KÜNYE
- Toplantı No: 2022/013
- Gündem No: 28
- Karar Tarihi: 02.03.2022
- Karar No: 2022/MK-62
- Başvuru Sahibi: Çağlar Yol Yapı San. ve Tic. A.Ş.
- İhaleyi Yapan İdare: Toplu Konut İdaresi Başkanlığı
- İKN: 2021/434448
- İhale Adı: Bingöl İli Merkez İlçesi Çapakçur Vadisi Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İşi
Özet
Mahkeme kararı doğrultusunda ihaleye fesat karıştırma suçunun mesleki faaliyet kapsamında olmadığı gerekçesiyle düzeltici işlem yapılmasına karar verildi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, yönetim kurulu başkanvekilinin kesinleşmiş mahkûmiyet kararının mesleki faaliyeti ile ilgili olmadığı gerekçesiyle itirazen şikayet başvurusunda bulunmuştur.
Kurul Değerlendirmesi
Mahkeme kararı, yönetim kurulu başkanvekilinin inşaat mühendisi olmasına rağmen ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkûmiyetin mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirtmiştir. Bu tespit, ihalenin iptaline ve düzeltici işlem yapılmasına temel teşkil etmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru 1:
İhalenin sonucunu etkileyen kişinin kesinleşmiş ceza mahkûmiyetinin mesleki faaliyetiyle ilişkili olup olmadığı nasıl değerlendirilir?
Cevap:
Ceza mahkûmiyeti mesleki faaliyet kapsamında sayılabilmesi için, kesinleşen hükmün failin ihaleye konu meslek veya görev alanıyla doğrudan bağlantılı olması gerekir. Sadece kamu ihale mevzuatı veya idari kararlar yeterli olmayıp, mahkeme kararlarının bu bağlantıya dair değerlendirmesi esasıdır. Eğer mahkeme meslek faaliyetiyle bağlantının bulunmadığını belirtirse, bu durum ihale işleminde mali veya idari yaptırım açısından dikkate alınır.
Soru 2:
İhale sürecinde idare veya Kamu İhale Kurulu’nun, ihaleye fesat karıştırma gibi suçların mesleki kapsamını değerlendirirken nelere dikkat etmesi gerekir?
Cevap:
İdare ve Kurul, hükmün kesinleşmiş mahkeme kararını esas almalı, suçun failin mesleki faaliyet alanına doğrudan ne ölçüde bağlı olduğunu sorgulamalıdır. Suçun doğrudan mesleki faaliyet kapsamında olmadığı anlaşılıyorsa, ihale üzerinde bırakılan firmanın veya ilgili kişinin durumunu buna göre değerlendirmek gerekir; aksi, haksız eleme veya yanlış uygulama sebebi olabilir.
Soru 3:
Kesinleşmiş mahkûmiyet kararı mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilmediğinde ihale sürecinde hangi idari tedbirlere başvurulabilir?
Cevap:
Bu durumda, ihale işlemi iptal edilerek düzeltici işlem uygulanabilir. Düzeltici işlem, 4734 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca, hatalı kararın giderilmesi ve mevzuata uygun hale getirilmesi amacıyla yapılır. Esas olan, yanlış değerlendirmeden kaynaklanan hukuki sonuçların en az zararla düzeltilmesidir.
Soru 4:
İdari yargı kararları ile Kamu İhale Kurulu kararları arasında çelişki oluştuğunda hangi karar esas alınmalıdır?
Cevap:
İdari yargı kararları, kesinleşmiş ve bağlayıcı nitelikteyse Kamu İhale Kurulu da bu karara uyum sağlamak zorundadır. Kurul, mahkeme kararlarına aykırı karar veremez; mahkeme kararları doğrultusunda önceki yanlış uygulamalardan dönerek uygun düzeltici işlemi tesis etmelidir.
Soru 5:
Bir kamu ihalesinde, yönetim kurulu başkanı veya benzeri kişilerin ceza mahkûmiyeti, firmanın yeterliliğine ilişkin değerlendirmede hangi koşullarda esas alınır?
Cevap:
Bu tür mahkûmiyetler, failin cezasının doğrudan ihaleye ve mesleki faaliyet alanına etkisi somut şekilde ortaya konulduğunda değerlendirmeye alınır. Örneğin, suç, şirketin ihaleye konu işlerindeki mesleki faaliyetine ilişkinse yeterlilik itirazına temel oluşturabilir. Aksi hâlde, sadece kişinin başka bir alandaki suçları, firmanın yeterlilik değerlendirmesine otomatik olarak yansıtılmaz.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru 1: İhalenin üzerinde bırakıldığı şirketin yönetim kurulu başkanvekiline ait mahkûmiyet kararının mesleki faaliyet kapsamında olup olmadığı nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: Mahkeme, başkanvekilinin inşaat mühendisi olmasına rağmen ihaleye fesat karıştırma suçunun mesleki faaliyeti kapsamında olmadığına karar vermiştir. Bu tespit, mahkûmiyet hükmünün yönetim kurulu başkanvekilinin mesleki faaliyeti ile doğrudan bağının bulunmadığını göstermiştir.
Soru 2: Mahkeme kararı doğrultusunda Kamu İhale Kurulu’nun önceki itirazen şikayet kararında ne değişiklik yapılmıştır?
