İhalenin iptal kararına karşı iptal öncesi idareye şikayet başvurusu yapılmaması iddiası - 2024/UY.IV-864

KÜNYE

  • Toplantı No: 2024/027
  • Gündem No: 13
  • Karar Tarihi: 10.07.2024
  • Karar No: 2024/UY.IV-864
  • Başvuru Sahibi: Limni İnşaat Taah. Turz. Tem. San ve Tic. Ltd. Şti.
  • İhaleyi Yapan İdare: Bayburt Üniversitesi Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı
  • İKN: 2024/472197
  • İhale Adı: Beton Kaldırım Yapım İşi

Özet

İhalenin iptalinden önce idareye şikayet başvurusu yapılmaması nedeniyle başvurunun görev yönünden reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, iptal kararının dayanağı olan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin uygulanmasının yanlış olduğunu ve iptal kararının kaldırılarak ihalenin devam ettirilmesini talep etmiştir.

Kurul Değerlendirmesi

İhalenin iptal kararının EKAP üzerinden isteklilere tebliğ edildiği ve iptal kararından önce idareye herhangi bir şikayet başvurusunda bulunulmadığı, bu nedenle itirazen şikayet başvurusunun Kurumun görev alanına girmediği tespit edilmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: İhalenin iptal kararına karşı doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusu yapılabilir mi, yoksa öncelikle idareye şikayet başvurusu zorunlu mudur?
Cevap: İhalenin iptaline ilişkin kararın isteklilere tebliğinden sonra, doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusu yapılabilmesi için öncelikle idareye şikayet başvurusunda bulunulmuş ve idarenin bu talebi reddetmiş olması gerekmektedir. Yapılmayan veya süresi içinde yapılmayan idareye şikayet başvuruları, doğrudan Kuruma yapılan itirazen şikayet başvurusunun görev yönünden reddine neden olabilir.

Soru: İhalenin iptal kararının isteklilere nasıl ve ne şekilde tebliğ edildiği, itirazen şikayet hakkını kullanmada nasıl etkili olur?
Cevap: İhalenin iptal kararının EKAP veya benzeri resmi tebligat sistemi aracılığıyla isteklilere bildirilmiş olması, kararın taraflara resmi olarak ulaştığını ve itirazen şikayet sürecinin işlemeye başladığını gösterir. Bu durumda isteklilerin iptal kararına karşı idareye şikayet başvurusunda bulunmaları beklenir; aksi halde doğrudan Kuruma yapılan şikayet başvurusu görev yönünden reddedilebilir.

Soru: İdareye yapılacak şikayet başvurusunun süresi ve önemi uygulamada nasıl değerlendirilmelidir?
Cevap: İdareye yapılacak şikayet başvurusu, kanunda öngörülen sürede ve usulde yapılmalıdır. Süresi aşılmış veya hiç başvuru yapılmamışsa, itirazen şikayet başvuruları Kurum tarafından görev yönünden incelenmeyebilir. Bu nedenle isteklilerin iptal kararına karşı haklarını zamanında ve prosedüre uygun olarak idareye bildirmesi önem taşır.

Soru: İhalenin iptali üzerine itirazen şikayet başvurularında hangi durumlarda başvurunun görev yönünden reddi gündeme gelir?
Cevap: İptal kararından önce idareye şikayet başvurusu yapılmadığı veya zamanında yapılmadığı durumlarda, doğrudan Kuruma yapılan itirazen şikayet başvuruları görev yönünden reddedilebilir. Bu durum, idarenin değerlendirmesi gereken başvuru imkanının işletilmemesi nedeniyle Kurumun bu aşamada inceleme yapamayacağı anlamına gelir.

Soru: İptal kararı sonrası alınan başvurularda idareye şikayet sürecinin işletilmesinin esası nedir?
Cevap: İhalenin iptal edilmesi karşısında önce idareye şikayet başvurusunda bulunulması, başvurunun öncelikle idare tarafından incelenmesini ve karara bağlanmasını sağlar. Bu aşama işletilmeden doğrudan itirazen şikayet yoluna başvurulması çoğu zaman başvurunun görev yönünden reddine yol açar ve iptal kararının idari denetimi engellenir.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibi, iptal edilen ihale kararının dayanağı olan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin uygulanmasının yanlış olduğunu iddia etmişse de, neden şikayet başvurusu Kurum tarafından incelenmemiştir?
Cevap: İnceleme sonucunda, iptal kararından önce idareye herhangi bir şikayet başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle, başvuru Kurumun görev alanına girmediğinden, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin uygulanmasına ilişkin itirazen şikayet başvurusu inceleme dışı bırakılmıştır.

