KÜNYE
- Toplantı No: 2023/045
- Gündem No: 29
- Karar Tarihi: 06.09.2023
- Karar No: 2023/UY.I-1189
- Başvuru Sahibi: Vestan İnş. Tic. ve San. A.Ş. - Eysan Yapı İnş. Tic. A.Ş. İş Ortaklığı
- İhaleyi Yapan İdare: DSİ 17. Bölge Müdürlüğü
- İKN: 2023/392987
- İhale Adı: Van-Saray Örenburç Göleti
Özet
Aşırı düşük teklif açıklaması talebine ilişkin şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması nedeniyle reddi
Başvuru / İddialar
Başvuru sahibi, idarenin SÖG.2023-13 poz numaralı iş kaleminde yer alan düz işçilik girdisinin 0,5 saat olarak belirlenmesini hatalı bularak, bu girdinin 1,0 saat olarak düzeltilmesi ve aşırı düşük teklif sorgulamasının yenilenmesini talep etmiştir.
Kurul Değerlendirmesi
İdarenin 20.06.2023 tarihli aşırı düşük teklif açıklaması talep yazısında SÖG.2023-13 poz numaralı iş kalemi analizinin, 25.07.2023 tarihli yazıdaki analizle aynı olduğu, dolayısıyla başvuru sahibinin iddiasını fark ettiği veya fark etmesi gereken tarihin 20.06.2023 olduğu tespit edilmiştir. Mevzuata göre şikayet başvurusunun bu tarihten itibaren 10 gün içinde yapılması gerekirken, başvuru sahibinin 04.08.2023 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşılmıştır.
Genel Soru–Cevap
Soru: Aşırı düşük teklif açıklaması talebine ilişkin idari yazının tebliğ tarihi ile başvuru süresi arasındaki ilişki nasıl belirlenir?
Cevap: Aşırı düşük teklif açıklaması talebiyle ilgili idari yazının tebliğ edildiği tarih, başvuru sahiplerinin yasal başvuru sürelerini başlatan tarih olarak kabul edilir. Bu nedenle, başvuru sahipleri söz konusu bildirimi aldıkları tarihten itibaren mevzuatta öngörülen süre içinde idareye şikayet başvurusunda bulunmak zorundadır. Tebliğ edilmiş ancak içerik olarak farklı bir düzenleme veya yeni inceleme yapılmamışsa, bu tarih değiştirilemez ve sürenin başlangıcı olarak esas alınır.
Soru: Aşırı düşük teklif açıklaması talebiyle ilgili iş kalemi analizinde bir hata iddiası olması halinde, başvuru sahibinin hangi süre içinde itiraz etmesi gerekir?
Cevap: İdari yazıyla kendisine bildirilen aşırı düşük teklif incelemesine ilişkin iş kalemi analizindeki bir hata iddiası söz konusu olduğunda, başvuru sahibinin bu durumu fark ettiği tarihten itibaren mevzuatta öngörülen (genellikle 10 iş günü) başvuru süresi içinde idareye şikayet başvurusunda bulunması gerekir. Süre geçirilirse, bu iddia usul yönünden dikkate alınmaz.
Soru: Aşırı düşük teklif incelemesi sonucu düzenlenen iş kalemi analizlerinin farklı tarihlerde aynı içerikte olması başvuru süresinin tespiti açısından ne anlama gelir?
Cevap: Aynı iş kalemi analizinin farklı tarihlerde tekrarlanması, başvuru sahiplerinin ilk yazının tebliğ edildiği tarihte inceleme sonucunu öğrenmiş ve değerlendirmiş olduğu anlamına gelir. Bu durumda, süre hesaplaması ilk yazının tebliğ tarihinden başlatılır. Sonradan gönderilen değişiklik içermeyen aynı içerikli analiz, süreyi değiştirmez.
Soru: Aşırı düşük teklif açıklaması taleplerinde başvuru süresine uyulmaması halinde idari işlem nasıl sonuçlanır?
Cevap: Başvuru sahibi, aşırı düşük teklif açıklamasıyla ilgili itirazını öngörülen başvuru süresi içinde yapmadığı takdirde, mevzuat kapsamında idare veya Kurul tarafından başvurusu usulden reddedilir. Usulüne uygun olmayan bu reddi uygulamada sıklıkla süresinde başvuru yapılmaması nedeniyle gelen itirazların dikkate alınmaması şeklinde görmek mümkündür.
Soru: Aşırı düşük teklif açıklaması talebi kapsamında iş kalemi analizinde tespit edilen hatanın düzeltilmesi talebi süresi içinde yapılmazsa, bu talep nasıl değerlendirilir?
Cevap: İş kalemi analizinde hata olduğu iddiasıyla süresi içinde yapılmayan talepler, idari işlem hukuku gereği incelenmeden usulden reddedilir. Süre geçirilmişse, işin esası tartışılamayacağından, hata olduğuna ilişkin iddialar dikkate alınmaz ve talebin yerine getirilmesi mümkün olmaz.
Vakaya Özel Soru–Cevap
Soru: Başvuru sahibinin aşırı düşük teklif açıklaması talebine ilişkin iş kalemi analizindeki hatayı fark ettiği tarih hangi esaslara göre tespit edilmiştir?
Cevap: İdarenin aşırı düşük teklif açıklaması talep yazısı bu analize ilişkin bilgileri içerdiği için, başvuru sahibinin hatayı fark ettiği tarih olarak idarenin bu yazıyı gönderdiği gün esas alınmıştır. Bu vaka itibarıyla söz konusu tarih 20.06.2023 olarak tespit edilmiştir.