Cevap: Kamu İhale Kurulu, mahkemenin mesleki faaliyetle bağdaşmama kararını esas alarak daha önce ihale üzerinde bırakılan şirket aleyhine verdiği itirazen şikayet kararını iptal etmiş ve düzeltici işlem yapılmasına karar vermiştir.
Soru 3: Düzeltici işlem kararı hangi kanun hükmü dayanılarak alınmıştır?
Cevap: Kamu İhale Kurulu, ihale sürecinde yapılan hatanın giderilmesi amacıyla 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi uyarınca düzeltici işlem uygulanmasına karar vermiştir.
Soru 4: İhale üzerinde bırakılan şirket hakkında, yönetim kurulu başkanvekilinin kesinleşmiş mahkûmiyetinin mesleki faaliyetle bağlantısının olmaması ihale sonucunu nasıl etkilemiştir?
Cevap: Bu durum, ihale üzerinde bırakılan şirketin durumu hakkında verilen önceki kararın dayanağını ortadan kaldırmış ve ihale üzerinde bırakma kararının iptal edilerek düzeltici işlem yapılmasını zorunlu kılmıştır.
Detaylı Analiz
İhaleye ilişkin süreçte ortaya çıkan uyuşmazlık, teklif değerlendirme aşamasında ihale üzerinde bırakılan isteklinin yönetim kurulu başkanvekiline ilişkin kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı üzerinden şekillenmiştir. Bu kişinin daha önce ihaleye fesat karıştırma suçundan mahkûm edildiği, bu nedenle şirketin ihaleye katılım yeterliliğinin sorgulanması gerektiği yönünde bir şikâyet yapılmıştır. Ancak asıl tartışma, söz konusu mahkûmiyetin bu kişinin mesleki faaliyeti kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği yönünde yoğunlaşmıştır. Şikâyet başvurusu, mahkûmiyetin mesleki faaliyet kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği gerekçesiyle yapılarak Kurul nezdinde itirazen şikâyet yoluna gidilmiştir.
İhale sürecinde gündeme gelen hukuki mesele, yönetim kurulu başkanvekilinin bir mühendis sıfatına sahip olması ve buna rağmen hakkında verilen mahkeme kararının ihaleye katılım yeterliliğini etkileyip etkilemeyeceği üzerinde toplanmıştır. Burada iş deneyimine değil, daha çok yeterlilik koşulları kapsamındaki adli sicil durumu ve bunun ihale mevzuatı bağlamında firma adına yaratacağı etkiye odaklanılmıştır. Kurulun ilk değerlendirmesinde, mahkûmiyet kararının varlığı yeterli bir ret gerekçesi oluşturmuş olsa da bu yaklaşım daha sonra yargı kararı ışığında yeniden ele alınmıştır.
Mahkemeye taşınan olayda, ceza mahkûmiyetinin kişinin mesleki faaliyetleri kapsamında olup olmadığının belirlenmesi esas alınmıştır. Mahkeme, ihaleye fesat karıştırma suçunun, her ne kadar fail olan kişinin inşaat mühendisi kimliği bulunsa da somut olayda mühendislik faaliyetleriyle doğrudan bağlantılı olmadığını tespit ederek söz konusu mahkûmiyetin meslek alanıyla eşleştirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu değerlendirme, ihale dışı bırakma gerekçelerinde esaslı unsurun ne olduğuna dair açık bir içtihat niteliği taşımaktadır. Zira mesleki faaliyete ilişkin olmayan bir fiilin, mesleki yeterliliği veya şirketin uygunluğunu etkileyip etkilemeyeceği burada yeniden yorumlanmıştır.
Kurulun incelemesi sırasında, yönetim kurulu başkanvekiline ait mahkûmiyet kararının, firmanın iş deneyimi ya da pilot ortaklık yükümlülüklerini karşılayıp karşılamaması yönünden değil, doğrudan firmanın ihaleye katılım yeterliliği bağlamında değerlendirildiği anlaşılmıştır. Bu kişi şirketi temsil görevi yürütse de mahkemenin verdiği kararla, işlediği suçun mesleki faaliyetten bağımsız olduğu tespit edildiğinden, ceza hükmü firma açısından bağlayıcı bir ehliyet eksikliği yaratmamıştır. Dolayısıyla bu mesele, firmanın organizasyon yapısı ya da teknik kapasitesi değil, yöneticisinin bireysel sicili yönünden ele alınmış ve bu sicilin ihaleye etkisi mahkeme kararındaki tespitle ortadan kalkmıştır.
Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu önceki kararını mahkeme hükmüne uygun biçimde yeniden değerlendirerek iptal etmiş ve düzeltici işlem yapılmasına karar vermiştir. Mahkeme kararının bağlayıcılığı ve burada yapılan mesleki faaliyet değerlendirmesi ile Kurul, şirketin ihale dışı bırakılmasına gerek olmadığı yönüne yönelmiştir. Böylece fiilin mesleki faaliyetle ilişkisi bulunmadıkça, kesinleşmiş mahkûmiyet kararının tek başına şirketin ihaleye katılımını engellemeyeceği yönünde bir uygulama ortaya çıkmıştır.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.