KÜNYE
- Toplantı No: 2023/038
- Gündem No: 28
- Karar Tarihi: 26.07.2023
- Karar No: 2023/UY.I-1043
- Başvuru Sahibi: Kar Asfalt Yol Yapım İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş.
- İhaleyi Yapan İdare: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Yol Bakım, Onarım ve Yapım Şube Müdürlüğü
- İKN: 2023/366521
- İhale Adı: Gebze İlçesi 2 Kısım (2023 Yılı) Yol Yapımı
Özet
İhale dışı bırakma kararı, iş kazası nedeniyle verilen mahkumiyetin mesleki faaliyetten kaynaklanması nedeniyle hukuka uygundur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, yönetim kurulu üyesi olan kişinin iş kazası nedeniyle aldığı mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olmadığını, kazanın mesai dışı ve işveren otoritesi olmaksızın gerçekleştiğini, bu nedenle ihale dışı bırakılmalarının haksız olduğunu ileri sürmüştür.
Kurul Değerlendirmesi
Kurul, 4734 sayılı Kanun’un 10/4-e maddesi ve Kamu İhale Genel Tebliği hükümleri uyarınca, mesleki faaliyetten kaynaklanan mahkumiyetlerin ihale dışı bırakma sebebi olduğunu; somut olayda mahkeme kararında, yönetim kurulu üyesi olan kişinin iş kazası nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamakla asli kusurlu bulunduğunu ve bu mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştiğini tespit etmiştir. Ayrıca, yönetim kurulu üyesinin ihale tarihi itibarıyla hakim hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle adli sicil kaydının istenilmesi ve değerlendirilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamıştır.
İdare Görüşü
İdare, sunulan adli sicil kaydının 4734 sayılı Kanun’un 10/4-e bendi kapsamında olduğunu, iş kazasının mesleki faaliyet kapsamında değerlendirildiğini ve ihale dışı bırakma işleminin mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru 1: İş kazasına ilişkin mahkumiyetin mesleki faaliyetten kaynaklandığı nasıl anlaşılır?
Cevap: Mahkumiyetin mesleki faaliyetten kaynaklandığını belirlemede, öncelikle mahkeme kararındaki kusur ve olaya ilişkin tespitler önemlidir. Eğer mahkeme, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin işveren ya da sorumlu kişi tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle asli kusur bulunduğunu kararlaştırmışsa, bu mahkumiyet genellikle mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilir. Mesainin dışında veya işveren otoritesinin doğrudan bulunmadığı durumlarda dahi, olayın işin yürütülmesiyle bağlantısı varsa mesleki faaliyetten kaynaklandığı kabul edilebilir.
Soru 2: İhale sürecinde yönetim kurulu üyelerinden adli sicil kaydı istenebilir mi ve değerlendirilirken nelere dikkat edilmeli?
Cevap: Kamu ihale mevzuatı uyarınca, ihaleye katılan gerçek veya tüzel kişilerde, özellikle hakim ortak veya yönetim kurulu üyeleri gibi karar alma pozisyonundaki kişilerin adli sicil kayıtlarının istenmesi mümkündür. Bu kişiler hakkında mesleki faaliyetten kaynaklanan mahkumiyetler veya yasak fiiller mevcuttur ve bu durum ihalede değerlendirilir. İdarenin bu belgeleri isterken, kişinin pozisyonu ve mahkumiyetin niteliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Soru 3: İhalelerde, iş kazasının işveren otoritesi dışında ve mesai saatleri dışında gerçekleşmesi adli sicil değerlendirmesinde nasıl ele alınır?
Cevap: İş kazasının mesai dışında veya işverenin doğrudan otoritesi bulunmayan zamanlarda gerçekleşmiş olması, tek başına bu mahkumiyetin mesleki faaliyetten kaynaklanmadığı sonucunu doğurmayabilir. Kazanın işin yürütülmesiyle doğrudan bağlantısı veya işverenin sorumluluğu nedeniyle ortaya çıktığı durumlarda, mahkumiyet mesleki faaliyete bağlı kabul edilebilir ve ihale dışı bırakma kararında etkili olur.
Soru 4: Mesleki faaliyetten kaynaklanan mahkumiyetlerin ihale dışı bırakma sebebi olarak değerlendirilmesinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
Cevap: Mesleki faaliyetten kaynaklanan mahkumiyetler ihale dışı bırakma gerekçesi olabilir ancak bunların doğrudan mesleki faaliyetle ilişkili olması gerekir. İhale makamları, mahkemeden alınan kusur ve olayla ilgili tespitlerin somutlaştırdığı bağlantıyı dikkate almalıdır. Süreçte, mahkumiyetin türü, işin niteliği ve kişinin o görevdeki sorumluluğu ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Soru 5: İhale dışı bırakmaya ilişkin kararlar verilirken, adli sicil kaydının kapsamı ve tarihinin dikkate alınması zorunlu mudur?
Cevap: Evet, ihale kararlarında adli sicil kaydının içeriği ve ihale tarihindeki geçerliliği önemlidir. İlgili kişinin o tarihte sahip olduğu görev ve yetkiler, mahkumiyet tarihleri ve bu mahkumiyetlerin kapsamı değerlendirilerek, ihale dışı bırakmanın dayanağı olup olmadığı tespit edilmelidir. Mevzuata uygunluk açısından bu kapsamlı değerlendirme gereklidir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru 1: Yönetim kurulu üyesinin iş kazası nedeniyle aldığı mahkumiyetin mesleki faaliyet kapsamında olup olmadığı nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: Mahkeme kararı, yönetim kurulu üyesinin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almamakla asli kusurlu olduğunu belirlemiş ve bu kusurun mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştiğini tesis etmiştir. Bu somut tespit ihale dışı bırakma kararının dayanağı olmuştur.
