KÜNYE
- Toplantı No: 2023/017
- Gündem No: 26
- Karar Tarihi: 08.03.2023
- Karar No: 2023/UY.II-460
- Başvuru Sahibi: Selçuk Lütfi ARAS
- İhaleyi Yapan İdare: Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü
- İKN: 2021/614265
- İhale Adı: Başkarcı Sentetik Çim Saha, 4’Lü Soyunma Odası, 480 Kişilik Tribün, Halı Saha Soyunma Odası Tamiratı ve Halı Saha Zemin Yenileme, Saha Aydınlatma
Özet
İhale üzerinde kalan isteklinin kur artışı nedeniyle sözleşme imzalamaması mücbir sebep sayılmayarak geçici teminatın gelir kaydedilmesi uygun bulunmuştur
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, kur artışından kaynaklı ekonomik gelişmeler nedeniyle ihalenin iptal edilmesini ve geçici teminatın iade edilmesini talep etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
Kur artışının ihale sonrası ortaya çıktığı, sentetik çim saha ve diğer malzemelerin fiyatlarının belirlenemez hale geldiği, ancak piyasa koşullarında fiyat artışı veya azalışının olabileceği, isteklinin teklif fiyatını piyasa koşullarına göre hazırlaması gerektiği; dolayısıyla kur artışının mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği; ayrıca sözleşme imzalamama nedeniyle geçici teminatın gelir kaydedilmesinin mevzuata uygun olduğu tespit edilmiştir.
İdare Görüşü
İdare, kur artışının mücbir sebep kapsamında olmadığını belirterek şikayeti reddetmiş ve sözleşme imzalanmadığı için geçici teminatın gelir kaydedilmesine karar vermiştir.
Genel Soru–Cevap
Soru: İhale sonrası döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar, sözleşme imzalanmaması durumunda mücbir sebep olarak değerlendirilebilir mi?
Cevap: Döviz kurlarındaki değişimler, ekonomik ve piyasa risklerinin bir parçası olarak görülür ve bu riskler isteklinin teklif hazırlığı aşamasında dikkate alınması gerekir. Bu nedenle, ihale sonrasında meydana gelen kur artışı tek başına mücbir sebep olarak kabul edilmeyebilir. Ancak, olağanüstü ve önceden öngörülemeyen bir durumun varlığı somut olarak ortaya konduğunda farklı değerlendirme yapılabilir; bu durumda somut olayın özelliklerine bakmak gerekir.
Soru: Geçici teminatın gelir kaydedilmesinde kur artışı ve ekonomik kriz gerekçesi dikkate alınmalı mıdır?
Cevap: Geçici teminatın gelir kaydedilmesi, isteklinin sözleşme imzalamaması veya sözleşmeye aykırı davranması durumunda idarenin başvurabileceği yasal bir yaptırımdır. Kur artışı ve ekonomik kriz gibi piyasa koşullarındaki değişiklikler, teminatın gelir kaydedilmesinin önüne geçmez; çünkü bu tür riskler teklif hazırlık aşamasında göz önünde bulundurulması gereken unsurlardır ve teminat sistemi bu tür risklere karşı idareyi korumayı amaçlar.
Soru: İhalenin iptali talebinde ekonomik gelişmeler ve döviz kuru değişiklikleri nasıl değerlendirilir?
Cevap: İhalenin iptali taleplerinde ekonomik gelişmeler ve kur değişiklikleri genellikle ihale mevzuatında sayılan iptal nedenleri arasında yer almaz. Bu tür ekonomik değişiklikler piyasa şartlarının bir parçası olarak kabul edilir ve idareler ile istekliler tarafından yönetilmesi gereken risklerdendir. Dolayısıyla, ekonomik sebepler iptal için geçerli ve doğrudan bir gerekçe sayılmayabilir.
Soru: Tekliflerin hazırlanması aşamasında ekonomik dalgalanmalar nasıl göz önünde bulundurulmalıdır?
Cevap: Teklif hazırlayan istekliler, piyasadaki olası fiyat değişikliklerini ve ekonomik dalgalanmaları önceden analiz edip risklerini teklif fiyatlarına yansıtmalıdır. Piyasa koşullarındaki fiyat artışları veya azalışları olağandır ve teklif aşamasında dikkate alınması beklenir. Bu nedenle, sonradan meydana gelen değişiklikler genellikle isteklinin kendi riski olarak değerlendirilir.
Soru: Mücbir sebep kavramı ihale uygulamalarında ne şekilde sınırlandırılmıştır?
Cevap: Mücbir sebep, tarafların kontrolü dışında beklenmeyen ve önlenemeyen olağanüstü durumlar olarak değerlendirilir. Piyasa dalgalanmaları veya ekonomik riskler genellikle mücbir sebep sayılmaz çünkü ekonomik şartlar devamlı değişmekte ve idare ile istekliler risk yönetimini teklif aşamasında yapmaktadır. Mücbir sebebin kabulü için somut, nadir ve önceden tahmin edilemeyen koşulların oluşması gereklidir; piyasa ve kur dalgalanmaları tek başına çoğu uygulamada yeterli görülmemektedir.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: İhale tarihinden sonra ortaya çıkan kur artışı, sözleşmenin imzalanmaması açısından mücbir sebep olarak kabul edildi mi?
