KÜNYE
- Toplantı No: 2023/055
- Gündem No: 8
- Karar Tarihi: 08.11.2023
- Karar No: 2023/UY.IV-1412
- Başvuru Sahibi: Everest Mad. İnş. Nak. San. ve Tic. A.Ş. - İm-Sa İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 15. Bölge Müdürlüğü
- İKN: 2023/839470
- İhale Adı: Şanlıurfa-Merkez Sırrın Deresi ve Yan Kolları 1.Kısım Yapım işi
Özet
İtirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılması nedeniyle esas inceleme yapılması gerektiğine karar verildi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, ihale üzerinde bırakılan istekli teklifinin geçersiz olduğu, bu nedenle değerlendirme dışı bırakılması gerektiği ve itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapıldığının kabul edilmesini talep etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Kurul, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle hak kaybına uğradığını iddia eden isteklilerin, bu işlem veya eylemlerin farkına varıldığı tarihi izleyen günden itibaren on gün içinde idareye şikayet başvurusunda bulunmaları gerektiğini, şikayet üzerine alınan kararın bildiriminden itibaren on gün içinde ise doğrudan Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunabileceklerini belirtmiştir. Başvuru sahibinin ihale komisyonu kararını 25.09.2023 tarihinde öğrendiği ve 10 günlük şikayet süresi içinde idareye şikayet başvurusunda bulunmadığı, ancak şikayet üzerine alınan kararın 10.10.2023 tarihinde kendisine tebliğ edilmesi üzerine 20.10.2023 tarihinde süresinde Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu tespit edilmiştir.
İdare Görüşü
İdare, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale sürecinde yapılan şikayetler ile itirazen şikayetlerin süreleri ve başvurulacak merciler arasındaki ilişki nasıl değerlendirilir?
Cevap: Kamu ihale mevzuatında, ihale kararlarını veya işlemlerini öğrendiği tarihten itibaren hakkını korumak isteyen istekliler önce idareye şikayet başvurusunda bulunmak üzere, bu işlemin öğrenildiği günden itibaren genellikle 10 günlük bir süreye sahiptir. Bu süre içinde idareye şikayet edilmezse, hak kaybı yaşanabileceği düşünebilir. Ancak, idareye yapılan şikayet reddedildiğinde veya belirli bir süre sonuç alınmadığında, idare tarafından verilen reddi karar veya işlem tebliğinden itibaren de Kuruma itirazen şikayet başvurusu için yeni bir 10 günlük süre başlar. Dolayısıyla, iki aşamalı bir dava yolu olup, idareye şikayet süresi ile Kuruma itirazen şikayet süresi birbirinden bağımsızdır ancak birbirini tamamlar. İdareye başvuru yapılmasa dahi, itirazen şikayet süresi Kurum nezdinde işlemeye başlayabilir ancak başvuru sahibinin idare tarafından verilmiş bir kararı öğrenmiş olması gerekir. Bu çerçevede sürelerin doğru takip edilmesi önemlidir, aksi halde hak kayıpları yaşanabilir.
Soru: İdareler, itirazen şikayet başvurularının sürelere uygunluğu konusunda nasıl hata yapabilmektedir?
Cevap: İdareler bazen, başvurunun idareye yapılması gereken şikayet süresi içinde yapılmadığını gerekçe göstererek, sonrasında doğrudan Kuruma yapılmış itirazen şikayet başvurularını da süresiz veya geçersiz kabul edebilmektedir. Bu yaklaşım, idari veya Kurul kararlarının aksi yönündedir. Çünkü Kuruma yapılan itirazen şikayet başvuruları, idareye şikayetin reddi kararının bildirim tarihinden itibaren işlemeye başlayan yeni bir süre içinde yapıldıysa süresinde kabul edilmelidir. İdarenin bu süreler arasındaki farkı yeterince değerlendirememesi süresizlik gerekçesiyle yanlış ret kararları verebilir.
Soru: İtirazen şikayet başvurusunun usulüne ve süresine uygun yapıldığı nasıl tespit edilir?