Soru: İhalenin iptalinden önce idareye yapılmayan şikayet başvurusu, itirazen şikayet sürecinde başvurunun sonucunu nasıl etkilemiştir?
Cevap: İhalenin iptalinden önce idareye şikayet başvurusu yapılmamış olduğundan, itirazen şikayet Kurumun görev alanına girmemekte; bu durum başvurunun 54. maddenin 11. fıkrasının c bendine dayanarak görev yönünden reddini zorunlu kılmıştır.

Soru: Başvuru sahibinin iptal kararının kaldırılması ve ihalenin devam ettirilmesi talebi neden yerine getirilmemiştir?
Cevap: Çünkü ihalenin iptalinden önce idareye herhangi bir şikayet başvurusu yapılmadığı tespit edilmiş ve bu eksiklik nedeniyle doğrudan Kuruma yapılan itirazen şikayet başvurusu görev yönünden reddedilmiştir; dolayısıyla iptal kararının hukuki denetimi yapılamamıştır.

Soru: İdare tarafından iptal kararı EKAP üzerinden isteklilere tebliğ edilmişse, başvuru sahibinin idareye şikayet sürecini işletmesi neden zorunludur?
Cevap: İhalenin iptal kararının isteklilere EKAP üzerinden tebliğ edilmesi, başvuru sahibinin öncelikle iptal kararına karşı idareye şikayet başvurusunda bulunmasını ve idarenin bu başvuruyu değerlendirmesini gerektirir. Bu aşama gerçekleşmeden doğrudan Kuruma itirazen şikayet yoluna gidilmesi başvurunun görev yönünden reddedilmesine yol açmıştır.

Detaylı Analiz

İncelemeye konu olayda, başvuru sahibi, bir yapım işi ihalesinin iptal edilmesine ilişkin alınan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ihalenin devam ettirilmesini talep etmiştir. Başvuru dilekçesinde özellikle iptal kararının dayanağı olan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin yanlış yorumlandığı belirtilmiş, bu bağlamda ihale sürecinin sürdürülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ancak uyuşmazlığın odak noktasını, başvuranın bu iddialarını Kuruma taşımadan önce ihale makamı olan idareye yöneltip yöneltmediği, yani ön şikayet yolunun işletilip işletilmediği oluşturmuştur.

Somut olayda ihale sürecine ilişkin esas tartışma, teknik veya mali yeterlik belgelerinden ziyade, iptal kararına karşı usulüne uygun bir şikayet sürecinin işletilip işletilmediğiyle ilgilidir. Başvuran firma, iptal kararını doğrudan Kuruma taşımış, ancak bu süreçte ihale işlemlerinden sorumlu idareye herhangi bir şikayet başvurusunda bulunmamıştır. Mevzuat çerçevesinde ihale sürecine ilişkin uyuşmazlıklarda öncelikle idareye başvuruda bulunulması öngörüldüğünden, bu eksiklik yapılan değerlendirmenin temelini oluşturmuştur.

Bu olayda Kamu İhale Kurulu, yapılan başvuruyu incelerken iptal kararının içeriğinden ziyade, başvurunun usul bakımından taşıması gereken unsurlar yönünden bir değerlendirme yapmıştır. Önem taşıyan nokta, başvuru sahibinin, kararın içeriğine yönelik önemli ve esaslı bir iddiada bulunmuş olsa dahi, bu iddiayı öncelikle idareye bildirmemesi nedeniyle, itirazen şikayet yolunun işleme konulamamasıdır. Buna göre, başvurunun içeriği değil, şikayet sürecinde eksik bırakılan aşama esaslı unsur olarak ele alınmış ve başvurunun reddinde belirleyici olmuştur.

Kararda pilot ortak ya da iş deneyimine ilişkin özel bir değerlendirme yapılmamış, çünkü ihtilafın esasını oluşturacak teknik yeterlik konularına geçilmeden usulden bir eksiklik nedeniyle başvuru sonuçlandırılmıştır. Dolayısıyla, bu vakada ortaklık yapısı, yeterlik belgeleri ya da ihale kriterlerine ilişkin detaylara girilmemiş, idari başvuru yolunun doğru şekilde işletilmesi temel inceleme alanı olmuştur.

Sonuç olarak, Kurul, iptal kararının EKAP üzerinden isteklilere tebliğ edildiğini ve buna karşın başvuru sahibinin süresinde idareye herhangi bir başvuru yapmadığını tespit etmiştir. Bu durumda, doğrudan Kuruma yapılan başvurunun görev alanına girmemesi nedeniyle, itirazen şikayet başvurusu görev yönünden reddedilmiştir. Bu karar, başvuruların yalnızca içerikleriyle değil, usulüne uygun şekilde sunulması gerektiğini ve idareye yapılacak ilk başvurunun ihale hukukunda zorunlu bir adım olduğunu ortaya koymaktadır.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.