İhale kararı tebliğ tarihinden sonra yapılan itirazen şikayet başvurusunun süre aşımı iddiası - 2021/UY.I-1057

KÜNYE

  • Toplantı No: 2021/021
  • Gündem No: 12
  • Karar Tarihi: 26.05.2021
  • Karar No: 2021/UY.I-1057
  • Başvuru Sahibi: Mavitepe İnşaat A.Ş. - Vbz İnş. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı
  • İhaleyi Yapan İdare: Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü
  • İKN: 2020/346471
  • İhale Adı: Gebze Kavşağı – İzmit Doğu Kavşağı Arası Tem Otoyolu ve Bağlantı Yolları Üstyapı İyileştirmesi ve Büyük Onarım İnşaatı Yapım İşi (Bitüm İdareden)

Özet

Başvuru sahibinin şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle başvurunun reddi

Başvuru / İddialar

Başvuru sahibi, ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin çeşitli usulsüzlükler nedeniyle değerlendirme dışı bırakılması gerektiğini iddia ederek itirazen şikayet başvurusunda bulunmuştur.

Kurul Değerlendirmesi

Kurul, ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemlerin farkına varılma tarihinin, ilk kesinleşen ihale kararının başvuru sahibine tebliğ edildiği 14.01.2021 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren 10 günlük şikayet süresinin 24.01.2021 tarihinde sona erdiğini ve bu tarihin tatil günü olması nedeniyle sürenin 25.01.2021 tarihine kadar uzadığını tespit etmiştir. Başvuru sahibinin ise şikayet başvurusunu bu süreden sonra 12.04.2021 tarihinde yaptığı anlaşılmıştır.

İdare Görüşü

İdare, başvuru sahibinin şikayet başvurusunun süresinde yapılmadığını, bu nedenle şikayetin reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Genel Soru–Cevap

Soru: Şikayet başvurusuna ilişkin süre hangi olay veya işlemin tebliğ edilmesiyle başlar, sürenin başlangıcında tereddüt olması halinde nasıl hareket edilmelidir?
Cevap: İtirazen şikayet süresi, hukuka aykırı işlem veya eylemin farkına varıldığı tarih dikkate alınarak başlar. Bu genellikle kesinleşen ihale kararının başvuru sahibine tebliğ edildiği tarih olarak kabul edilir. Eğer tebliğ tarihi veya farkına varma zamanı açık değilse, başvuru sahibinin iddialarını kanıtlayacak belge ve kayıtlar incelemeden sürenin başlangıcına karar verilmesi zor olabilir; böyle durumlarda idarenin ve başvuru sahibinin yazılı açıklamaları ve süreç belgeleri birlikte değerlendirilir. Belirsizlik varsa, genel uygulamada tebliğ tarihinin resmi kayıtlarla kesinleşmesi önemlidir.

Soru: Şikayet süresi tatil gününe tekabül ettiğinde sürenin uzaması hangi ölçüde uygulanır ve bu durumun kanuni dayanağı nedir?
Cevap: Kamu ihale sürecinde, hükme bağlanmış süreler genellikle işlem günü sayılarak hesaplanır ve sürenin son günü resmi tatil veya hafta sonuna denk gelirse, süre takip eden ilk iş gününün sonuna kadar uzar. Bu uygulama, sürenin hakkaniyete uygun ve makul kullanılmasını sağlamak amacıyla pratikte yaygın olarak benimsenmektedir. Ancak, bu süre uzaması mutlaka tebliğ ve bildirimlerin kanuni esaslar çerçevesinde yapılmasını, resmi tatil uygulamalarının göz önünde bulundurulmasını gerektirir.

Soru: Şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması durumunda idarenin ve Kurul’un yaklaşımı nasıl olur, başvurunun esasının incelenmesi mümkün müdür?
Cevap: Şikayetin kanunda belirtilen sürede yapılmaması halinde, idare ve Kamu İhale Kurulu başvuruyu süre yönünden reddeder. Bu durumda başvurunun esası hakkında inceleme yapılmaz. Süreye riayet, Kurul kararlarında önemli bir ön koşuldur ve süresi geçtikten sonra yapılan başvurular genel olarak reddedilir.

Soru: İhale sürecindeki usulsüzlük iddialarının süresinde olmayan başvurularda değerlendirilmemesinin gerekçesi nedir ve bu durum başvuru sahibinin haklarını nasıl etkiler?
Cevap: Süresi geçtikten sonra yapılan itirazen şikayet başvuruları reddedildiğinde, iddialar esasen incelenmez çünkü ihale mevzuatı başvuru süresine mutlak riayet edilmesini öngörür. Bu durum, başvuru sahibinin iddialarını ileri sürme hakkını zamanında kullanmadığı varsayımına dayanır; bunun sonucu olarak, ihale sürecine ilişkin haklı bir iddia olsa bile, süresinde başvurulmadığı için korunma imkânı ortadan kalkar.

Soru: İtirazen şikayetin süresinde yapılabilmesi için başvuru sahibinin hangi hususlara dikkat etmesi gerekir, uygulamada sıkça yapılan hata nedir?
Cevap: Başvuru sahibinin, şikayet süresinin kesinleşen ihale kararının tebliğ tarihinden itibaren başladığını doğru tespit etmesi ve bu sürenin sona erme tarihini yanlış hesaplamaması gerekir. Sıkça görülen hata, sürenin tatil gününe rastlamasında uzama kuralını dikkate almamaktır. Ayrıca tebliğ tarihini veya sürenin başlangıcını belirsiz kabul etmek ve şikayeti geciktirmek de başvurunun reddine yol açar. Bu nedenle süre hesaplaması titizlikle yapılmalıdır.