Cevap: Hayır, kurul yaptığı değerlendirme sonucunda, kur artışının piyasa koşullarının bir sonucu olduğu ve isteklinin teklifini bu risklere karşı hazırlaması gerektiği gerekçesiyle mücbir sebep olarak kabul etmemiştir.
Soru: Sözleşmenin imzalanmaması nedeniyle geçici teminatın gelir kaydedilmesi işlemi hukuken uygun bulunmuş mudur?
Cevap: Evet, sözleşmenin imzalanmaması üzerine idarenin geçici teminatı gelir kaydetmesi mevzuata uygun görülmüştür.
Soru: İsteklinin sözleşmeyi imzalamama gerekçesi olarak gösterdiği ekonomik gelişmeler ve kur artışı, ihalenin iptal edilmesi talebine temel teşkil etti mi?
Cevap: Hayır, ekonomik gelişmeler ve kur artışı idare ve kurul tarafından ihalenin iptaline gerekçe olarak kabul edilmemiştir.
Soru: Kurul, piyasa koşullarını nasıl değerlendirmiş ve isteklinin teklif hazırlığı açısından ne söylemiştir?
Cevap: Kurul, piyasa koşullarının fiyatlarda artış veya azalışa yol açabileceğini belirtmiş, isteklinin teklifini bu belirsizlikleri dikkate alarak hazırlaması gerektiğini ifade etmiştir.
Detaylı Analiz
Başvuruya konu olayda, ihale üzerinde kalan isteklinin sözleşmeyi imzalamaması nedeniyle geçici teminatın gelir kaydedilmesi işlemi hukuki bir uyuşmazlık doğurmuştur. İstekli, ihale tarihinden sonra yaşanan döviz kuru artışını ve buna bağlı ekonomik gelişmeleri gerekçe göstererek sözleşmeyi imzalamamış; bu durumun mücbir sebep olarak kabul edilmesini, ihalenin iptal edilmesini ve geçici teminatın iade edilmesini talep etmiştir. Ancak idare, ekonomik gerekçelerin mücbir sebep oluşturmadığını belirterek sözleşme imzalanmadığı için geçici teminatı irat kaydetmiştir.
Uyuşmazlıkta öne çıkan husus, sözleşme imzalanmadan önceki dönemde ortaya çıkan ekonomik dalgalanmaların, özellikle döviz kuru üzerindeki etkilerin, istekli açısından öngörülemeyen bir durum teşkil edip etmediğidir. Somut olayda, teklifin hazırlanması aşamasında piyasadaki dalgalanma ihtimalinin varlığı ve bu riskin öngörülebilir nitelikte olduğu dikkate alınarak, dövizdeki yükselişin sözleşme imzalanmaması için geçerli bir mazeret olup olmadığı tartışılmıştır. Bu kapsamda, işin fiyatlandırılmasında ithal girdiler yer almakta ve sentetik çim gibi ürünlerin fiyatları kurlara duyarlı olsa da bu durumun piyasalardaki genel hareketliliğin ötesine geçip geçmediği değerlendirilmiştir.
Değerlendirmede esaslı unsur olarak ele alınan konu, ekonomik dalgalanmanın “olağanüstü ve öngörülemez” bir niteliğe ulaşıp ulaşmadığıdır. Kurul, yalnızca ekonomik dalgalanma yaşanmasının tek başına mücbir sebep kabul edilemeyeceği yönündeki yaklaşımını yinelemiş; ihale sürecinin doğal parçası olan mali belirsizliklerin isteklilerce teklif hazırlığında dikkate alınması gerektiğine vurgu yapmıştır. Bu çerçevede, döviz kurlarındaki artışın ihale sürecinin makul risk alanları içinde yer aldığı ve olağanüstü nitelik taşımadığı sonucuna varılmıştır.
Başvuru sahibinin iş ortaklığı ya da alt yüklenici değil tek başına ihale üzerinde kalan istekli sıfatında hareket ettiği dikkate alındığında, iş deneyimi veya ortaklık yapısı açısından ayrıca değerlendirmeye gerek duyulmamıştır. Tartışma doğrudan ekonomik gerekçeye dayalı sözleşme imzalamama eylemi üzerine inşa edilmiştir ve iş deneyimine dair herhangi bir uyuşmazlık gündeme gelmemiştir. Dolayısıyla istekli açısından ihale yeterliklerinin değil, taahhüdün ifası sürecine geçilmemesi yönündeki davranışın sonuçları irdelenmiştir.
Kamu İhale Kurulu, sunulan gerekçelerin mücbir sebep oluşturmadığı, ekonomik risklerin teklif hazırlık sürecinde öngörülmesi gerektiği ve bu nedenle sözleşme imzalanmaması halinde geçici teminatın irat kaydedilmesine mevzuatın cevaz verdiği sonucuna ulaşmıştır. Başvuru bu gerekçelerle reddedilmiştir. Kurulun yaklaşımı, piyasa dalgalanmalarının ihale süreci açısından yönetilmesi gereken ticari riskler arasında yer aldığı ve bu durumların genel kural olarak sözleşmeden kaçınma gerekçesi olamayacağı yönündeki yerleşik görüşünü sürdürdüğünü göstermektedir.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.