İhalenin iptal kararının sadece istekli sıfatını haiz başvurular üzerine itirazen şikayet kapsamında değerlendirilmesi ve bu kapsamda başvuru şartının aranması - 2021/UY.IV-195

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/004
  • Gündem No: 12
  • Karar Tarihi: 27.01.2021
  • Karar No: 2021/UY.IV-195
  • Başvuru Sahibi: Onur Ömer SAYĞIDAR
  • İhaleyi Yapan İdare: Gaziantep Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü
  • İKN: 2020/592404
  • İhale Adı: Gaziantep İli İslahiye İlçesi Fikret Öztürk İlkokulu Bina Deprem Güçlendirme ve Onarım İşi

Özet

İptal kararının itirazen şikayet üzerine alınmaması nedeniyle başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihalenin iptal edilmesinin usulsüz olduğunu, ihalenin çeşitli platformlarda ilan edildiğini ve iptal kararının geçersiz sayılması gerektiğini iddia etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İdarenin verdiği bilgiye göre, iptal kararı öncesinde istekli olabilecek sıfatını kazanmış kişilerce idareye herhangi bir şikayet başvurusunda bulunulmamıştır; sadece bir gazetecinin başvurusu vardır ancak bu kişi istekli olabilecek sıfatını kazanmadığı için başvurusu şikayet olarak kabul edilmemiştir. 4734 sayılı Kanun’un 54 ve 56’ncı maddeleri uyarınca, iptal kararları yalnızca itirazen şikayet üzerine alınabilir ve bu şart sağlanmamıştır.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına karşı hangi koşullarda itirazen şikayet yapılabilir ve yapılmaması durumunda sonuç ne olur?
Cevap: İhalenin iptal kararına itirazen şikayet, sadece istekli sıfatını kazanmış gerçek veya tüzel kişiler tarafından yapılabilir. Eğer iptal kararı sonrası bu nitelikte bir itirazen şikayet başvurusu yapılmazsa, Kamu İhale Kurulu bu aşamada verilen iptal kararını inceleyemez ve başvuruyu görev yönünden reddeder.

Soru: İptal kararının açıklanmasından önce idareye yapılan diğer şikayet başvurularının iptal kararına etkisi nasıl değerlendirilir?
Cevap: İdareye yapılan şikayet başvurularından ancak itirazen şikayet olarak kabul edilenler iptal kararının Kurum nezdinde incelenmesini sağlar. İstekli sıfatına sahip olmayan veya itirazen şikayet usulünü kullanmayan başvurular, iptal kararının denetimini mümkün kılmadığı için, bu başvurular dikkate alınmaz ve iptal kararı Kurum tarafından değerlendirilmez.

Soru: İhalenin iptal kararına yönelik itirazen şikayet yapmayan bir istekli, ilerde Kuruma başvuruda bulunabilir mi?
Cevap: İptal kararına ilişkin olarak itirazen şikayet süresi içerisinde başvuru yapmayan istekli, daha sonra Kuruma bu konuyla ilgili başvuruda bulunma hakkına sahip değildir. Çünkü iptal kararlarının sadece itirazen şikayet yolu ile denetimi mümkündür ve bu başvuru yapılmadan Kurumun görev alanı oluşmaz.

Soru: İhalenin iptal kararı sonrası bu kararın çeşitli platformlarda ilan edilmesi, Kurumun görev yönünden inceleme yapmasını sağlar mı?
Cevap: İptal kararının ilan edilmiş olması, bu kararın değerlendirilmesini sağlamaz. İptal kararlarının Kurul tarafından incelenebilmesi için yasal sürelerde ve usule uygun olarak itirazen şikayet başvurusu yapılması gerekmektedir. İlan edilme durumu, Kurumun görev alanını genişletmez.

Soru: İstekli sıfatını kazanmak ne zaman mümkün olur ve bu durum itirazen şikayet hakkını nasıl etkiler?
Cevap: İstekli sıfatı, ihale dokümanı edinilmesi, teklif verilmesi veya benzeri yasal ve fiili işlemleri yerine getiren gerçek veya tüzel kişiler bakımından edinilir. Bu sıfatı kazanmadan yapılan başvurular itirazen şikayet kapsamında değerlendirilmez. Dolayısıyla, başvurunun hukuki inceleme kapsamında olması için öncelikle istekli sıfatının kazanılması gerekir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına yönelik itirazen şikayet başvurusu bulunmadığında, Kamu İhale Kurulu hangi gerekçeyle görev yönünden başvuruyu reddeder?
Cevap: İptal kararı yalnızca itirazen şikayet üzerine Kurul tarafından değerlendirilebildiği için, itirazen şikayet başvurusu yapılmadığında Kurumun görev sınırı aşılır. Bu durumda Kurul, iptal kararına ilişkin başvuruyu görev yönünden reddeder.

