Aşırı düşük teklif açıklamaları ve iş ortaklıkları iddialarının iptal gerekçeleri üzerindeki değerlendirme - 2021/UY.II-1282

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/027
  • Gündem No: 12
  • Karar Tarihi: 30.06.2021
  • Karar No: 2021/UY.II-1282
  • Başvuru Sahibi: Den-Ka Yapı Onarım İnş. Mad. Akaryakıt Nak. Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.
  • İhaleyi Yapan İdare: Mersin Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü
  • İKN: 2021/1869
  • İhale Adı: Mersin İli, Erdemli ve Silifke İlçeleri Muhtelif Mahallerde İçme Suyu, Kanalizasyon ve Yağmursuyu Hatlarının Döşenmesi, Yenileme İnşaatı- İçme Suyu, Kanalizasyon Terfi İstasyonları ve İçme Suyu Depoları Rehabilitasyonu Yapım İşi

Özet

İhalenin iptaline ilişkin gerekçelerin mevzuata aykırı olması nedeniyle iptal kararı kaldırıldı

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihalenin 1. kısmının iptal edilmesinin yerinde olmadığını, aşırı düşük teklif açıklamalarının uygun bulunmadığı gerekçesiyle ihalenin iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Kurul Değerlendirmesi

İhale konusu işin yapım işlerinden oluştuğu, ihalenin kısmi tekliflere açık ve iki kısımdan oluştuğu, aşırı düşük teklif açıklaması yapmanın isteklinin tercihinde olduğu ve zorunlu olmadığı, ayrıca ihaleye katılan firmaların farklı iş ortaklıkları kurmasının mevzuata aykırı olmadığı tespit edilmiştir. İdarenin iptal gerekçesi olarak ileri sürdüğü, firmaların birlikte hareket ettikleri iddiasına dair somut tespit bulunmamaktadır. İdarenin yaklaşık maliyet hesabının rasyonel olmadığına dair somut gerekçe sunmadığı, Covid-19 salgını gerekçesinin ise ihale tarihi itibariyle mevcut olduğu ve iptal için yeterli dayanak oluşturmadığı belirlenmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Aşırı düşük teklif açıklaması yapmamanın ihale iptali için geçerli bir gerekçe sayılması mümkün müdür?
Cevap: İhalelerde, aşırı düşük teklif açıklaması yapıp yapmamak isteklinin tercihindedir; bu açıklamanın zorunlu olmadığı kabul edilmektedir. Açıklama yapılmaması, tek başına iptal gerekçesi olarak gösterildiğinde hukuki sorunlar doğabilir ve iptal kararı dayanaksız kalabilir. Bu nedenle, aşırı düşük teklif açıklaması yapmamak nedeniyle ihalenin iptal edilmesi genellikle uygun görülmez.

Soru: İhaleye katılan firmaların farklı iş ortaklıkları kurması birlikte hareket ettiği anlamına gelir mi ve iptal gerekçesi yapılabilir mi?
Cevap: Firmaların farklı iş ortaklıkları kurması, tek başına birlikte hareket ettiklerine dair yeterli delil sayılmaz. Birlikte hareket iddiası ancak somut, açık ve hukuki dayanağı olan tespitlerle desteklenirse iptal gerekçesi olabilir. Aksi takdirde, iş ortaklıklarının kurulması mevzuata aykırı değildir ve iptal nedeni olarak kabul edilmez.

Soru: Yaklaşık maliyet hesabının rasyonel olmadığı yönündeki iddialar iptal kararını desteklemek için tek başına yeterli midir?
Cevap: Yaklaşık maliyetin rasyonel olmadığına dair somut, objektif ve gerekçelendirilmiş tespitler yapılmadan bu iddianın iptal gerekçesi olarak ileri sürülmesi genellikle yeterli olmaz. İdarenin yaklaşık maliyete ilişkin açıklamalarının ve dayanaklarının eksik olması iptal kararının iptal edilmesine yol açabilir.

Soru: Olağanüstü durumlar (örneğin Covid-19 salgını) iptal kararları için yeterli hukuki dayanak teşkil eder mi?
Cevap: Olağanüstü durumlar, ihalenin iptali için dayanak olabilir; ancak buna ilişkin gerekçelerin somut ve geçerli hukuki bağlantılarla desteklenmesi gerekir. Söz konusu durumun ihale tarihi itibariyle varlığı, tek başına iptale yol açmaz; idarenin bu durumu iptal için yeterli ölçüde gerekçelendirmesi önem taşır.

Soru: İptal kararlarında somut delil aranmasının önemi nedir?
Cevap: İptal kararlarının hukuken dayanaklı olması için iddiaların ve gerekçelerin objektif, somut delillerle desteklenmesi gereklidir. Soyut veya varsayıma dayalı gerekçelerle verilen iptal kararları, sonradan iptal edilebilir ve hukuki belirsizliğe neden olabilir. Bu nedenle, ihalenin iptaline ilişkin tespitlerin açık, somut ve mevzuata uygun olması önemlidir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal gerekçeleri arasında yer alan aşırı düşük teklif açıklaması yapmamanın mevzuata aykırılığı iddiası bu vakada nasıl değerlendirildi?
Cevap: Bu vakada Kurul, aşırı düşük teklif açıklaması yapmanın isteklinin tercihinde olduğunu, zorunlu olmadığını belirlemiştir. Dolayısıyla, aşırı düşük teklif açıklaması yapmamanın iptal gerekçesi olarak gösterilmesi mevzuata uygun bulunmamış ve iptal kararının hukuki dayanağı olmadığı sonucuna varılmıştır.