Vakaya Özel Soru–Cevap

Soru: Başvuru sahibinin şikayet hakkını kullanabilmesi için hangi tarihten itibaren sürenin işlemeye başladığı Kurul kararıyla nasıl tespit edilmiştir?
Cevap: Kurul, başvuru sahibinin hukuka aykırı işlem veya eylemin farkına vardığı tarihin, kesinleşen ihale kararının tebliğ edildiği tarih olan 14.01.2021 olduğunu tespit etmiştir. Bu tarihten itibaren 10 günlük şikayet süresi işlemeye başlamıştır.

Soru: İhale kararının tebliğ tarihinin 10 günlük sürenin sona erdiği tarih tatil gününe denk geldiğinde şikayet süresi nasıl belirlenmiştir?
Cevap: İhale kararının tebliğ tarihinden itibaren sona eren 10 günlük sürenin 24.01.2021 (tatil günü) tarihine denk gelmesi durumunda Kurul, sürenin takip eden ilk iş günü olan 25.01.2021 tarihine kadar uzadığına karar vermiştir.

Soru: Başvuru sahibinin şikayet başvurusunu 25.01.2021 tarihinden sonra yapması durumunda Kurul’un karar mekanizması nasıl işlemiştir?
Cevap: Başvuru sahibi şikayet başvurusunu, süre sonu olan 25.01.2021 tarihinden sonra, yani 12.04.2021 tarihinde yapmıştır. Kurul, bu sürenin aşılması nedeniyle başvuruyu kesin olarak süreden reddetmiştir.

Soru: Başvuru sahibinin usulsüzlük iddiası Kurul tarafından neden değerlendirmeye alınmamıştır?
Cevap: Kurul, başvuru sahibinin iddialarını inceleme imkanı bulamamıştır çünkü şikayet başvurusu, süre yönünden reddedilmiştir. Süre aşımı nedeniyle iddiaların esasına girilmemiştir.

Detaylı Analiz

Başvuru sahibi tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu, ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklifinin usulsüz olduğu gerekçesiyle gerçekleştirilmiştir. Uyuşmazlık, bu başvurunun süre yönünden değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında yoğunlaşmıştır. Özellikle başvuru sahibinin, hukuka aykırı olduğunu ileri sürdüğü işlem veya eylemi ne zaman fark ettiğinin tespiti, başvurunun süresinde yapılıp yapılmadığının anlaşılması açısından belirleyici olmuştur.

İlgili ihalede, başvuru sahibinin şikayet ettiği hususlar esasında ihale üzerinde bırakılan isteklinin yeterlik kriterlerine ilişkin iddialardı. Ancak bu içerikteki iddiaların Kurul tarafından değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, sadece ileri sürülen konu başlıklarıyla değil, bu iddiaların ne zaman dile getirildiğiyle ve hangi süreçte başvuru yapıldığıyla doğrudan ilişkili olmuştur. Bu bağlamda, süre aşımı tartışması, somut olayda ihale kararının tebliğ tarihi esas alınarak yapılmıştır.

Kurul değerlendirmesinde, başvuru sahibi tarafından iddia edilen hukuka aykırılıklara ilişkin fark etme tarihinin, kesinleşen ihale kararının tebliğ edildiği gün olduğunu açık biçimde ortaya koymuştur. Dolayısıyla, bu tebliğle birlikte başvuru sahibinin süresel hakkı işlemeye başlamış; bu hakkın kullanılabilmesi, esasa geçilmeden önce sürenin doğru hesaplanmasına bağlı hale gelmiştir. Bu çerçevede, işlemin temel dayanağı olan sürenin tatil gününe denk gelmesi durumunda nasıl hesaplanacağı da kararda açıklığa kavuşturulmuştur.

Başvuru sahibi, sürenin sona erdiği 25.01.2021 tarihinden oldukça sonra, 12.04.2021 tarihinde başvurusunu yapınca, Kurul bu durumun telafi edilebilir bir hak düşüklüğü değil, başvurunun esasını incelemeyi engelleyen bir süre aşımı olarak değerlendirmiştir. Esasa ilişkin iddialar, örneğin iş deneyim belgelerindeki eksiklikler veya pilot ortak yeterliliği gibi konular ileri sürülmüş olsa da, bu iddiaların içeriği Kurul tarafından hiçbir şekilde tartışmaya açılmamıştır. Çünkü süresinde yapılmamış bir başvurunun esas bakımından değerlendirilmesi mümkün görülmemiştir.

Sonuç olarak Kurul’un yaklaşımı, ihale kararının tebliğinden sonra başlayan sürenin mutlak nitelikte olduğunu kabul ederek süreye bağlı usul kurallarındaki sıkılığı vurgulamıştır. Bu kararla birlikte, başvuru sahibinin iddia ettiği usulsüzlüklerin yerindeliği veya teknik yeterlik yönünden ileri sürülen itirazların geçerliliği değil, yalnızca zamanında başvuru yapılmamış olması esas alınarak başvuru reddedilmiştir. Böylece, esasa geçilmeksizin yapılan süre yönünden red kararı, başvurunun hukuki kaderini belirlemiştir.


Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.

Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.