Soru 2: Yönetim kurulu üyesinin ihale dışı bırakma kapsamında adli sicil kaydının istenmesi mevzuata uygun mudur?
Cevap: Yönetim kurulu üyesi, ihale tarihi itibarıyla hakim hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olduğundan, adli sicil kaydının istenmesi ve değerlendirilmesi mevzuata aykırı bulunmamıştır.
Soru 3: İdarenin iş kazasının mesai dışında ve işveren otoritesi olmaksızın gerçekleştiği iddiası, ihale dışı bırakma kararını etkiler mi?
Cevap: Kurul kararı ve mahkeme hükmü, iş kazasının mesai dışı da olsa mesleki faaliyet kapsamında gerçekleştiğini ortaya koyduğundan, bu iddia ihale dışı bırakma kararını değiştirmemiştir.
Soru 4: Başvuru sahibinin iş kazası nedeniyle verilen mahkumiyetin mesleki faaliyetten kaynaklanmadığı yönündeki itirazı neden kabul edilmemiştir?
Cevap: Mahkemenin asli kusur tespiti ve mevzuatın mesleki faaliyetten kaynaklanan mahkumiyetleri ihale dışı bırakma sebebi sayması nedeniyle, bu itirazın dayanağı olmadığına ve ihale dışı bırakma işleminin hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.
Detaylı Analiz
İhale sürecine konu olan uyuşmazlık, bir tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi konumundaki kişinin geçmişte iş kazası nedeniyle almış olduğu mahkûmiyetin, ihaleden elenme gerekçesi yapılıp yapılamayacağına ilişkindir. Başvuru sahibi, mahkûmiyetin mesleki bir faaliyetle değil, mesai dışında ve işveren otoritesinin bulunmadığı bir durumda gerçekleşen ve dolayısıyla şahsi bir davranışa dayandığını ileri sürerek, bu mahkûmiyetin ihaleye katılmaya engel teşkil etmeyeceğini savunmuştur. Bu iddiaya karşılık idare, söz konusu mahkûmiyetin, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin ihlaline dayandığını ve bu bağlamda mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilerek ihale dışında bırakma işlemini tesis etmiştir.
Uyuşmazlıkta temel tartışma noktası, adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetin mesleki faaliyetten kaynaklanıp kaynaklanmadığıdır. İlgili kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararının dayanağı, bir iş kazasında asli kusurlu bulunmasıdır. Mahkeme, kişinin iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle cezai sorumluluğunu tespit etmiştir. Bu tespite göre kazanın mesai saatleri dışında meydana gelmiş olması ya da olayın işverenin doğrudan otoritesi dışında gerçekleşmiş olması, işin yürütülmesiyle olan bağlantıyı ortadan kaldırmamıştır. Zira mahkûmiyetin gerekçesi, yönetim yetkisine bağlı olarak yerine getirilmesi zorunlu yükümlülüklerin ihlali olup, bu yönüyle işlem mesleki faaliyetle doğrudan ilişkilendirilmiştir.
Vaka bağlamında “esası unsur” kavramı, mahkûmiyetin niteliği ve ihale kapsamında değerlendirmeye alınabilir bir mahiyette olup olmadığı üzerinden şekillenmiştir. İhale mevzuatı, tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin geçmişteki cezai sorumluluklarını, bu sorumlulukların mesleki faaliyetlerden kaynaklanması halinde dikkate alınacak şekilde düzenlenmiştir. Bu açıdan baktığımızda, asli kusura dayalı bir ceza mahkûmiyetinin adli sicilde yer alması ve mesleki görev ihmaliyle bağlantısının açık şekilde ortaya konması, değerlendirme açısından esaslı bir unsur teşkil etmiş; bu nedenle başvuru sahibinin iddiaları Kurul nezdinde karşılık bulmamıştır.
Somut olayda ihaleye katılan şirketin ortaklık yapısı da gözetilerek, değerlendirme yönetim kurulu üyesi olan kişinin konumu üzerinden yapılmıştır. Kişinin ihale tarihi itibarıyla hâkim hisse sahibi ve yönetim kurulu üyesi olması, onun adli sicil kaydına dayalı değerlendirmeye tabi tutulmasını gerekçelendirmiştir. Bu bağlamda adli sicil kaydı istenirken yalnızca şekli bir pozisyon değil, aynı zamanda karar verme yetkisi açısından etkili olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla ihale kararlarına etki edebilecek nitelikte bir hukuki durumun mevcudiyeti kabul edilmiştir.
Kamu İhale Kurulu bu değerlendirmeler ışığında, anılan mahkûmiyetin mesleki faaliyetten kaynaklandığı kanaatine varmıştır. Kurul, ilgili mevzuat ve genel tebliğ hükümleri doğrultusunda yapılan işlemleri hukuka uygun bulmuş; başvuru sahibinin iddialarını ise, mahkeme kararındaki asli kusur tespiti karşısında yeterli görmemiştir. Sonuç olarak, ihaleye katılım yeterliliği bağlamında yapılan ihale dışı bırakma işlemi yerinde bulunmuş ve itirazen şikâyet başvurusu reddedilmiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.