Teklif geçerlilik süresi bitmeden sözleşmeye davet edilip imzalanmama ve geçici teminatın gelir kaydedilmesi işlemi - 2021/UY.II-667

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/012
  • Gündem No: 51
  • Karar Tarihi: 24.03.2021
  • Karar No: 2021/UY.II-667
  • Başvuru Sahibi: Sert İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. - Erkut İnş. Taah. Nak. Haf. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı
  • İhaleyi Yapan İdare: Aydın Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Yatırım ve İnşaat Dairesi Başkanlığı
  • İKN: 2020/523733
  • İhale Adı: Kuşadası Davutlar (Kısmi) Kanalizasyon İşi

Özet

Teklif geçerlilik süresi dolmadan önce sözleşmeye davet edilmesi nedeniyle geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama işlemi hukuka uygundur

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, teklif geçerlilik süresinin sona erdiği gerekçesiyle sözleşme imzalamaya zorlanamayacağını, geçici teminatın iade edilmesi ve yasaklama işleminin iptalini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhale dokümanında teklif geçerlilik süresi 90 gün olarak belirlenmiş olup, ihale tarihi 04.11.2020, teklif geçerlilik süresi 02.02.2021 tarihinde sona ermiştir. İdare tarafından 25.01.2021 tarihinde sözleşmeye davet yazısı gönderilmiş, bu tarihte teklif geçerlilik süresi halen geçerliydi. Kanun’un 42. maddesi uyarınca davet tarihinden itibaren 10 gün içinde sözleşme imzalanması gerekirken, başvuru sahibi bu süre içinde sözleşmeyi imzalamamıştır. Teklif geçerlilik süresi dolduktan sonra sözleşme imzalama zorunluluğu yoktur. Ancak başvuru sahibi, teklif geçerlilik süresi dolmadan önce sözleşme imzalamadığı için geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama işlemi mevzuata uygundur.

İdare Görüşü

İdare, sözleşmeye davet tarihinde teklif geçerlilik süresinin dolmadığını, Kamu İhale Tebliği’nin ilgili maddesinin teklif geçerlilik süresinin uzatılması halinde sözleşmenin imzalanmaması durumuna ilişkin olduğunu, dolayısıyla yasaklama işleminin mevzuata uygun olduğunu belirtmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Teklif geçerlilik süresinin dolmasından önce sözleşmeye davet edilip davet süresi içinde sözleşme imzalanmazsa geçici teminatın gelir kaydedilmesi mümkün müdür?
Cevap: Teklif geçerlilik süresi henüz devam ederken sözleşmeye davet yapıldığında, Kanun veya ihale dokümanı ile belirlenen imzalama süresi (genellikle 10 gün) içinde sözleşmenin imzalanmaması halinde geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve ilgili yaptırımlar uygulanabilir. Teklif geçerlilik süresi dolmadan önce bu sürenin sona ermesi durumunda isteklinin mazereti kabul edilmez ve geçici teminatın iade edilmesi gerekmeyebilir.

Soru: İhale dokümanında belirtilen teklif geçerlilik süresi ile sözleşme imzalama süresi arasındaki ilişki nasıl değerlendirilir?
Cevap: Teklif geçerlilik süresi, isteklinin teklifini bağlayacağı asgari süreyi ifade eder ve bu süre içinde sözleşme imzalanması mümkündür. Kanundaki sözleşme imzalama süresi (örn. 10 gün) ise, sözleşmeye davet tarihinden itibaren geçerlidir ve teklif geçerlilik süresi henüz dolmamışsa bu süre içinde sözleşmenin imzalanması gerekir. Bu iki süre birlikte değerlendirilir; teklif geçerlilik süresi bitmeden sözleşmeye davet edilip kanuni süre zarfında sözleşme imzalanmazsa yaptırım uygulanabilir.

