Döviz kuru artışının ifa güçlüğü ve yaklaşık maliyet üzerindeki etkisi ile mücbir sebep kabul edilmesi talebi - 2018/UY.IV-1645

KÜNYE

  • Toplantı No: 2018/051
  • Gündem No: 12
  • Karar Tarihi: 12.09.2018
  • Karar No: 2018/UY.IV-1645
  • Başvuru Sahibi: Gayzer Mühendislik İnşaat Tesisat Teknolojileri Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.
  • İhaleyi Yapan İdare: Millî Savunma Üniversitesi Rektörlüğü
  • İKN: 2018/341877
  • İhale Adı: Milli Savunma Üniversitesi Rektörlüğü 1975-İSM-BET-014 Albüm Numaralı 1 No’lu Isı Merkezinin Bakım Onarımı

Özet

Başvuru sahibinin döviz kuru artışına dayalı ifa güçlüğü iddiası ihale sürecinde hukuka aykırı işlem olarak kabul edilmediği için başvuru ehliyeti yoktur

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, döviz kuru artışının işin ifasını aşırı güçleştirdiğini, yaklaşık maliyetin geçerliliğini yitirdiğini ve kur artışının mücbir sebep kabul edilerek ihalenin iptal edilmesini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhale sürecinde başvuru sahibinin nihai amacı ihaleyi kendi üzerinde bırakmak olup, bu amacına uygun olarak en uygun teklifi vermiştir. İdarenin şikayet ve itirazen şikâyete konu edilebilir hukuka aykırı bir işlem veya eylemi ile oluşan bir menfaat veya hak ihlalinden söz edilemez. Dolayısıyla başvuru sahibinin başvuru ehliyeti yoktur.

Genel Soru–Cevap

Soru: Döviz kuru artışlarından kaynaklanan ifa güçlüğü iddiaları, ihalede iptal gerekçesi olarak hangi şartlarda değerlendirilebilir?
Cevap: Döviz kuru artışları, işin ifasını güçleştirebilir ancak bu durumun ihalenin iptali için geçerli sayılabilmesi, idarenin ya da ihale sürecinin hukuka aykırı bir işlem gerçekleştirmiş olmasına bağlıdır. İhale sürecinde uygun teklif verilmiş ve prosedürler doğru şekilde uygulanmışsa, döviz kuru artışı ifa güçlüğü olsa bile bu durum iptal sebebi olmaz. Sadece döviz kuru artışının kendisi iptal nedeni olarak kabul edilmez, hukuka aykırı bir işlemle bağlantılı olmadıkça başvuru sahiplerinin iptal talepleri kabul edilmez.

Soru: Yaklaşık maliyetin döviz kuru artışı nedeniyle geçersiz hale geldiği iddiası, başvuru sahiplerinin şikayetinde ne gibi hukuki sonuçlara yol açar?
Cevap: Yaklaşık maliyetin güncelliğini yitirmesi ekonomik bir durumdur ve bunun ihalenin iptali için hukuki dayanak oluşturması beklenmez. Yaklaşık maliyetin geçerliliğinin yitirilmesi ancak idarenin ihale sürecinde mevzuata aykırı davranması veya maliyet hesabını usulsüz yapması hâlinde inceleme konusu olur. Bu nedenle, sadece ekonomik nedenlere dayalı olarak yaklaşık maliyetin geçerliliği tartışılsa da, hukuki açıdan menfaat ihlali tespit edilmediği sürece iptal talebi reddedilir.

Soru: İhale sürecinde başvuru sahiplerinin, ihale sonucunu kendi lehlerine etkileyebilecek mücbir sebep gerekçeleri üzerinden iptal talebinde bulunmaları durumunda nasıl bir değerlendirme yapılır?
Cevap: Mücbir sebep iddiaları ihale sürecinde doğrudan hukuki sonuç doğurmaz. İhale süreci mevzuatına uygun yürütülmüş, en uygun teklif verilmiş ve idarece hukuka aykırı bir işlem yapılmamışsa, başvuru sahiplerinin mücbir sebep iddiası iptal talebinin reddiyle sonuçlanır. Mücbir sebep, ancak sözleşme aşamasında ifa güçlüğü doğurması durumunda değerlendirilir, ihale sürecine ilişkin kararların iptali için tek başına yeterli değildir.