Soru: İhaleye katılan firmaların farklı iş ortaklıkları kurması birlikte hareket ettikleri iddialarını haklı çıkarır mı?
Cevap: Kurul, firmaların farklı iş ortaklıkları kurmasının mevzuata aykırı olmadığını tespit etmiştir. Somut olarak birlikte hareket ettiklerine dair delil bulunmadığından bu iddia iptal gerekçesi olarak kabul edilmemiştir.

Soru: Covid-19 salgını idaresinin iptal gerekçesi olarak gösterildiğinde bu gerekçe ihale iptaline dayanak oluşturdu mu?
Cevap: Bu vakada, Covid-19 salgınının ihale tarihi itibariyle mevcut olduğu ancak idarenin bu durumu iptal için yeterli hukuki dayanak olarak gösteremediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla salgın gerekçesi iptal kararını haklı çıkaramamıştır.

Soru: İdarenin yaklaşık maliyet hesabının rasyonel olmadığı yönündeki iddiası iptal kararını desteklemiş midir?
Cevap: İdarenin yaklaşık maliyet hesabının rasyonel olmadığına dair somut gerekçe sunmadığı ortaya konmuştur. Bu nedenle, yaklaşık maliyet hesabıyla ilgili iddia iptal gerekçesi olarak yeterli bulunmamış ve iptal kararı bu iddiaya dayandırılamamıştır.

Detaylı Analiz

Başvuruya konu olayda, yapım işlerinden oluşan ve iki kısımdan meydana gelen bir ihalenin ilk kısmının iptali üzerine, ihalenin iptaline dair gerekçelerin hukuka uygunluğu tartışılmıştır. İptal kararının gerekçesi olarak, bazı firmaların aşırı düşük teklif açıklaması yapmaması ve ihaleye katılan firmaların farklı iş ortaklıkları kurarak birlikte hareket ettikleri iddiası öne sürülmüştür. Ayrıca yaklaşık maliyetin rasyonelliği ve Covid-19 salgını gibi nedenlerin de kararda etkili olduğu anlaşılmaktadır. Başvuru bu gerekçelerin yetersiz ve mevzuata aykırı olduğu iddiasıyla yapılmıştır.

İhale sürecinde ön plana çıkan tartışma başlıklarından biri, aşırı düşük teklif açıklamasına ilişkindir. Kurul, bu ihalede teklif sahiplerinin aşırı düşük teklif açıklaması yapma zorunluluğu bulunmadığını, bunun yalnızca isteklinin tercihine bağlı olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla açıklama yapılmaması, mevzuat açısından ihale dışı bırakılma veya ihale iptali gibi sonuçlar doğuracak nitelikte görülmemiştir. Bu yönüyle, yalnızca açıklama yapılmamasına dayanılarak iptal kararı verilmesinin hukuki temelden yoksun olduğu değerlendirilmiştir.

İptal kararına dayanak yapılan bir diğer gerekçe, firmaların farklı iş ortaklıklarında yer almasıydı. Bu duruma ilişkin olarak birlikte hareket etme iddiası yönünden somut hiçbir delil sunulmadığı, yalnızca iş ortaklığı bileşenlerine bakılarak böyle bir sonuca ulaşmanın mümkün olmadığı değerlendirilmiştir. Kurul tarafından, iş ortaklığı kurmak mevzuatın tanıdığı bir hak olarak görülmüş ve bu hakkın kullanılması, tek başına usulsüzlük göstergesi olarak kabul edilmemiştir. Bu bağlamda, birlikte hareket etme iddiasının dayanağının zayıf olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Uyuşmazlık çerçevesinde pilot ortağın iş deneyimi yönünden özel bir tartışmaya konu unsur yer almamakla birlikte, esaslı unsur kavramı ileri sürülen iddiaların zayıflığı üzerinden dolaylı olarak değerlendirilmiştir. Aşırı düşük teklif açıklamalarının sunulmaması, tek başına ihalenin esaslı bir unsuruna aykırılık olarak nitelendirilmemiştir. Aynı şekilde, farklı ortaklık yapılarında yer alma durumu da ihalenin rekabet ilkesini veya tekniğini zedeleyecek nitelikte esaslı bir unsur ihlali olarak görülmemiştir. Dolayısıyla, iptali gerektirecek ağırlıkta ve esaslı hukuki aykırılıkların bulunmadığı ifade edilmiştir.

Son tahlilde Kurul, idarenin iptal kararını gerekçelendirmede başarısız olduğunu, ileri sürülen gerekçelerin tamamının soyut düzeyde kaldığını ve somut delillerle desteklenmediğini ortaya koymuştur. Aşırı düşük teklif açıklamasının tercihe bağlı olması, iş ortaklıklarının hukuka uygun şekilde kurulmuş olması, yaklaşık maliyetle ilgili iddiaların gerekçelendirilmemesi ve salgın gerekçesinin yetersizliği gibi unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, iptal kararının kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmış ve iptal kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.