Aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısında mevzuata aykırı bilgi talebi ve beton taşıma mesafesi belirlemesinin incelenmesi - 2021/UY.IV-599

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/011
  • Gündem No: 13
  • Karar Tarihi: 17.03.2021
  • Karar No: 2021/UY.IV-599
  • Başvuru Sahibi: Mauproje İnşaat Anonim Şirketi
  • İhaleyi Yapan İdare: T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
  • İKN: 2020/690157
  • İhale Adı: Konya İli Karatay İlçesi Fevzi Çakmak Mahallesi Konya Yeni Motorlu Küçük Sanayi Sitesi 1 Etap 45 Adet Sanayi Yapısı (786 Sanayi Dükkanı), 4 Adet Ticari Yapı (44 Adet Ticari Dükkan), 1 Adet Giriş Takı İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi

Özet

Başvuru süresine uyulmaması nedeniyle itirazen şikayet başvurusunun reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, aşırı düşük teklif sorgulamasında mevzuata uygun bilgi ve belgelerin istenmediğini, açıklama süresinin mevzuata aykırı olduğunu, temel analiz girdilerinin verilmemesinin savunma hakkını kısıtladığını ve beton taşıma mesafesinin hatalı belirlendiğini iddia etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

Başvuru sahibinin aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısının 11.02.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 10 gün içinde idareye şikayet başvurusunda bulunması gerektiği, ancak başvuru sahibinin 25.02.2021 tarihinde süreden sonra başvuru yaptığı tespit edilmiştir. Ayrıca idareye yapılan şikayet başvurusu olarak değerlendirilebilecek diğer yazının da süresi içinde Kuruma itirazen şikayet başvurusuna dönüştürülmediği belirlenmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısının tebliği ne zaman yapılmış sayılır ve bu tebliğ tarihi başvuru süresi açısından neden önemlidir?
Cevap: Aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısının tebliği, yazının resmi veya geçerli tebligat usulleriyle yüklenici veya isteklinin eline geçtiği tarih olarak kabul edilir. Bu tarih, itirazen şikayet başvurusunun başlayacağı zaman dilimini belirlediği için önemlidir; çünkü itirazen şikayet başvurusu genellikle tebliğ tarihinden itibaren sayılan belirli bir süre (örneğin 10 gün) içinde yapılmalıdır. Uygulamada tebliğ tarihi doğru ve açık şekilde belirlenmezse, başvuru süresi konusunda tereddüt yaşanabilir.

Soru: Şikayet başvurusunda süre hesaplamalarında idarenin tatiller, resmi tatiller veya birden fazla tebliğ durumu nasıl dikkate alınır?
Cevap: Başvuru sürelerinin hesaplanmasında, idari tatiller veya resmi tatiller süreden sayılabilir veya sayılmayabilir; bu durum ilgili mevzuat ve uygulama kararlarına göre farklılık gösterebilir. Ayrıca tebliğ birden fazla kez yapılmışsa, son tebliğ tarihlerinden hangisinin başlangıç kabul edileceği de bazen tereddüt konusu olur. Uygulamada bu konularda kesin bir standart bulunmadığında, süre hesaplaması yanlış yapılabilir ve başvurunun süreden reddine yol açabilir.

Soru: İdarenin aşırı düşük teklif açıklama isteme talebinde bulunmaması veya talebin eksik/belirsiz olması halinde şikayet başvurusu nasıl değerlendirilir?
Cevap: İdarenin aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısı göndermemesi veya talebin mevzuata uygun şekilde temel analiz girdilerini içermemesi durumunda, isteklinin savunma hakkı ve bilgi edinme hakkı zarar görebilir. Ancak Kurul öncelikle başvuru süresine uyulup uyulmadığını değerlendirir; süre aşılmamışsa eksiklik ve usulsüzlük iddiaları esastan incelenir. Süre aşımı varsa, genellikle bu iddialar işleme alınmaz.

Soru: İdareye yapılan başvurunun yasal süre içinde Kuruma itirazen şikayet başvurusuna dönüştürülmemesi uygulamada ne gibi sonuçlar doğurabilir?
Cevap: İdareye yapılan yazılı başvurunun yasal itirazen şikayet süresi içinde Kuruma formel itirazen şikayet başvurusu olarak iletilmemesi durumunda, Kurum tarafından başvuru zamanında yapılmamış kabul edilir. Bu da şikayet hakkının usulüne uygun şekilde kullanılmaması anlamına gelir ve başvurunun süre yönünden reddine yol açar. Uygulamada bu durum, idareye yapılan yazıların şikayet prosedürünün başlatılması için yeterli olmadığı anlamına gelir.

Soru: Şikayet süresinin işlemeye başlaması açısından aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısının tebliğinden sonra idareye verilen cevabın tebliği süreci etkiler mi?
Cevap: Genellikle şikayet süresi, aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısının tebliğiyle başlar ve idareye verilen cevabın tebliği süreci değiştirmez. Yani, cevap süreci yeni bir başlangıç tarihi oluşturmaz. Bu nedenle, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunu, açıklama isteme yazısı tebliğinden sonraki belirlenen süre içinde yapması gerekir. Aksi takdirde, süre aşımı nedeniyle başvuru reddedilir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısına ilişkin itirazen şikayet başvurusunu yapma süresi ne zaman başlamıştır ve bu sürenin önemi nedir?
Cevap: Başvuru sahibinin aşırı düşük teklif açıklama isteme yazısı tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içinde itirazen şikayet başvurusunda bulunması gerekmektedir. Bu süre, Kurul incelemesi açısından bağlayıcıdır ve aşılması halinde şikayet başvurusu süre yönünden reddedilir. Vakada, tebliğ tarihi 11.02.2021 olup, başvuru sahibinin 25.02.2021’de başvuru yapması nedeniyle sürenin aşıldığı tespit edilmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun süreden sonra yapılması halinde Kurulun nasıl bir karar vermesi gerekir?
Cevap: Süresinde yapılmayan itirazen şikayet başvuruları, 4734 sayılı Kanun’un ilgili maddesine dayanılarak süre yönünden reddedilmektedir. Bu nedenle, başvuru sahibi şikayetini zamanında yapmamışsa, Kurul bu başvuruyu esastan incelemeden reddetmek durumundadır.