Soru: Teklif geçerlilik süresi sona erdikten sonra sözleşme imzalanması zorunlu mudur?
Cevap: Teklif geçerlilik süresi sona erdikten sonra sözleşme imzalamak zorunlu değildir. İstekli bu aşamada sözleşme imzalamaktan çekinebilir ve bu durum teklifin geçerlilik süresinin sona ermesiyle ilişkilidir. Ancak teklif geçerlilik süresi bitmeden sözleşmeye davet edilmiş ve bu sürede imzalamamışsa bu gerekçe yaptırımdan kaçınmak için kabul edilmez.

Soru: Teklif geçerlilik süresinin uzatılması sözleşme imzalama yükümlülüğünü nasıl etkiler?
Cevap: İhale dokümanında teklif geçerlilik süresinin uzatılabileceği düzenlenmişse, uzatma istemli ve bir defaya mahsustur. Uzatma yapılmışsa, teklif geçerlilik süresi süresi uzatılan tarih sonuna kadar geçerliliğini korur ve sözleşme imzalamak için bu süre içinde sürenin tamamı göz önünde bulundurulur. Ancak uzatma yapılmamışsa, teklif geçerlilik süresi sonunda sözleşme imzalama zorunluluğu kalkar. Bu durum olay bazında doğrulanmalıdır.

Soru: İtirazen şikayet veya şikayet işlemlerinin sözleşme imzalama süreci üzerindeki etkisi nasıl olur?
Cevap: Şikayet ve itirazen şikayet başvurularının sözleşme imzalama sürecini uzatması mümkündür. Ancak bu tür süregelen itirazlar nedeniyle sözleşmeye davet ve imzalama süresinde bir erteleme veya uzatma yapılmadıysa, söz konusu sürelere riayet edilmesi zorunludur. İdare tarafından sözleşmeye davet tarihinden itibaren yasal süre içinde imzalama talebi yapılmışsa ve itiraz süreci sözleşme imzalama zorunluluğunu ortadan kaldırmamışsa, sözleşmenin imzalanmaması yaptırım getirebilir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Teklif geçerlilik süresi dolmadan önce yapılan sözleşmeye davet, teklif sahibini sözleşmeyi imzalamaya zorlar mı?
Cevap: Evet, bu vakada teklif geçerlilik süresi henüz dolmamışken sözleşmeye davet yapılmış ve Kanun’un öngördüğü 10 günlük sürede sözleşme imzalanması gerektiği halde, başvuru sahibi bu yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Dolayısıyla, teklif geçerlilik süresi içinde sözleşmeye davet edilen isteklinin sözleşmeyi imzalamaktan kaçınması hukuken geçerli bir mazeret oluşturmaz.

Soru: Başvuru sahibi, teklif geçerlilik süresi sona erdiği için sözleşme imzalamaya zorlanamayacağını iddia etmiştir. Bu argüman geçerli midir?
Cevap: Hayır, bu argüman kabul edilmemiştir. İdare, sözleşmeye davet tarihinde teklif geçerlilik süresinin dolmadığını kanıtlamış ve Hakem Kurulu da davet tarihinden itibaren öngörülen 10 günlük süre içinde sözleşmenin imzalanması gerektiğini belirtmiştir. Teklif geçerlilik süresi dolduktan sonra sözleşme imzalama zorunluluğu bulunmakla birlikte, bu vakada davet tarihi henüz geçerlilik süresi içinde olduğundan, teklif geçerlilik süresinin sona erdiği iddiası dayanak teşkil etmemiştir.

Soru: Başvuru sahibinin sözleşmeyi imzalamaması sonrası geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama işlemi hukuka uygun mudur?
Cevap: Evet, geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve yasaklama işlemi mevzuata uygun bulunmuştur. Çünkü sözleşmeye davet edilen ve 10 günlük imzalama süresi içinde sözleşmeyi imzalamayan başvuru sahibinin, teklif geçerlilik süresi sonuna kadar geçici teminatını iade alma hakkı ortadan kalkmıştır. Bu nedenle bu yaptırımlar hukuki dayanağa sahiptir.

