şikayet süresi yasal süre içinde aşılmış olduğundan, bu iddia esas olarak incelenmemiş ve başvuru süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Soru: Başvuru sahibinin idarenin düzeltici işlem kararına karşı itirazen şikayet süresinde başvuru yapması neden önemlidir?
Cevap: İtirazen şikayet mekanizması, idare kararlarına karşı zamanında yapılan başvuruların değerlendirilmesi suretiyle hukuki denetim sağlar. Bu vakada olduğu gibi süresi aşılırsa, başvurunun esasının incelenmesine imkan kalmaz ve başvuru doğrudan reddedilir. Dolayısıyla, şikayet süresine uygun hareket etmek başvurunun kabulü ve talebin değerlendirilmesi için zorunludur.
Detaylı Analiz
Başvuru sahibinin şikâyeti, idarenin aldığı düzeltici işlem kararıyla teklifin değerlendirmeye alınmasının mevzuata aykırı olduğu yönündedir. Bu çerçevede, teklifinin üzerinde bırakılmaması gerektiğini ileri sürerek Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunmuş; ancak bu başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığı, uyuşmazlığın esasını oluşturan temel tartışma noktası haline gelmiştir.
Uyuşmazlık, idarenin düzeltici işlem kararının başvuru sahibine ne zaman tebliğ edildiği ve buna karşı yapılan itirazen şikayet başvurusunun belirlenen süre içinde olup olmadığına odaklanmaktadır. Kurul tarafından tespiti yapılan tarihlere göre, idarenin düzeltici işlem kararı 10.02.2017 tarihinde başvuru sahibine tebliğ edilmiş; buna karşın başvuru 02.03.2017 tarihinde yapılmıştır. Bu zamanlamaya göre, başvuru süresi 10 günlük yasal süreci aşmıştır. Kurul, tarihlerin karşılaştırılması yoluyla konuya ilişkin süre ihlalini tespit etmiş ve başvurunun sürede olmadığını değerlendirmiştir.
Esasa dair yapılan herhangi bir içerik değerlendirmesi bu aşamada mümkün olmamıştır. Başvuru sahibinin iddiası her ne kadar idarenin düzeltici işlem kararının mevzuata aykırı olduğu yönünde olsa da, yapılan başvurunun yasal sürede olmaması nedeniyle içerik yönünden bir inceleme gerçekleştirilmemiştir. Başvurunun süresinde yapılmış olması, başvurunun esasının Kurul tarafından hukuki incelemeye tabi tutulabilmesinin ön şartı olarak değerlendirilmiştir.
Konu, ihale sürecinde herhangi bir teknik veya içeriksel inceleme değil, yalnızca usule yönelik bir unsur üzerinden sonuçlanmıştır. Başvuru sahibinin iddiasının haklı ya da haksız oluşu değil, bu iddianın ne zaman ileri sürüldüğü belirleyici olmuştur. Bu nedenle, diğer başlıklar bakımından bir değerlendirme yapılmasına gerek görülmemiştir.
Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunu, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle süre bakımından reddetmiştir. Bu durum, başvurunun esasının incelenmesine imkân bırakmamış, böylece başvuru yalnızca zamanlama sebebiyle geçersiz sayılmıştır. Karar, başvuru süresinin yasal sınırlar içinde yapılmaması halinde, esasa girilmeksizin reddin yolunu açtığını açık biçimde ortaya koymuştur.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.