Soru: İdarenin döviz kuru artışını mücbir sebep kabul etmemesi başvuru sahibinin itiraz süreçlerine nasıl yansır?
Cevap: İdarenin döviz kuru artışını mücbir sebep saymaması, başvuru sahibinin o husustaki iptal talebini olumsuz etkiler. İdarenin işlemleri mevzuata uygun olduğu ve ihale süreci sırasında hukuka aykırı bir durum bulunmadığı sürece, itirazen şikâyet veya dava aşamalarında bu iddia eksik veya dayanağı olmadan değerlendirilir. Dolayısıyla, idarenin mücbir sebep olarak değerlendirmediği ekonomik değişiklikler doğrudan ihale iptaline neden olmaz.

Soru: Başvuru sahipleri ihale sürecinde hukuken nasıl bir hak veya menfaat ihlali ortaya koymalıdır?
Cevap: Başvuru sahiplerinin itirazlarında, idarenin ihale sürecinde hukuka aykırı işlem yapması, usulsüzlük, keyfi uygulama veya mevzuat ihlalinin bulunması gerekir. Sadece ekonomik koşullardaki değişiklikler veya ifa güçlükleri, ihale sürecine ilişkin hak veya menfaat ihlali oluşturmaz. Hak veya menfaat ihlalinin varlığı somut ve hukuki dayanağı açık şekilde ortaya konmadıkça başvuru ehliyetinden ve talebin kabulünden söz edilmez.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin döviz kuru artışına dayalı ifa güçlüğü iddiası ihale sürecinde nasıl değerlendirildi ve bu durum başvuru ehliyetini nasıl etkiledi?
Cevap: Döviz kuru artışına dayalı ifa güçlüğü iddiası, ihalede hukuka aykırı bir işlem olarak kabul edilmedi. Başvuru sahibinin, ihaleye en uygun teklifi vererek ihaleyi kendi lehine sonuçlandırdığı tespit edildiği için, idarenin herhangi bir hukuka aykırı eylemi veya işlemiyle doğrudan bir hak veya menfaat ihlaline uğramadığı anlaşıldı. Bu nedenle başvuru sahibinin başvuru ehliyeti yoktur.

Soru: İdarenin döviz kuru artışını mücbir sebep saymaması, başvuru sahibinin ihaleye ilişkin iptal talebini nasıl etkiledi?
Cevap: İdarenin döviz kuru artışını mücbir sebep olarak kabul etmemesi, başvuru sahibinin iptal talebinin hukuki dayanağını ortadan kaldırdı. Kurul da bu duruma paralel olarak başvuru sahibinin talebini ihale sürecinde hukuka aykırı bir uygulama olmadığını gerekçe göstererek reddetti.

Soru: Başvuru sahibinin yaptığı başvuruda ihale sürecinde hukuka aykırı bir işlemin varlığı nasıl tespit edildi?
Cevap: İhale sürecinde başvuru sahibinin nihai amacı ihaleyi kendi üzerinde bırakmak olduğu ve aşırı maliyetartışı olsa bile en uygun teklifi verdiği belirlendi. Bu nedenle idarenin işlemlerinde hukuka aykırılık veya ihlal edilen öncelikli hak veya menfaat saptanmadı.

Soru: Döviz kuru artışına dayalı ifa güçlüğünün yaklaşık maliyetin geçerliliğini yitirdiği iddiası, başvuru sahibinin menfaatini nasıl etkiledi?
Cevap: Yaklaşık maliyetin geçerliliğini yitirdiği iddiası, başvuru sahibi açısından menfaat ihlali oluşturmadı çünkü başvuru sahibi ihaleyi en uygun teklif ile kazanmıştı. Dolayısıyla bu iddia üzerinden bir hukuki hak veya menfaat ihlali tespit edilmedi.