Soru: Teklif geçerlilik süresinin uzatılması halinde ortaya çıkabilecek durum bu vakada etkili olmuş mudur?
Cevap: Hayır, ihale dokümanında teklif geçerlilik süresi 90 gün olarak belirtilmiş ve sürenin bir defaya mahsus isteklinin kabulüyle uzatılabileceği düzenlenmiştir. Ancak bu vakada idare tarafından sözleşmeye davet edilen tarihte henüz teklif geçerlilik süresi dolmamış, dolayısıyla herhangi bir süre uzatımı yapılmamıştır. Uzatma hali olmadığı için uzatma nedeniyle sözleşme imzalamama durumu bu vakada söz konusu olmamıştır.

Detaylı Analiz

Başvuru konusu uyuşmazlık, teklif geçerlilik süresi sona ermeden önce yapılan sözleşmeye davet üzerine sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle geçici teminatın gelir kaydedilip edilemeyeceği ve başvuru sahibinin yasaklanmasının mevzuata uygun olup olmadığına ilişkindir. Başvuru sahibi, teklifinin geçerlilik süresinin sona erdiğini ileri sürerek sözleşme imzalama yükümlülüğünden muaf tutulması gerektiğini savunmuştur. Ancak idare, sözleşmeye davet yazısının teklif süresi dolmadan önce gönderildiğini ve yasal sürede sözleşmenin imzalanmadığını belirterek, geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve isteklinin yasaklanması işlemini hayata geçirmiştir.

Uyuşmazlıktaki temel tartışma, sözleşmeye davet ile teklif geçerlilik süresi arasındaki zamanlamaya odaklanmaktadır. İhale dokümanında geçerlilik süresi 90 gün olarak belirlenmiş; bu sürenin yalnızca isteklinin onayıyla bir defaya mahsus uzatılabileceği belirtilmiştir. Söz konusu ihalenin yapıldığı tarihten itibaren teklif geçerlilik süresi hesaplandığında, idarenin sözleşmeye davet tarihinin bu sürenin sonuna gelmeden gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu bağlamda başvuru sahibinin sözleşme imzalama yükümlülüğünün, davetin teklif geçerlilik süresi içindeyken yapıldığından dolayı devam ettiği sonucuna varılmıştır.

Esaslı unsur yönünden yapılacak değerlendirme, başvuru sahibinin sözleşme imzalamaktan imtina etmesine dayanak gösterdiği gerekçenin, sözleşmenin kurulması açısından belirleyici nitelikte olup olmadığını irdelemeyi gerektirir. Bu olayda, başvuru sahibi sözleşme davet yazısı ile arasında bağlayıcılık taşıyan sürenin sona erdiğini iddia etse de, bu iddiasının esaslı bir dayanağı bulunmamaktadır. Zira davet tarihi itibariyle teklif geçerlilik süresi henüz dolmamıştır. Dolayısıyla, başvuru sahibinin dayandığı gerekçe esaslı bir unsur olarak kabul edilmemiştir.

Bu bağlamda, başvuru sahibinin sözleşme imzalamaması sonrası uygulanan yaptırımlar incelenmiştir. Kanun’un öngördüğü şekilde, teklif geçerlilik süresi devam ederken yapılan bir sözleşmeye davet üzerine, davete cevaben 10 günlük sürede sözleşmenin imzalanması beklenmektedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, geçici teminatın gelir kaydedilmesi ve isteklinin yaptırıma tabi tutulmasına neden olmuştur. Değerlendirme sürecinde, süre uzatımı yapılmadığı, ikinci en avantajlı teklif sahibinin ise uzatmayı kabul etmediği hususları da dikkate alınarak, bu yaptırımların uygulanmasının ihale süreci açısından hukuki bir sorun teşkil etmediği tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin sözleşmeye davet edildiği tarihin teklif geçerlilik süresi içinde kaldığını ve sözleşmenin bu süre zarfında imzalanmadığını dikkate alarak, yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu sonucuna ulaşmıştır. Bu çerçevede yapılan itirazen şikayet başvurusu yerinde bulunmamış ve reddedilmiştir. Kurulun bu yaklaşımı, ihale sürecinin aksi bir şekilde sekteye uğratılmasını önlemeye yönelik tutarlı bir uygulama olarak değerlendirilmiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.