Soru: İhalenin iptal kararı öncesinde sadece istekli sıfatını taşımayan bir kişinin şikayet başvurusu var ise, bu başvuru Kurum tarafından nasıl değerlendirilir?
Cevap: İptal kararlarına yönelik başvuru yapabilecek kişiler sadece istekli sıfatını kazanmış olanlardır. Bu nedenle, istekli sıfatı bulunmayan bir kişinin başvurusu şikayet olarak kabul edilmez ve inceleme dışı bırakılır.

Soru: Başvuru sahibi ihalenin çeşitli platformlarda ilan edilmesine dayanarak iptal kararının geçersiz sayılmasını talep etmiştir. Bu talep Kurul tarafından nasıl karşılanmıştır?
Cevap: İhalenin ilan edilmesi, iptal kararının yasallığını etkilememiştir. İptal kararının geçerliliği itirazen şikayet üzerine Kurul tarafından denetlenir; itirazen şikayet olmadığından bu talep reddedilmiştir.

Soru: İhaleye itirazen şikayet başvurusu yapılmaksızın iptal kararı alınmış ise, idareye itirazen şikayet başvurusu yapılabilir mi?
Cevap: İptal kararı öncesinde istekli olabilecek sıfatı kazanmış kişilerce itirazen şikayet başvurusunun yapılmamış olması, iptal kararının Kurum tarafından incelenmesini engeller. İdareye yapılacak sonraki itirazen şikayet başvuruları da bu iptal kararının Kurum tarafından ele alınmasına yol açmaz.

Detaylı Analiz

İhale sürecine ilişkin uyuşmazlık, bir ihalenin iptal kararına karşı yapılan başvurunun usulden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği etrafında şekillenmektedir. Başvuru sahibi, ihalenin çeşitli platformlarda duyurulduğunu ve buna rağmen iptal edilmesinin hukuken geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. Ancak Kurul değerlendirmesinde, iptal kararına ilişkin herhangi bir istekli veya istekli olabilecek sıfatını taşıyan kişi tarafından Kuruma yöneltilmiş bir itirazen şikayet başvurusu bulunmadığına vurgu yapmıştır. Bu nedenle Kurumun sürece müdahil olup olamayacağı, görev sınırları temelinde tartışılmıştır.

Uyuşmazlık çerçevesinde öne çıkan husus, iptal kararının dayanağını oluşturan şikayet sürecinde geçerli ve etkili bir başvurunun bulunup bulunmadığıdır. İdarenin verdiği bilgiye göre ihalenin iptalinden önce yalnızca bir gazeteci başvuruda bulunmuştur; ancak bu kişi ihale sürecine dahil olmadığı ve istekli olabilecek nitelik taşımadığı için başvurusu şikayet kapsamında değerlendirilmemiştir. İtirazen şikayet sürecini başlatabilecek meşru muhataplar arasında yer almayan bu kişi üzerinden alınan bir iptal kararının hukuki denetimi kapsamında ise, Kurumun doğrudan görev alanı oluşmamaktadır.

Burada “esasa etkili unsur” ya da başka bir ifadeyle “kararın hukuki inceleme kapsamında değerlendirilebilmesini sağlayan esaslı unsur”, bir itirazen şikayet başvurusunun bulunup bulunmadığıdır. Kurum yalnızca itirazen şikayet üzerine yapılan başvurularda iptal kararının içeriğine ilişkin değerlendirme yapabilir. Usule uygun bir şikayet süreci işletilmediğinde, iptal kararının çeşitli medya araçlarında yayımlanmış olması tek başına denetim yetkisinin doğması açısından yeterli görülmemektedir. Bu bağlamda ilan edilme işleminin, esaslı unsur olarak kabul edilmediği anlaşılmaktadır.

İhalenin iptaline götüren süreci başlatabilecek kişilerden birinin pilot ortak ya da benzer şekilde ihaleye teklif sunmuş bir katılımcı olması beklenirdi. Ancak somut olayda, ihaleye teklif vermiş ve istekli sıfatı kazanmış herhangi bir gerçek veya tüzel kişinin zamanında şikayet başvurusu yapmadığı görülmektedir. Dolayısıyla pilot ya da diğer ortakların iş deneyimi veya yeterlilik kriterleri üzerinden ortaya çıkabilecek herhangi bir tartışmanın temel alınarak Kurum nezdinde işlem başlatılması mümkün olmamıştır. Bu eksiklik, Kurumun görev alanının oluşamamasına neden olmuştur.

Kurul nihai değerlendirmesinde, yasal düzenlemelerin açık hükümlerine uygun şekilde hareket ederek, yalnızca itirazen şikayet üzerine alınmayan iptal kararlarının görev alanında değerlendirilemeyeceğini belirtmiş ve başvuruyu görev yönünden reddetmiştir. İptal kararının maddi gerekçeleri ya da ilan şekline dair ileri sürülen iddiaların değerlendirmeye alınmamasının nedeni, başvuranın sıfatı ve başvurunun şekliyle ilgilidir. Bu karar, şikayet ve itirazen şikayet süreçlerinin hem prosedürel hem yetki sınırı bakımından ne kadar belirleyici olduğunu göstermektedir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.