Cevap: Öncelikle itirazen şikayette bulunan istekli, işlemin ya da kararın bildirim tarihini veya öğrendiği tarihi açıkça belirtmelidir. Bu tarih esas alınarak, bildirimin kendisine tebliğ edildiği gün ve takip eden günler hesaplanır. İdareye önce şikayet yapılmışsa bu başvurunun zamanı, şikayetin reddi veya işlem yapılmamışsa da idare kararının tebliği tarihi dikkate alınır. Kuruma yapılan itirazen şikayet başvurusu ise bu kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde yapılmışsa süresi uygun kabul edilir. Bu tespit, başvuruların süre ve usul şartlarını yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesinde yol göstericidir.
Soru: Süresinde yapılmayan itirazen şikayet başvuruları her zaman reddedilir mi, yoksa istisnai durumlar olabilir mi?
Cevap: Genel kural olarak süresinde yapılmayan itirazen şikayet başvuruları reddedilmekle birlikte, bazı durumlarda Kurul veya mahkemeler idare ve istekliler arasında adil dengeyi sağlamak amacıyla ek süre tanıyabilir veya sürenin işlememiş sayılmasına karar verebilir. Özellikle belge eksikliğinden veya bildirim usulündeki aksamalardan kaynaklanan sürecek gecikmelerde bu ihtimal gündeme gelebilir. Ancak bu tür istisnalar mevzuatta açık düzenlemeyle ya da somut delillerle desteklenmediği sürece genel uygulamada kabul görmez. Bu nedenle sürelere dikkat etmek ve belgeleri doğru almak önem taşır.
Soru: İtirazen şikayet başvurusunun süresi geçmiş görülse dahi başvuru esasının incelenmesi ne zaman gündeme gelir?
Cevap: İtirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığı tereddütlü veya tartışmalı ise, idarece veya Kurul tarafından süre yönünden ret kararı verilmeden önce başvurunun esasının da incelenmesi gündeme gelebilir. Ayrıca, eğer yapılan itirazen şikayet süresinde ise, başvuru süresi yönünden reddedilmemeli ve doğrudan esas incelemesi yapılmalıdır. Esasa girme zorunluluğu, süresinde yapılan itirazen şikayetlerin değerlendirmesinde önemlidir; aksi takdirde başvurucuların hak arama özgürlüğü zedelenebilir ve yanlış değerlendirmeler idari yargıya taşınabilir. Bu nedenle, başvuruların süresi hassasiyetle kontrol edilip, süresinde kabul edilenler derhal esas incelemeye alınmalıdır.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Başvuru sahibi, idarenin ihale komisyonu kararını öğrendiği tarihte idareye şikayet başvurusunda bulunmamış olsa da itirazen şikayet başvurusunun süresinde yapılmış sayılabilir mi?
Cevap: Evet, başvuru sahibinin idareye şikayet başvurusunda bulunmaması ilk şikayet süresini kaçırdığı anlamına gelse de, şikayet üzerine alınan kararın bildirim tarihinden itibaren doğrudan Kamu İhale Kurumuna yapılan itirazen şikayet başvurusu süresinde yapılmış sayılmıştır. Bu nedenle başvuru süresinde kabul edilmiştir.
Soru: İdarenin itirazen şikayet başvurusunu süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmesi mevzuata ve Kurul kararlarına uygun mudur?
Cevap: Hayır, başvuru sahibi itirazen şikayetini Kuruma, şikayet üzerine alınan kararın kendisine tebliğinden itibaren süresi içinde yapmıştır. Bu durumda idarenin süresizlik gerekçesiyle başvuruyu reddetmesi hukuken uygun değildir.
Soru: İtirazen şikayet başvurusunun süresinde olduğu tespit edildikten sonra ne yapılmalıdır?
Cevap: Süresinde yapıldığı kabul edilen itirazen şikayet başvurusunun esasına girilmeli, başvuruda ileri sürülen teklifin geçersizliği iddiası ve diğer hukuki konular hakkında inceleme yapılmalıdır.
Soru: İhale kararı tebliğinden itibaren idareye şikayet süresi ile Kuruma doğrudan itirazen şikayet süresi arasında ne tür bir bağ bulunur?