Soru: Başvuru sahibinin diğer iddiaları (mevzuata aykırı bilgi isteme, savunma hakkının kısıtlanması gibi) neden Kurulca değerlendirilmemiştir?
Cevap: Kurul öncelikle itirazen şikayet başvurusunun yasal süre içinde yapılıp yapılmadığını inceler. Sürenin aşılması halinde, esasa girilmeden başvuru süre yönünden reddedildiğinden, başvuru sahibinin diğer iddiaları süregören inceleme aşamasına alınmamıştır. Bu vakada da süreden kaynaklı reddin ardından iddiaların değerlendirilmesine geçilmemiştir.

Soru: İdareye yapılan ve itirazen şikayet başvurusuna dönüştürülebilecek diğer yazının süresi içinde Kuruma başvuruya çevrilmemesinin sonucu nedir?
Cevap: İdareye yapılan yazının süresi içinde itirazen şikayet başvurusuna dönüştürülmemesi, Kurula yapılacak şikayet hakkının zamanında ve doğru şekilde kullanılmaması anlamına gelmektedir. Bu durumda Kurul, başvuru sahibinin şikayet başvurusunun süresinde yapılmadığı kanaatine varır ve şikayeti bu nedenle reddeder. Vakada da benzer durum tespit edilmiştir.

Detaylı Analiz

İhaleye ilişkin uyuşmazlık, aşırı düşük teklif sorgulamasına dair gönderilen yazıya yönelik başvuru sahibinin şikayetinin süre yönünden değerlendirilmesi çerçevesinde şekillenmiştir. Başvuru sahibi, idarenin açıklama talebinde mevzuata aykırı bilgi ve belge istediğini, açıklama süresinin kısa tutulduğunu ve özellikle beton taşıma mesafesi gibi temel analiz girdilerinin eksik verildiğini ileri sürmüştür. Ancak bu iddiaların esasen dikkate alınıp alınamayacağı, başvurunun hangi tarihte yapıldığı ve süresinde olup olmadığı hususu üzerinden değerlendirilmiştir.

Uyuşmazlık kapsamında asıl tartışma, idarenin yaptığı aşırı düşük teklif sorgulamasının içeriğine ilişkindir. Başvuru sahibi, açıklama isteme yazısında verilen sürenin teklifin savunulması açısından yetersiz kaldığı, ayrıca idarenin açıklamaya esas bazı kritik bilgileri belirtmeyerek savunma hakkına zarar verdiği kanaatindedir. Özellikle beton taşıma mesafesi gibi maliyet hesapları üzerinde etkili kalemlerin açıklanmamış olması, savunma hazırlığını zorlaştırdığı yönünde ifade edilmiştir. Buna karşın bu iddiaların esastan değerlendirilebilmesi için başvurunun süresi içinde yapılmış olması gerekirken, olayda bu koşulun sağlanmadığı tespit edilmiştir.

Vakada, esasa geçilmeden önce usule dair temel bir unsur olan başvuru süresine odaklanılmıştır. Uygulamada “esasa etkili unsur” olarak kabul edilen süre kuralı, Kurul’un yetkisinin sınırlarını belirler. Şikayet yolu, idari işlemlere karşı başvuru süresi içinde kullanıldığında sonuç doğurur. Olayda, yazının 11 Şubat tarihinde tebliğ edilmesine karşın başvurunun 25 Şubat’ta yapıldığı anlaşılmıştır. Bu tarihler arasındaki fark, on günlük yasal sürenin aşıldığını ve dolayısıyla başvurunun şeklen geçersiz sayılması gerektiğini göstermiştir.

Başvuru sahibi her ne kadar idareye daha önce yazılı bir başvuruda bulunmuş olsa da, bu başvurunun usulen Kuruma yapılması gereken itirazen şikayet başvurusu niteliğine dönüşmediği değerlendirilmiştir. Diğer bir ifadeyle, Kurul nezdindeki başvuru süresi, sadece idareye yazı göndermekle başlamamaktadır; bu yazının yasal süresi içinde Kurum seviyesine taşınması gerekir. Bu yapılmadığından dolayı başvuru süresel bakımdan kanunda öngörülen biçimde gerçekleşmemiştir.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, yapılan başvuruyu yalnızca zamanlama açısından değerlendirmiş ve esas yönünden herhangi bir inceleme yapmaksızın süre aşımı gerekçesiyle reddetmiştir. Bu doğrultuda, idarenin aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında mevzuata aykırı davranıp davranmadığına ilişkin ileri sürülen tüm hususlar, şekli gerekçe nedeniyle değerlendirme dışı bırakılmıştır. Bu karar, usule ilişkin kuralların ihale hukukunda ne denli belirleyici olduğuna dair çarpıcı bir örnek teşkil etmektedir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.