Detaylı Analiz

Başvuru sahibi, döviz kuru artışının yol açtığı ekonomik yük nedeniyle söz konusu işin ifasının aşırı derecede güçleştiğini ileri sürerek, yaklaşık maliyetin geçerliliğini yitirdiği ve bu durumun mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yönündeki iddiasıyla ihalenin iptalini talep etmiştir. Bu taleple birlikte, ihale sürecinde meydana geldiği iddia edilen koşulların, hem teklifin hazırlanmasını hem de işin taahhüdünü etkileyen ağır ekonomik sonuçlar doğurduğu vurgulanmıştır. Uyuşmazlığın odağında, bu tür ekonomik değişimlerin ihale sürecine etkisinin hukuken nasıl değerlendirileceği sorusu bulunmaktadır.

İhale süreci bakımından belirleyici olan husus, başvuru sahibinin söz konusu kur artışına rağmen ihaleye katılarak en uygun teklifi verdiği ve ihalenin kendi üzerinde bırakılmasını sağladığıdır. Değerlendirme, bu teklifin hazırlanmasında herhangi bir zorunluluk bulunmamış olması ve teklifin gönüllü olarak sunulmuş olması çerçevesinde yapılmıştır. Bu bakımdan, kur artışına ilişkin ifa güçlüğü iddiası, ihale makamının herhangi bir işlem veya eylemiyle ortaya çıkmış bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla, ihaleye katılım ve teklif verilmesi sürecinde başvuru sahibinin serbest iradesiyle hareket ettiği ve idareye isnat edilebilecek hukuka aykırı bir müdahalenin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Başvuru sahibinin ileri sürdüğü yaklaşık maliyetin geçerliliğini yitirdiği yönündeki iddia ise, somut uyuşmazlıkta esaslı bir unsur olarak kabul edilmemiştir. Bu iddia, yalnızca piyasa koşullarındaki ekonomik dalgalanmaya dayandığı için, herhangi bir ihale prosedürünün veya düzenleyici işlemin usule aykırı biçimde uygulanmasıyla ilişkilendirilmemiştir. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede, ekonomik değişkenliğin, şikâyete elverişli bir hukuki ihlal yaratmadığı dikkate alınarak, bu tür iddiaların tek başına ihale sürecine yönelik geçerli bir iptal gerekçesi oluşturmadığı tespit edilmiştir.

İhale üzerinde bırakılan istekli konumundaki başvuru sahibinin sunduğu gerekçelere rağmen, ihaleyi kendi lehine neticelendirdiği tespit edilmiştir. Bu durum, başvuru sahibinin, idarenin herhangi bir hukuka aykırı işlem veya eyleminden zarar görmediğini ve ihale sürecinde bir hak ya da menfaat ihlali yaşamadığını göstermektedir. Böyle bir durumda, başvuru sahibinin, şikâyet ve itirazen şikâyet mekanizmalarını kullanma ehliyetine sahip olmadığı kabul edilerek, bu yöndeki taleplerinin esasın incelenmesine geçilmeden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Kurulun değerlendirmesinde, ekonomik göstergelere dayalı genel iddiaların, ihale sürecinde oluşan somut bir hukuka aykırılık ile desteklenmediği sürece başvuru ehliyeti açısından yeterli görülmeyeceği açık biçimde ortaya konmuştur. Başvuru sahibinin teklif vererek ihaleyi kazanmış olması, menfaatinin ihlal edilmediğini ortaya koyduğu için, yalnızca ekonomik gerekçelere dayanarak yapılan iptal taleplerinin kabul edilmesi mümkün bulunmamıştır. Bu doğrultuda, başvuru ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle talep reddedilmiş ve karar bu şekilde kesinleştirilmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.