Cevap: İhale kararını öğrenme tarihinden itibaren idareye on günlük şikayet süresi başlamaktadır. Bu süre kaçırılırsa, idaredeki şikayetin reddi halinde kararın tebliği ile birlikte Kuruma itirazen şikayet için tekrar on günlük ek süre başlamaktadır. Bu bağlamda Kuruma yapılan itirazen şikayet başvurusu da süresinde kabul edilebilir.
Detaylı Analiz
İtirazen şikâyet başvurusuna konu olan uyuşmazlık, ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin geçersiz olduğu yönündeki iddiaya dayanmaktadır. Başvuru sahibi, bu iddiasını Kamu İhale Kurumuna taşırken, başvurunun süresinde yapıldığı gerekçesiyle esasının incelenmesini talep etmiştir. Ancak idare, bu başvurunun süresinde gerçekleştirilmediğini ileri sürerek, başvurunun değerlendirmeye alınamayacağını savunmuştur. Taraflar arasındaki temel ihtilaf, başvuru hakkının zamanında kullanılıp kullanılmadığına ilişkindir.
Uyuşmazlığın çerçevesi belirlenirken, ihale sürecinde tekliflerin değerlendirilmesi aşamasında yapılan işlemlerin öğrenilme tarihi ve hak arama yollarının zamanlaması önem kazanmıştır. İhale komisyonu kararına karşı doğrudan idareye değil de Kuruma yapılan başvurunun kabul edilebilirliği, uygulamada sıkça karşılaşılan bir tartışma konusudur. Bu vakada da tartışma, ilk şikayetin idareye yapılmamış olmasının doğrudan Kurum nezdinde yapılan itirazen şikayeti geçersiz kılıp kılmadığı etrafında şekillenmiştir.
Konu, bir kamu ihalesinde başvuru süresinin esaslı unsur olup olmadığı bağlamında değerlendirildiğinde, kararın odak noktası haline süre kavramının geldiği görülmektedir. Başvuru sahibi, ilk etapta 10 günlük idareye şikâyet süresini kullanmamış olsa da, idarece alınan şikâyet kararı kendisine sonradan tebliğ edilmiş ve bu tarihten sonraki 10 gün içinde Kuruma başvurusunu gerçekleştirmiştir. Bu husus, süre yönünden yapılan değerlendirmenin biçimsel değil, mevzuattaki sistematik ve süre kurgusunu dikkate alarak yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır. Burada süre, ihale sürecinin sağlıklı işleyişi için elzem olsa da, esas unsurlardan sayılacak nitelikte mutlak bir sınır değildir; Kurul da buna işaret etmiştir.
İhale üzerine bırakılan teklifin geçersizliğine dair iddia esas olarak, teklifin değerlendirme dışı bırakılmasına yol açacak nitelikte bir hukuka aykırılığı işaret etmektedir. Ancak pilot ortağa ilişkin iş deneyimi gibi özel teknik hususlar veya yeterlik unsurlarına dair tartışmalar bu karar özetinde gündeme gelmediğinden, uyuşmazlık zamanı içinde başvuru hakkını kullanıp kullanmama ekseninde yürümüştür. Bu bağlamda, başvuru içeriğinde belirtilen geçersizlik iddiası esasın incelenmesine taşınmıştır; bu da, ihale sürecindeki maddi unsurların şekli nedenlerle göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sonuç olarak Kurul, başvuru sahibinin doğrudan Kuruma yaptığı itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olduğunu kabul ederek, esas yönünden incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu değerlendirme, başvuru hakkının zamanında ve yerinde kullanılmasını sağlamakla birlikte, şekli eksikliklerin başvuru hakkını tamamen ortadan kaldırmadığı ve esasın değerlendirilmesine engel oluşturmadığı yönündeki yerleşik yaklaşımla uyumludur. Kurul bu kararında, usul kurallarının amaçlarını gözeterek hakkaniyete uygun ve başvurucunun hak arama özgürlüğünü önceleyen bir tutum sergilemiştir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.