Soru: Başvuru sahibinin şikayet başvurusunun süresinde olmadığını tespit eden temel ölçüt nedir?
Cevap: Başvuru sahibi, idari yazıda kendisine bildirilen aşırı düşük teklif incelemesiyle ilgili durumu en geç bildirim tarihinden itibaren 10 iş günü içinde idareye şikayet yolu ile başvurmalıydı. Bu vaka kapsamında başvuru 04.08.2023 tarihinde yapılmıştır, oysa bildirim tarihi 20.06.2023 olduğundan 10 günlük süre aşılmıştır.
Soru: Başvuru sahibinin talep ettiği iş kalemi girdisinin düzeltilmesi talebinin değerlendirilmesine neden olumlu yanıt verilmemiştir?
Cevap: Başvuru sahibinin talebi süreç hakkında bilgi sahibi olduğu tarihten itibaren yasal sürede yapılmadığı için, idarenin hatayı düzeltmesi talebi esastan incelenmeden usul yönünden reddedilmiştir. Yani, süresinde yapılmayan başvuru nedeniyle talep değerlendirme dışı kalmıştır.
Soru: Başvuru sahibinin şikayet başvurusunun reddedilmesi hangi yasal düzenlemenin kapsamındadır?
Cevap: Başvuru sahibinin şikayet başvurusunun süresinde yapılmaması hasebiyle reddi, 4734 sayılı Kanun’un 54. maddesinin 11. fıkrasının (c) bendine uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Bu düzenleme, süresinde yapılmayan başvuruları reddetmeye yöneliktir.
Detaylı Analiz
Başvuru konusu, bir ihalede aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında yer alan bir iş kalemindeki işçilik süresinin hatalı belirlendiği iddiasına dayanmaktadır. Başvuru sahibi, analizde düz işçilik girdisinin 0,5 saat olarak belirlenmesini teknik açıdan yetersiz bularak bu sürenin 1,0 saat olması gerektiğini öne sürmüş; bu nedenle aşırı düşük teklif sorgulamasının yenilenmesini talep etmiştir. Uyuşmazlığın özü, bu iddianın içeriksel değerlendirmesinden çok, başvurunun ihale süreci içindeki hangi tarihte yapılması gerektiği ve fiilen başvurunun süresinde olup olmadığı üzerinde yoğunlaşmıştır.
İhale sürecine bakıldığında, başvuruya konu olan işçilik süresi, idarenin 20.06.2023 tarihinde gönderdiği aşırı düşük teklif açıklaması talep yazısının ekindeki analizlerde yer almaktadır. Daha sonraki yazışmalarda bu analiz tekrar edilmiş ancak herhangi bir içerik değişikliği yapılmamıştır. Bu durumda, başvuru sahibinin iş kalemindeki iddia edilen hatayı ilk fark ettiği –ya da fark etmesi gerektirdiği– tarih olarak, bu ilk yazının tarihi esas alınmıştır. Zira daha sonraki tarihli yazılar işin esasına ilişkin yeni bir değerlendirme içermemektedir.
Bu noktada “esaslı unsur” niteliği taşıyan bir eksiklik ya da teknik hata iddiası bulunmasına rağmen, vakada esasın tartışılmasına geçilmemiştir. Çünkü başvuru süresinin geçirilmiş olması, bu yöndeki bir incelemeye imkân tanımamıştır. Kurul, işçilik süresine ilişkin teknik değerlendirme hatalı olsa dahi, iddia sahibinin bunu zamanında gündeme getirmemesi nedeniyle herhangi bir esasa girmemiştir. Böylece ihale hukukunun temel ilkelerinden biri olan sürelere riayet ilkesi, bu somut olayda doğrudan belirleyici olmuştur.
Olayda dikkate alınması gereken başka bir yön, iş deneyimi veya ortaklık yapısına ilişkin bir değerlendirme olmamasıdır; mesele yalnızca aşırı düşük teklif açıklamalarında yapılan analiz girdilerinden birinin doğruluğu üzerinden şekillenmiştir. Bu nedenle pilot ortak ya da diğer ortakların teknik yeterliliği, deneyimi ya da sunulan belgeler üzerinden bir inceleme yapılmadığı görülmektedir. Tartışmanın tümü, bu teknik detayın idareye ne zaman bildirildiği ve ihale süreci bağlamında şikayet süresinin aşılıp aşılmadığı çevresindedir.
Kamu İhale Kurulu, yapılan başvurunun süresinde gerçekleştirilmediğini tespit ederek herhangi bir esasa girmeksizin başvuruyu reddetmiştir. Bu yaklaşımla Kurul, şikayetlerin içeriğinden bağımsız olarak öncelikle usule uygunluk denetimi yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu vaka özelinde, ihale sürecinin hangi adımında ve ne zaman bilgi edinildiği belirleyici olmuştur. Kurul’un ulaştığı sonuçta, başvuru sahibinin teknik iddiası yerinde olsa bile, usul koşullarına uyulmaması nedeniyle herhangi bir düzeltici işlem yapılması mümkün olmamıştır.
Bu içerik, ilgili kararın genel çerçevesini ve Kurul değerlendirmesinin ana hatlarını açıklayıcı nitelikte sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Metin, kararın tamamının yerine geçmez ve bağlayıcı veya nihai bir hukuki değerlendirme olarak kabul edilemez.
Burada yer alan açıklamalar, yalnızca bilgilendirme amacı taşımakta olup, yapılacak değerlendirmelerde kararın aslı ile dayandığı resmî metinlerin esas alınması gerekmektedir.
Bu karar ve değerlendirme çerçevesinde görüşlerinizi paylaşabilir, farklı yorum ve yaklaşımları tartışmaya açabilirsiniz.